Güncel Başlıklar:
kürt şairler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kürt şairler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ozan Deniz Sarıtop Şiirleri

kürdi edep 26 Aralık 2015 Cumartesi 17:51

26 Aralık 2015 Cumartesi




Ozan Deniz Sarıtop
Kürt asıllı Filozof  ve Şairdir.
05 Mart 1982 yılında Diyarbakır'ın Kulp (Pasur) ilçesinde doğdu.

Ozan Deniz Sarıtop Sözleri

Bestelenmiş Şiirleri
Kara Gözlü Esmer Çocuk



( ... )

Dört mevsim
Ölüm haberleri savrulur radyolardan her saat başı
Sokak lâmbaları amansız bir bekleyiş içinde
Alacakaranlığını kesiyor şehrin
Bense hayali bir tren istasyonunda
Kayıp gölgesini besliyorum doğmamış güneşin
Ve köprüler kuruyorum
Sınırların gönül bağından kopuk
Hürriyete açılan vagonlar kapısına...

Ozan Deniz Sarıtop



Dedim

dedim; ümidi ölüm bile öldüremez.
dedim; bu kavga; emeğin, ekmeğin, onurun
ve bilhassa dünyanın bütün kederlerinin
bütün çaresizliklerinin, emperyalizme karşı
karanlığın tam ortasında, ilk ışınlarını köpüren
bir zafer çığlığıdır.

Ozan Deniz Sarıtop



Göçebe

Eksilip zamana
Bir anka kuşu sesinde ardıma düşüyorsun
Ben, şiiri katledilmiş bir coğrafyayım artık
Paslı sözcüklerin rivayeti dolanıyor yalnızlığımda
Ölülerin ezberinde susla dokunuyorum hayata
İkindilerin ALLAH'ı çağırdığı duadayım
Dilim lâl...

Ozan Deniz Sarıtop



İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.

Ozan Deniz Sarıtop



Güz Takvimi

Ayaklarına sürgün yol büyüten
Issızlıklardan gelen bir garip adem'im ben
Kendi içinde kendini arayan.
Herkesin "bizden değildir" diye ufaladığı
Meçhul bir adem.

Uzun uzun bir hikayedir;
Zulüm, kan, gözyaşı
Gecenin kederinde pimi çekilmiş zifiri
Bu çığırtkan sessizlik
Bu yeraltı uykusu...

Uzun uzun bir hikayedir;
Göğsümde çiğnenen bu kalp ağrısı...

Bir yalnız bırakılmayım
Aklımın sınırlara bölüşülmüş coğrafyasında.
Kendime yeni bir ülke düşünüyorum
Umut düşü maviliklerinde...

Ozan Deniz Sarıtop



Gün Gelir

Gün gelir
Umut, toprakta bir tohum gibi
Filiz verir
Yeşerir, büyür
Kök salar dünyanın dört bir yanına
Gün gelir
Kalpte aşk, yürekte vicdan
Buluşur insanla yeniden...

Ozan Deniz Sarıtop



Babamın Ölüsü

başımız sağolsun Kani Amca
ömrümüzden bir gün daha eksildi.

dün'ün yüz görümlük sevinci
bugün'ün ağır aksak hüzün karası.
yürüyoruz, sesimizin soluğumuzla birleştiği yerde
dünyaya açan  her sözcük, anlamı teğet geçiyor
kızıl bir şaşkınlık mağlubiyetidir yitirdiklerimiz
yürüyoruz, yitirdiklerimizin peşinden
bir kez daha başımız sağolsun Kani Amca.

acının tuhaf bir serzenişi var Kani Amca
acının tuhaf bir yarası var.
acı çeken iki dünya arasında bir salıncakta
kendi kaderiyle baş başa,
sallanır durur.

acının tufaf bir iklimi var Kani Amca.

Ozan Deniz Sarıtop



Beklenen

sevginin kalplere ekildiği gün
insanlar bütün kötü alışkanlıklardan sıyrılıp
düşünmeyi öğrenecekler.

sevginin kalplerde filiz verip çiçek açtığı gün
insanlar yeryüzünün bütün renkleriyle kucaklaşıp
sınırları ortadan kaldıracaklar.

sevginin kalplerde bir bahar mevsimine dönüştüğü gün
insanlar dünyaya yeniden gelmiş gibi
huzur, barış ve sağlık içinde yaşayacaklar.

sevginin kalplerde taht kurduğu gün
o gün, adalet mülküdür.
kral ve köleler aynı kaptan yemek yiyecekler.

Ozan Deniz Sarıtop



İçimizdeki Göç

çaresizliğin su götürmez yarını
iflah olmaz bir duymazlıktır gayrı.
şu ölü yalnızlığın ardından
dünyayı saran koca bir sessizlik
sonu olmaz bir çöl yangını.

kızıl bir şaşkınlık mağlubiyeitdir
acının kehanetleri.
kader takvimleri üzerinde
bin yıllık bir gelenek  "örf, adet, töre"
kendi tarihine yol iz bilmez
büyük bir yanılgıdır şimdi.

Ozan Deniz Sarıtop



//...//

Hüzün çanağı yalnızlık
Yasaklarla büyütüldü
Bir gece vakti
Katledildi suya inen çocuklar

II

Tellâl haber saldı dağlara
Siyahlar giyildi, ağıtlar yakıldı
Kızıl bir dem kaldı geriye...

Ozan Deniz Sarıtop



Sıla Mektubu

Sırça
Oylum dişine
Mavi su
Yeşil vadi
Eteklerinde bereketli toprağın
Yüzünde ay ışığın
Kazınıp da içine diri diri konduğum
    Hülyasına
        Gamzesine
             Ben kurban

Sinemi daraltır
Kanımı kurutur
Hasrete dört mevsim
Dört koca asır kararır
Ele güne karşı
Muradım sararır
    Endamına
       Zülfüne
            Ben kurban.

Ozan Deniz Sarıtop



Eylül Sarısı

Firari aşklar kozasında
Sus yaktım kalbime
Saçlarım eylül sarısı
Bir yalnızlık kokuyor şimdi
Nerdesin ?

Ozan Deniz Sarıtop



Cesareti Taçlandır

korkaklar, kedilerden kaçan fareler gibi
bütün bir ömrü yeraltı sığınaklarında geçirdiler.
aşkın ve aydınlanmanın şuuru yüz çevirdi karanlıklardan.
korkaklar, ne sevdi ne sevildi.
karanlığın içinde  birer sığıntıydılar. "karanlığın hikayesi  yoktu."
gerçeğin ve aydınlanmanın şuuru yüz çevirdi karanlıklardan.

cesareti taçlandır
çatırdasın mazlumun öfkesinden firavun sarayları.
ulu zaferlerin baharı bir tohum gibi kök salsın toprağa.

Ozan Deniz Sarıtop











yorum | | Devamı...

Yanlış, öğretilendir. Doğru, öğretileni sorgulamaktır. Ozan Deniz Sarıtop

kürdi edep 8 Aralık 2015 Salı 18:28

8 Aralık 2015 Salı


Yanlış, öğretilendir. Doğru, öğretileni sorgulamaktır. Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

Geleceğe varmak için yol alan birisine; bugün, geleceğin ta kendisi olduğunu anlatamazsınız. Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 21 Ekim 2015 Çarşamba 13:00

21 Ekim 2015 Çarşamba



Geleceğe varmak için yol alan birisine;  bugün,  geleceğin ta kendisi  olduğunu anlatamazsınız. Ozan Deniz Sarıtop

yorum | | Devamı...

Başka Yarınlar - Celaleddin Rumi

Unknown 6 Ekim 2015 Salı 20:11

6 Ekim 2015 Salı



Başka Yarınlar

Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,
bugün dudağında başka bir tad var,
boyunda başka bir yücelik.
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.

Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.
Göklere benzeyen göğsün bugün daha geniş.
Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle,
bir başka kavga var dünyada senin yüzünden,
dünyada bir başka gidiş

Biz senin gözlerinden gördük
arslanlara meydan okuyan o ceylanı,
Başka bir ovası var o ceylanın bugün
iki cihandan da dışarı

Seven insanın ayağı mı yok,
işte ona ölümsüzlük kapandı.
Yukarlarda onunla uçar gider.

Gözlerinin denizinde onu arama.
Oinci bir başka denizde.

Bakarsın bugün sever bu yürek,
yarın sevilir bakarsın.

Yüreğimin özünde başka yarınlar var.

Celaleddin Rumi

yorum | | Devamı...

Yüreğim Uyan - Feqiye Teyran

Unknown 30 Eylül 2015 Çarşamba 14:22

30 Eylül 2015 Çarşamba




Yüreğim Uyan

Yüreğim uyan yüreğim uyan.
Gözlerdeki gece gibi
Uykuda kalma...
Namazda bizimle yar ol.

Feqiye Teyran

yorum | | Devamı...

Bu Ayrılık - Celaleddin Rumi

Unknown 27 Eylül 2015 Pazar 18:49

27 Eylül 2015 Pazar


Bu Ayrılık

Kusuruma bakmayın benim, dostlar,
bağışlayın beni.
Ben davullara, bayraklara aldırmayan
bir padişahın yoluna düşmüşüm,
deli divane olmuşum.
Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben,
çok uzaklardan geçen bir hayal gibi.
Ama yok da sayılmam hani,
var olan bir şeyim ben.

Haydi ben bensiz geleyim,
sen sensiz gel.
Ne varsa şu ırmağın içinde var,
soyunalım iki can,
dalalım şu ırmağa, hadi.
Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük,
bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri.

Bu ırmakta ne ölmek var bize,
bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert.
Bu ırmak alabildiğine yaşamaktan,
bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret.

Durma, çabuk gel, gelmem deme.
Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum,
senin şânına sadece gelmek yaraşır.

Celaleddin Rumi
yorum | | Devamı...

Başka - Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 1 Eylül 2015 Salı 07:49

1 Eylül 2015 Salı



Başka

kendim olamadım,
yüz değiştirdim aynadaki yüzüme.
ne yapsam, giydiremedim;
yalana beyazı, doğruya siyahı.
herkes gibi olmak,
ölümden beter bir şey.
çürümek, herkes gibi,
olmayan bir hikayede...

Ozan Deniz Sarıtop


yorum | | Devamı...

Suskun - Hicri İzgören



Suskun

Susardın ve kar yağardı

Gözlerinde başlardı gece
Yarım kalmış kitaplarda biterdi.
Alnımızda bilenen kör bir bıçaktı zaman
Kırılmış aynalardı

Susardın, durmadan susardın
Ve kar yağardı

Ocak ağaran saçlarımdı
Şubat hayırsız bir evlattı, kaçaktı
Ve uzaktı yaz bir anaydı
Mart'ın izlerini taşırım bedenimde
Aynı masalın ikizleri gibiydi günler
Nisan saçlarımda ıslanırdı hep

Susardın, durmadan susardın
Ve yağmurlar başlardı

Çok bekletti bizi,
Hiç vaktinde gelmedi mayıs
Haziran Aram'dı ya da öyle biriydi
Temmuz bir düştü belki

Yaraları sarar gibiydi
Ağustos yıldızlarla basardı gecemizi
Bir gül suçüstü yakalanırdı
Eylül bir çocuğun çığlıklarıydı

Susardın, durmadan susardın
Ve rüzgârlar başlardı

Yolunu yitirmiş bir gezgin gibiydi ekim
Sürgünlere uğurlardık kendimizi
Kalan mı bizdik, giden mi
Bilinmezdi
Kasım rüzgârda bir yapraktı
Ve biraz ıtri
Kendi sesiyle irkilirdi
Aralık günlerin son neferi

Soluk bir düş geçse de
Hiçbir mevsim gözlerin kadar
Acımasız kullanmadı neşteri

Susardın ve kar yağardı

Hicri İzgören

yorum | | Devamı...

Aşkın Yalın Hali - Şeyhmus Dağtekin



Aşkın Yalın Hali

Gözlerin sabırla beklerdi beni
Bir fener yakardı alnıma avuçlarının ateşi
Geceyle matemin raksını izlerdim elemle ki
Tam o anda doğardı güneşin şakaklarımdan
Bir mavi karanfil açsa örneğin çok uzaklarda
Biliyorum;o zaman düşünmezdin beni
Hıçkırırdın bilyesini kaybetmiş çocuklar gibi
beni bulduğunda…
Çünkü bensizliği sevmiştin sen
özlemeye alışmıştın…
Gözlerin sabırla beklerdi beni
Kuytusunda pusardım alacakaranlığın
görebilmek için düşlerini
Avcıydım ben,sense ceylandın yaralı
Fakat heyhat!
Görünüp kaçardın hep;tutamazdım…
Sel olup ağlardım yatağımda bilir misin?
Mutluydun yokluğumda oysaki
Kendince severdin beni
sendeki bensizliğimi…
Gözlerin sabırla beklerdi beni
Ne zaman bir gül düşse avuçlarımdan
Sen yakalardın değmeden yere
İncitmezdin ama;geri de vermezdin;hain!
Geceleri yanardı güller küllerin içinde
Bir ışık demeti gibi süzülürdün ortasından
Ağlardın,gözyaşların inerdi pınarlarıma
Sonra…
Sonra,hiç öpmeyecekmiş gibi öperdin dudaklarımdan...
Gözlerin sabırla beklerdi beni
Karanlığın içinde tutulurdu ay
yüzün parlardı
Ne de berraktı bir bilsen
Bir bilsen,utanırdım aşkımın büyüklüğünden
Çocukların çığlık dolu ounlarından
Sen çıkardın bahtıma her akşam
Seni çizer,silerdim yine
Seni oynardım
En gerçek sanatımdın sen
Ve dinlediğim en derin musiki...
Gözlerin sabırla beklerdi beni
Gelmezdin yanıma korkarak ağlatmaktan
Küçük bir fidandım büyüttün içinde
Koskoca bir aşktım belki de yüreğinde
Gözyaşımla sulanıp hep öyle kocaman kaldım
Seni aldım içime şefkatle
Baktım ki sığmayacaksın
kıyamadım
Salıverdim enginlere…
Gözlerim sabırla bekledi seni
Gelmedin;yoruldum…
Derinleştin gözlerimde
seni yundum
Hüzünlü bir ay akşamında
Anıtlaştın önümde;
El pençe divân durdum….

Şeyhmus Dağtekin

yorum | | Devamı...

Kelebekler, sadece üç gün yaşayacaklarını bildikleri halde doğarlar. Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 9 Temmuz 2015 Perşembe 21:33

9 Temmuz 2015 Perşembe



Kelebekler, sadece üç gün yaşayacaklarını bildikleri halde doğarlar.  Kelebeklerin ömrü,  insan hayatının  sevgiyle  geçen üç günün toplamıdır. Bundandır aşk. Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

İsyan Demircileri

Unknown 25 Haziran 2015 Perşembe 02:34

25 Haziran 2015 Perşembe




İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.

Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

Sızı - Şerko Bekes



Sızı 

Ben uzun boylu bir sızıyım
Başka bir acının omzuna konmadan;
Yaralar nerede ise beni bulur,

Yoksullar da neredeyse ben onları bulurum.

Şerko Bekes

yorum | | Devamı...

Babamın Ölüsü

Unknown 10 Mart 2015 Salı 10:04

10 Mart 2015 Salı


Yaranın acısı geçer de, acının yarası bir ömür boyu kapanmaz. Ozan Deniz Sarıtop


Babamın Ölüsü

başımız sağolsun Kani Amca
ömrümüzden bir gün daha eksildi.

dün'ün yüz görümlük sevinci
bugün'ün ağır aksak hüzün karası.
yürüyoruz, sesimizin soluğumuzla birleştiği yerde
dünyaya açan  her sözcük, anlamı teğet geçiyor
kızıl bir şaşkınlık mağlubiyetidir yitirdiklerimiz
yürüyoruz, yitirdiklerimizin peşinden
bir kez daha başımız sağolsun Kani Amca.

acının tuhaf bir serzenişi var Kani Amca
acının tuhaf bir yarası var.
acı çeken iki dünya arasında bir salıncakta
kendi kaderiyle baş başa,
sallanır durur.

acının tuhaf bir iklimi var Kani Amca.

Ozan Deniz Sarıtop


yorum | | Devamı...

Eğitimin doğurduğu siyasetten, sürekli büyüyen özgür bir toplum, siyasetin doğurduğu eğitimden ise, sürekli küçülen köle bir toplum çıkar. Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 8 Mart 2015 Pazar 19:23

8 Mart 2015 Pazar



Eğitimin doğurduğu siyasetten, sürekli büyüyen  özgür bir toplum, siyasetin doğurduğu eğitimden ise, sürekli küçülen köle bir toplum çıkar.  Ozan Deniz Sarıtop


yorum | | Devamı...

Biliyorsun, cezaevleri toplumsal üniversitelerdir. Mehmed Uzun


Biliyorsun, cezaevleri toplumsal üniversitelerdir. İnsan isterse cezaevinde kendini geliştirebilir. Bizleri üniversitelerden aldılar, getirip cezaevine koydular. Neden? Dünyayla, aynı şekilde üniversiteyle ilişkimizin kesilmesini istediler tabii. Bizi cezaevinin yalıtılmışlığı içinde dondurmak istediler. Ama zorbalar cezaevlerinin de üniversite olduğunu anlayamazlar.
Mehmed Uzun
yorum | | Devamı...

Hiçbir uzaklık; ne sana duyduğum nefretin yalancısı, ne içimde hâlâ kor bir ateş gibi yanan bu hazin aşk'ın yabancısı. Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 7 Mart 2015 Cumartesi 10:03

7 Mart 2015 Cumartesi



Hiçbir uzaklık;
ne sana duyduğum nefretin yalancısı,
ne  içimde hâlâ kor bir ateş gibi yanan
bu hazin aşk'ın yabancısı...

Ozan Deniz Sarıtop

yorum | | Devamı...

Doğum - Refik Sebir



Doğum

İçine soğuk işleyen bir kulübede
Seller altında,
Açlık, korku ve ürperti içinde,
Dostsuz, ebesiz,
Bir oğul doğdu!
Dumanlı bir mağarada,
Çığlıklarla,
Bir askeriye kamyonunun arkasında,
Bir çadırda,
Yara içinde,
Bir oğul doğdu!
Katliamların içinde
Bir oğul doğdu!
Bombardıman altında,
Yangında
Doğdu bir Kürt’ün oğlu!
Direniş için, isyan için
Doğdu bir Kürt’ün oğlu.

Refîk Sebir (d.1950)
yorum | | Devamı...

Adsız Bir Güzel - Abdulla Goran



Adsız Bir Güzel

Ey kestane saçlı kız ve ışıltılı bakışlı,
ey kızıl dudaklı ve gül yanaklı!

Durgunsun fısıldayan sesinle,
teninden hiç ayrılmayacak ayvacık tüylerinle...

Uysal ve şirin çiçeklisin sen, ey sevgili,
gelinlikten daha güzeldir bana herhangi bir giysi.

Doğrudur kaçamak baktığım, yolcu olduğum,
fakat şimdi güzelliğinle dağlandı ruhum,

yalnız şimdi değil, sanki haylidir ruhumdasın,
ellerinle yaralarımı sağaltmaktasın.

Ey kestane renkli ışıltı, bulunur mu
daha güzel kızlar, baharın bahçesinde gül kokulu,

bıraksınlar görkemle yeşil tepelerden renklerini,
sonra olsun adları sultan çiçekleri.

Böğürtlen çalısının gölgesinde koparmak istedi
ruhum solmuş bir menekşeyi.

Ruhum için verir gök ışığı
saf ve hoş bir duygu olan sabah yıldızını.

Vurulan tellerden yükselir binbir ezgi,
çok sessizdir bana ulaşan en şirini.

Dipde titreyek ışıldayan inci gibidir orada kayalar
ve çakıltaşları, ayışığı altında berrak bir pınar

daha güzeldir bence sonsuz denizden
hiddetli dalgalarını köpürdeten.

Ey kestane saçlı kız ve ışıltılı bakışlı,
ey kızıl dudaklı ve gül yanaklı!

Bir yolcuyum ben, bir gezginim,
fakat bilir misin nedir işim gücüm, nedir derdim?

Zihnimde bir resim, renkleri ender bulunur,
heyhat ki bu güzelliğin adı yoktur.


Abdulla Goran
yorum | | Devamı...

Bir Yıldızın Hikâyesi - Abdulla Goran

Unknown 3 Mart 2015 Salı 03:43

3 Mart 2015 Salı



Bir Yıldızın Hikâyesi


Batı tarafında, gökte, akşamleyin
ışıldar bir yıldız pırıl pırıl ve şirin!

Çevresinde yalnız bir deniz, masmavi,
dünyaya bakar akşam vakti!

Barındırır bir parça ela gözü ışığında
ve gülen kırmızı dudakları titreyen parıltısında!

Çiçek misali güzel bir kadının zülüflerinde
doyamaz hiçbir göz O’nu seyretmeye!

Ben de O’nun sadık bir hayranıyım,
ben de bu akşam güzelliğine bayılırım;

şaşırıp dururum karşısında bir tepede,
sarhoş bakışım dolup taşar gülüşüyle!

Kararıyor hava... diğer yıldızlar düşürmekte
tek tek peçelerini dünyanın yüzüne...

Fakat sessiz ol şimdi, aşağıya kayıyor
ve kasvetle kenara ulaşıyor;

dağın kenarı emiyor O’nu, sanki bir damla,
ah, ne yazık ölecek yıldız batışında!

Bu yıldız ve O’nun acılı hikâyesi,
hangi gönülde hüzün uyandırmaz ki?!


Abdulla Goran (1904-1962)
yorum | | Devamı...

Gören - Refik Sebir



Gören

Göz kapaklarında ışık
ellerinde gelecek,
sevdanla şeneltilmiş
terk edilmiş bir göçebe çadırıdır gece.
Ay ışığı için açık kollarla
çekiyorum gecenin kokusunu içime
kokluyorum birini bekleyen
solgun bir çiçeği
kokluyorum ormanın buğusunu
ve gece esintisinde soyunan dalgalar,
gözlerinde bir aynanın içeriği
sonsuz sorular
ve zaman bir yankı.
Geleceğimi görüyorum,
hayatımı ve ölümümü görüyorum.
Göz kapaklarında ışık
ellerinde gelecek.

(Uppsala, 1996)

Refîk Sebir

yorum | | Devamı...

İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.



İletişim;

Ad

E-posta *

Mesaj *