Güncel Başlıklar:
mehmed uzun sözleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mehmed uzun sözleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Peki ya onlar? Mehmed Uzun

Unknown 8 Mart 2015 Pazar 18:53

8 Mart 2015 Pazar


Peki ya onlar? Bizim gibi olmadıkları için kendimizden kabul etmediklerimiz? Kimi yerde bizden olmasını arzuladıklarımız, kimi yerde çeşitli biçimlerde asimile etmek istediklerimiz, kimi yerde de etnik temizlik zor ve şiddetle "biz" haline getirmeye çalıştıklarımız? Ya onların "biz"i? 
Mehmed Uzun
yorum | | Devamı...

Biliyorsun, cezaevleri toplumsal üniversitelerdir. Mehmed Uzun


Biliyorsun, cezaevleri toplumsal üniversitelerdir. İnsan isterse cezaevinde kendini geliştirebilir. Bizleri üniversitelerden aldılar, getirip cezaevine koydular. Neden? Dünyayla, aynı şekilde üniversiteyle ilişkimizin kesilmesini istediler tabii. Bizi cezaevinin yalıtılmışlığı içinde dondurmak istediler. Ama zorbalar cezaevlerinin de üniversite olduğunu anlayamazlar.
Mehmed Uzun
yorum | | Devamı...

Şimdi Olduğu Gibi

Unknown 12 Şubat 2014 Çarşamba 06:53

12 Şubat 2014 Çarşamba



Şimdi olduğu gibi...

Kılıç sesinden sonra sessizlik.
Ahır sessiz, samanlık sessiz.
Anne, baba ve üç çocuk sessiz.
Avlu, köy ve etraf sessiz.

Ne kartal, ne kuş,
Ne hayvan, ne mahlukat,
Ne bir kadın ya da erkek,
Ne çocuk ya da yaşlı.

Dün, içinden seslerin geldiği, insan sıcağıyla dolu ev ve odalar,
Kadim ustaların elinden çıkma çeşme, dün akan,
Kara taşlardan yapılmış evler ve duvarlar,
Ceylan ve geyik avlarının yurdu olan ormanlar,
Kavil ve türkülerin sesiyle dolup taşan vadiler,
Kavil ve türkülerin sesiyle ısınan meclisler, divanlar,
Devir ve devran gören ak sakallı yaşlılar,
Olan biten hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar,
Her biri bir can, bir hayat sahibiydi dün,
Her biri bir ad, bir ecdat sahibiydi dün.

Yüzyıllardan beri tanıdık köy,
Köyün tanıdık mezarlığında gömülmüş atalar,
Ataların kendi eliyle diktiği tanıdık ağaçlar,
Ataların anılarıyla tanınan bağ ve bahçeler,
Hepsi tanıdık, baba, anne, kardeş, yeğen, arkadaş ve dostlar,
Düne kadar hep birlikte, işte güçte, tasada kederde,
Tanıdık bir hayat.

Hepsi şimdi yabancı bir sessizlikte,
Mezarlığın sessizliğinden daha derin,
denizlerin sessizliğinden daha yoğun,
Aydınlık bir sabahın rüzgârına karşı,
Kâh burada, kâh orada.

Kılıç darbesi ve ölümün mührü; sessizlik, kati sessizlik...

Ancak uzun sessizlikten sonra, bir mucize gibi,
bazen ince bir ses, hafif bir seda.
Kımıl’dan arta kalmış zayıf bir başak gibi,
Sele kapılmış bir köprüden arta kalmış sütundaki taş gibi,
Yuvasından düşmüş bir kuş yavrusu gibi,
Sürüsünden kopmuş, bir kasırganın girdabında
kaybolmuş sürüsünden ayrı düşmüş
kanadı kırık bir turna gibi.

Ve mucize; samanlıkta bir mucize,
İnsan kanıyla renk değiştirmiş samanın içinden ses,
Bir süt çocuğunun iniltisi
Ve annesinin derinden gelen iniltisi...

Bir ses, her şeyden sonra, yine bir ses...




Mehmed Uzun (d.1953, Siverek)
“Dicle’nin Sesi” adlı romandan
Çeviren: Muhsin Kızılkaya
yorum | | Devamı...

İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.



İletişim;

Ad

E-posta *

Mesaj *