Güncel Başlıklar:
kürt edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kürt edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Balkonda

kürdi edep 25 Temmuz 2016 Pazartesi 15:24

25 Temmuz 2016 Pazartesi



Balkonda

sen kaf dağının tepesinde
her gece saman yollarına açılırsın.
senin düşlerinin parıltısıdır yıldızlar.
aç pencereni, gözlerin yıldızlar gibi parıldasın
gözlerim gözlerinin limanına demir atsın.
sana acemiyim bu hayatta
ne yapsam ne söylesem boşuna...
aç pencereni, seni düşünmekten
uykusuz kaldım yine bu gece.

Ozan Deniz Sarıtop

yorum | | Devamı...

Aşk

kürdi edep 26 Mayıs 2016 Perşembe 12:51

26 Mayıs 2016 Perşembe


Aşk

Aşk,  gözlerine bakınca; 
yeryüzündeki tüm sınırlar ortadan kalkıyor.
Dünya tek vatan oluyor.
Bu vatanda; ben  kral oluyorum, sen kraliçe.

Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

Ozan Deniz Sarıtop Şiirleri

kürdi edep 26 Aralık 2015 Cumartesi 17:51

26 Aralık 2015 Cumartesi




Ozan Deniz Sarıtop
Kürt asıllı Filozof  ve Şairdir.
05 Mart 1982 yılında Diyarbakır'ın Kulp (Pasur) ilçesinde doğdu.

Ozan Deniz Sarıtop Sözleri

Bestelenmiş Şiirleri
Kara Gözlü Esmer Çocuk



( ... )

Dört mevsim
Ölüm haberleri savrulur radyolardan her saat başı
Sokak lâmbaları amansız bir bekleyiş içinde
Alacakaranlığını kesiyor şehrin
Bense hayali bir tren istasyonunda
Kayıp gölgesini besliyorum doğmamış güneşin
Ve köprüler kuruyorum
Sınırların gönül bağından kopuk
Hürriyete açılan vagonlar kapısına...

Ozan Deniz Sarıtop



Dedim

dedim; ümidi ölüm bile öldüremez.
dedim; bu kavga; emeğin, ekmeğin, onurun
ve bilhassa dünyanın bütün kederlerinin
bütün çaresizliklerinin, emperyalizme karşı
karanlığın tam ortasında, ilk ışınlarını köpüren
bir zafer çığlığıdır.

Ozan Deniz Sarıtop



Göçebe

Eksilip zamana
Bir anka kuşu sesinde ardıma düşüyorsun
Ben, şiiri katledilmiş bir coğrafyayım artık
Paslı sözcüklerin rivayeti dolanıyor yalnızlığımda
Ölülerin ezberinde susla dokunuyorum hayata
İkindilerin ALLAH'ı çağırdığı duadayım
Dilim lâl...

Ozan Deniz Sarıtop



İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.

Ozan Deniz Sarıtop



Güz Takvimi

Ayaklarına sürgün yol büyüten
Issızlıklardan gelen bir garip adem'im ben
Kendi içinde kendini arayan.
Herkesin "bizden değildir" diye ufaladığı
Meçhul bir adem.

Uzun uzun bir hikayedir;
Zulüm, kan, gözyaşı
Gecenin kederinde pimi çekilmiş zifiri
Bu çığırtkan sessizlik
Bu yeraltı uykusu...

Uzun uzun bir hikayedir;
Göğsümde çiğnenen bu kalp ağrısı...

Bir yalnız bırakılmayım
Aklımın sınırlara bölüşülmüş coğrafyasında.
Kendime yeni bir ülke düşünüyorum
Umut düşü maviliklerinde...

Ozan Deniz Sarıtop



Gün Gelir

Gün gelir
Umut, toprakta bir tohum gibi
Filiz verir
Yeşerir, büyür
Kök salar dünyanın dört bir yanına
Gün gelir
Kalpte aşk, yürekte vicdan
Buluşur insanla yeniden...

Ozan Deniz Sarıtop



Babamın Ölüsü

başımız sağolsun Kani Amca
ömrümüzden bir gün daha eksildi.

dün'ün yüz görümlük sevinci
bugün'ün ağır aksak hüzün karası.
yürüyoruz, sesimizin soluğumuzla birleştiği yerde
dünyaya açan  her sözcük, anlamı teğet geçiyor
kızıl bir şaşkınlık mağlubiyetidir yitirdiklerimiz
yürüyoruz, yitirdiklerimizin peşinden
bir kez daha başımız sağolsun Kani Amca.

acının tuhaf bir serzenişi var Kani Amca
acının tuhaf bir yarası var.
acı çeken iki dünya arasında bir salıncakta
kendi kaderiyle baş başa,
sallanır durur.

acının tufaf bir iklimi var Kani Amca.

Ozan Deniz Sarıtop



Beklenen

sevginin kalplere ekildiği gün
insanlar bütün kötü alışkanlıklardan sıyrılıp
düşünmeyi öğrenecekler.

sevginin kalplerde filiz verip çiçek açtığı gün
insanlar yeryüzünün bütün renkleriyle kucaklaşıp
sınırları ortadan kaldıracaklar.

sevginin kalplerde bir bahar mevsimine dönüştüğü gün
insanlar dünyaya yeniden gelmiş gibi
huzur, barış ve sağlık içinde yaşayacaklar.

sevginin kalplerde taht kurduğu gün
o gün, adalet mülküdür.
kral ve köleler aynı kaptan yemek yiyecekler.

Ozan Deniz Sarıtop



İçimizdeki Göç

çaresizliğin su götürmez yarını
iflah olmaz bir duymazlıktır gayrı.
şu ölü yalnızlığın ardından
dünyayı saran koca bir sessizlik
sonu olmaz bir çöl yangını.

kızıl bir şaşkınlık mağlubiyeitdir
acının kehanetleri.
kader takvimleri üzerinde
bin yıllık bir gelenek  "örf, adet, töre"
kendi tarihine yol iz bilmez
büyük bir yanılgıdır şimdi.

Ozan Deniz Sarıtop



//...//

Hüzün çanağı yalnızlık
Yasaklarla büyütüldü
Bir gece vakti
Katledildi suya inen çocuklar

II

Tellâl haber saldı dağlara
Siyahlar giyildi, ağıtlar yakıldı
Kızıl bir dem kaldı geriye...

Ozan Deniz Sarıtop



Sıla Mektubu

Sırça
Oylum dişine
Mavi su
Yeşil vadi
Eteklerinde bereketli toprağın
Yüzünde ay ışığın
Kazınıp da içine diri diri konduğum
    Hülyasına
        Gamzesine
             Ben kurban

Sinemi daraltır
Kanımı kurutur
Hasrete dört mevsim
Dört koca asır kararır
Ele güne karşı
Muradım sararır
    Endamına
       Zülfüne
            Ben kurban.

Ozan Deniz Sarıtop



Eylül Sarısı

Firari aşklar kozasında
Sus yaktım kalbime
Saçlarım eylül sarısı
Bir yalnızlık kokuyor şimdi
Nerdesin ?

Ozan Deniz Sarıtop



Cesareti Taçlandır

korkaklar, kedilerden kaçan fareler gibi
bütün bir ömrü yeraltı sığınaklarında geçirdiler.
aşkın ve aydınlanmanın şuuru yüz çevirdi karanlıklardan.
korkaklar, ne sevdi ne sevildi.
karanlığın içinde  birer sığıntıydılar. "karanlığın hikayesi  yoktu."
gerçeğin ve aydınlanmanın şuuru yüz çevirdi karanlıklardan.

cesareti taçlandır
çatırdasın mazlumun öfkesinden firavun sarayları.
ulu zaferlerin baharı bir tohum gibi kök salsın toprağa.

Ozan Deniz Sarıtop











yorum | | Devamı...

Yanlış, öğretilendir. Doğru, öğretileni sorgulamaktır. Ozan Deniz Sarıtop

kürdi edep 8 Aralık 2015 Salı 18:28

8 Aralık 2015 Salı


Yanlış, öğretilendir. Doğru, öğretileni sorgulamaktır. Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

Geleceğe varmak için yol alan birisine; bugün, geleceğin ta kendisi olduğunu anlatamazsınız. Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 21 Ekim 2015 Çarşamba 13:00

21 Ekim 2015 Çarşamba



Geleceğe varmak için yol alan birisine;  bugün,  geleceğin ta kendisi  olduğunu anlatamazsınız. Ozan Deniz Sarıtop

yorum | | Devamı...

Başka Yarınlar - Celaleddin Rumi

Unknown 6 Ekim 2015 Salı 20:11

6 Ekim 2015 Salı



Başka Yarınlar

Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,
bugün dudağında başka bir tad var,
boyunda başka bir yücelik.
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.

Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.
Göklere benzeyen göğsün bugün daha geniş.
Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle,
bir başka kavga var dünyada senin yüzünden,
dünyada bir başka gidiş

Biz senin gözlerinden gördük
arslanlara meydan okuyan o ceylanı,
Başka bir ovası var o ceylanın bugün
iki cihandan da dışarı

Seven insanın ayağı mı yok,
işte ona ölümsüzlük kapandı.
Yukarlarda onunla uçar gider.

Gözlerinin denizinde onu arama.
Oinci bir başka denizde.

Bakarsın bugün sever bu yürek,
yarın sevilir bakarsın.

Yüreğimin özünde başka yarınlar var.

Celaleddin Rumi

yorum | | Devamı...

Yüreğim Uyan - Feqiye Teyran

Unknown 30 Eylül 2015 Çarşamba 14:22

30 Eylül 2015 Çarşamba




Yüreğim Uyan

Yüreğim uyan yüreğim uyan.
Gözlerdeki gece gibi
Uykuda kalma...
Namazda bizimle yar ol.

Feqiye Teyran

yorum | | Devamı...

Said Nursi Sözleri

Unknown 29 Eylül 2015 Salı 15:21

29 Eylül 2015 Salı




Said Nursi Sözleri


Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarfediyorsun!

Milletimin imanını selamette görürsem, Cehennem’in alevleri arasında yanmaya razıyım!

Madem dünyanız ağlıyor ve hayatınız acılaştı.. O halde çalışınız ahiretiniz ağlamasın.

İslamiyet Güneş Gibidir, Üflemekle Sönmez! Gündüz Gibidir, Göz Kapamakla Gece OLmaz! Gözünü Kapayan Yalnız Kendine Gece Yapar!

Zaman gösterdi ki; Cennet ucuz değil, Cehennem de lüzumsuz değil.

Her sözün doğru olmalı; fakat her doğruyu söylemek, doğru değil.

Bizler muhabbet fedaileriyiz, husûmete vaktimiz yoktur.

Sevdası büyük olanın imtihanı da büyük olur.

İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet! Hakiki imanı elde eden adam kâinata meydan okur!

Allah’ım madem sen varsın ve bâkisin, giden gitsin, sen bana yetersin.

Güzel gören, güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.

Her şey kader ile takdir edilmiştir; kısmetine razı ol ki rahat edesin.

Cenâb-ı Hakk’ı bulan, neyi kaybeder? Ve Onu kaybeden, neyi kazanır.

Kâinatta en yüksek gerçek imandır, imandan sonra namazdır.

Beni dünyaya çağırma, ona geldim fenâ gördüm.

İnsanları canlandıran emeldir; öldüren Ümitsizliktir.

Bîçare hakikatlar, kıymetsiz ellerde kıymetsiz olur.

Ey nefsim! deme zaman değişmiş, çünkü ölüm değişmiyor.

Hazırlanınız; başka, daimi bir memlekete gideceksiniz. Öyle bir memleket ki; bu memleket ona nispeten bir zindan hükmündedir.

Şükrün mikyası; kanaattir; ve iktisattır ve rızadır ve memnuniyettir… Şükürsüzlüğün mîzanı; hırstır ve israftır hürmetsizliktir haram helal demeyip rast geleni yemektir.

İnsanda en tehlikeli damar enâniyettir. Ve en zaif damarı da odur. Onu okşamakla çok fenâ şeyleri yaptırabilirler.

Haksızlığı hak zanneden adamlara karşı hak dâva etmek, Hakka bir nevi haksızlıktır.

Çaresi bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde ceza’a iltica etmemek gerektir.

Kur’an kalplere kuvvet ve gıdadır, ruhlara şifadır. gıdanın tekrarı, kuvveti arttırır.

Sivrisineğin gözünü halkeden, Güneş’i dahi o halketmiştir .

Kadınlar şefkat kahramanıdır. En korkağı da kahramancasına ruhunu yavrusuna feda eder.

Pirenin midesini tanzim eden, Manzume-i Şemsiyeyi de o tanzim etmiştir.

Evet, ümitvar olunuz; şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada, İSLAMın sadası olacaktır.

Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi; ittiba’-ı Kur’andır.

Azametli bahtsız bir kıt’anın, şanlı tali’siz bir devletin, değerli sahibsiz bir kavmin reçetesi; ittihad-ı İslâmdır.

Deli adama iyisin, iyisin denilse iyileşmesi, iyi adama fenasın, fenasın denilse fenalaşması nâdir değildir .

Sıkıntı, sefahetin muallimidir. Ye’s, dalalet i fikrin; zulmet-i kalb, ruh sıkıntısının menba’ıdır.

Arzı ve bütün nücum ve şümusu tesbih taneleri gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta dava-yı halk ve iddia-yı icad edemez. Zira herşey, herşeyle bağlıdır.

Ey Aslan Kürtler! Ey Asurîler ve Keyanîlerin cihangirlik zamanında piştar, kahraman askerleri olan Aslan Kürtler! Beş yüz senedir yattığınız yeter.Artık uyanınız, sabahtır.Yoksa sahra-i vahşette vahşet ve gaflet sizi yağmalayacaktır.

En bedbaht, en muzdarib, en sıkıntılı; işsiz adamdır. Zira atalet ademin biraderzadesidir; sa’y, vücudun hayatı ve hayatın yakazasıdır.

Tertib-i mukaddematta tefviz, tembelliktir; terettüb-ü neticede, tevekküldür.

Şöhret zehirli bala benzer.

Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise maneviyatta kördür.

Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket (kâinat) hâkimsiz olur?

Her şey kader ile takdir edilmiştir, kısmetine razı ol ki rahat edesin.

Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.

Bismillah her hayrın başıdır.

Cihad, merteb-i şehadetin merdivenidir

Ya Rabbi! Seni kendime vekil yapıyor; azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda savaşıyorum. Ya Rabbi! Niyetim halistir; bana yardım et; sözlerimde hilaf varsa beni kahret!

Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur.

Madem bu dünya geçici bir imtihan meydanıdır, imtihanda rahat olmaz.

Bu dünya bir karalama defteridir.

Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket (kâinat) hâkimsiz olur?

Ahiret gibi dünya saadeti dahi ibadette ve ALLAH’a asker olmaktadır.

Her şey kader ile takdir edilmiştir, kısmetine razı ol ki rahat edesin.

Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.

Cihad, merteb-i şehadetin merdivenidir.

yorum | | Devamı...

Bu Ayrılık - Celaleddin Rumi

Unknown 27 Eylül 2015 Pazar 18:49

27 Eylül 2015 Pazar


Bu Ayrılık

Kusuruma bakmayın benim, dostlar,
bağışlayın beni.
Ben davullara, bayraklara aldırmayan
bir padişahın yoluna düşmüşüm,
deli divane olmuşum.
Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben,
çok uzaklardan geçen bir hayal gibi.
Ama yok da sayılmam hani,
var olan bir şeyim ben.

Haydi ben bensiz geleyim,
sen sensiz gel.
Ne varsa şu ırmağın içinde var,
soyunalım iki can,
dalalım şu ırmağa, hadi.
Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük,
bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri.

Bu ırmakta ne ölmek var bize,
bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert.
Bu ırmak alabildiğine yaşamaktan,
bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret.

Durma, çabuk gel, gelmem deme.
Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum,
senin şânına sadece gelmek yaraşır.

Celaleddin Rumi
yorum | | Devamı...

Başka - Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 1 Eylül 2015 Salı 07:49

1 Eylül 2015 Salı



Başka

kendim olamadım,
yüz değiştirdim aynadaki yüzüme.
ne yapsam, giydiremedim;
yalana beyazı, doğruya siyahı.
herkes gibi olmak,
ölümden beter bir şey.
çürümek, herkes gibi,
olmayan bir hikayede...

Ozan Deniz Sarıtop


yorum | | Devamı...

Suskun - Hicri İzgören



Suskun

Susardın ve kar yağardı

Gözlerinde başlardı gece
Yarım kalmış kitaplarda biterdi.
Alnımızda bilenen kör bir bıçaktı zaman
Kırılmış aynalardı

Susardın, durmadan susardın
Ve kar yağardı

Ocak ağaran saçlarımdı
Şubat hayırsız bir evlattı, kaçaktı
Ve uzaktı yaz bir anaydı
Mart'ın izlerini taşırım bedenimde
Aynı masalın ikizleri gibiydi günler
Nisan saçlarımda ıslanırdı hep

Susardın, durmadan susardın
Ve yağmurlar başlardı

Çok bekletti bizi,
Hiç vaktinde gelmedi mayıs
Haziran Aram'dı ya da öyle biriydi
Temmuz bir düştü belki

Yaraları sarar gibiydi
Ağustos yıldızlarla basardı gecemizi
Bir gül suçüstü yakalanırdı
Eylül bir çocuğun çığlıklarıydı

Susardın, durmadan susardın
Ve rüzgârlar başlardı

Yolunu yitirmiş bir gezgin gibiydi ekim
Sürgünlere uğurlardık kendimizi
Kalan mı bizdik, giden mi
Bilinmezdi
Kasım rüzgârda bir yapraktı
Ve biraz ıtri
Kendi sesiyle irkilirdi
Aralık günlerin son neferi

Soluk bir düş geçse de
Hiçbir mevsim gözlerin kadar
Acımasız kullanmadı neşteri

Susardın ve kar yağardı

Hicri İzgören

yorum | | Devamı...

Aşkın Yalın Hali - Şeyhmus Dağtekin



Aşkın Yalın Hali

Gözlerin sabırla beklerdi beni
Bir fener yakardı alnıma avuçlarının ateşi
Geceyle matemin raksını izlerdim elemle ki
Tam o anda doğardı güneşin şakaklarımdan
Bir mavi karanfil açsa örneğin çok uzaklarda
Biliyorum;o zaman düşünmezdin beni
Hıçkırırdın bilyesini kaybetmiş çocuklar gibi
beni bulduğunda…
Çünkü bensizliği sevmiştin sen
özlemeye alışmıştın…
Gözlerin sabırla beklerdi beni
Kuytusunda pusardım alacakaranlığın
görebilmek için düşlerini
Avcıydım ben,sense ceylandın yaralı
Fakat heyhat!
Görünüp kaçardın hep;tutamazdım…
Sel olup ağlardım yatağımda bilir misin?
Mutluydun yokluğumda oysaki
Kendince severdin beni
sendeki bensizliğimi…
Gözlerin sabırla beklerdi beni
Ne zaman bir gül düşse avuçlarımdan
Sen yakalardın değmeden yere
İncitmezdin ama;geri de vermezdin;hain!
Geceleri yanardı güller küllerin içinde
Bir ışık demeti gibi süzülürdün ortasından
Ağlardın,gözyaşların inerdi pınarlarıma
Sonra…
Sonra,hiç öpmeyecekmiş gibi öperdin dudaklarımdan...
Gözlerin sabırla beklerdi beni
Karanlığın içinde tutulurdu ay
yüzün parlardı
Ne de berraktı bir bilsen
Bir bilsen,utanırdım aşkımın büyüklüğünden
Çocukların çığlık dolu ounlarından
Sen çıkardın bahtıma her akşam
Seni çizer,silerdim yine
Seni oynardım
En gerçek sanatımdın sen
Ve dinlediğim en derin musiki...
Gözlerin sabırla beklerdi beni
Gelmezdin yanıma korkarak ağlatmaktan
Küçük bir fidandım büyüttün içinde
Koskoca bir aşktım belki de yüreğinde
Gözyaşımla sulanıp hep öyle kocaman kaldım
Seni aldım içime şefkatle
Baktım ki sığmayacaksın
kıyamadım
Salıverdim enginlere…
Gözlerim sabırla bekledi seni
Gelmedin;yoruldum…
Derinleştin gözlerimde
seni yundum
Hüzünlü bir ay akşamında
Anıtlaştın önümde;
El pençe divân durdum….

Şeyhmus Dağtekin

yorum | | Devamı...

Ahlak, dünyanın farklı yerlerinde; birbirlerinden haberi olmayan insanların sahip oldukları tek soylu gelenektir. Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 3 Ağustos 2015 Pazartesi 06:05

3 Ağustos 2015 Pazartesi


Ahlak, dünyanın  farklı yerlerinde; birbirlerinden haberi olmayan insanların sahip oldukları tek soylu gelenektir. Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

Kelebekler, sadece üç gün yaşayacaklarını bildikleri halde doğarlar. Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 9 Temmuz 2015 Perşembe 21:33

9 Temmuz 2015 Perşembe



Kelebekler, sadece üç gün yaşayacaklarını bildikleri halde doğarlar.  Kelebeklerin ömrü,  insan hayatının  sevgiyle  geçen üç günün toplamıdır. Bundandır aşk. Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

İsyan Demircileri

Unknown 25 Haziran 2015 Perşembe 02:34

25 Haziran 2015 Perşembe




İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.

Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

Sızı - Şerko Bekes



Sızı 

Ben uzun boylu bir sızıyım
Başka bir acının omzuna konmadan;
Yaralar nerede ise beni bulur,

Yoksullar da neredeyse ben onları bulurum.

Şerko Bekes

yorum | | Devamı...

Babamın Ölüsü

Unknown 10 Mart 2015 Salı 10:04

10 Mart 2015 Salı


Yaranın acısı geçer de, acının yarası bir ömür boyu kapanmaz. Ozan Deniz Sarıtop


Babamın Ölüsü

başımız sağolsun Kani Amca
ömrümüzden bir gün daha eksildi.

dün'ün yüz görümlük sevinci
bugün'ün ağır aksak hüzün karası.
yürüyoruz, sesimizin soluğumuzla birleştiği yerde
dünyaya açan  her sözcük, anlamı teğet geçiyor
kızıl bir şaşkınlık mağlubiyetidir yitirdiklerimiz
yürüyoruz, yitirdiklerimizin peşinden
bir kez daha başımız sağolsun Kani Amca.

acının tuhaf bir serzenişi var Kani Amca
acının tuhaf bir yarası var.
acı çeken iki dünya arasında bir salıncakta
kendi kaderiyle baş başa,
sallanır durur.

acının tuhaf bir iklimi var Kani Amca.

Ozan Deniz Sarıtop


yorum | | Devamı...

Eğitimin doğurduğu siyasetten, sürekli büyüyen özgür bir toplum, siyasetin doğurduğu eğitimden ise, sürekli küçülen köle bir toplum çıkar. Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 8 Mart 2015 Pazar 19:23

8 Mart 2015 Pazar



Eğitimin doğurduğu siyasetten, sürekli büyüyen  özgür bir toplum, siyasetin doğurduğu eğitimden ise, sürekli küçülen köle bir toplum çıkar.  Ozan Deniz Sarıtop


yorum | | Devamı...

Peki ya onlar? Mehmed Uzun


Peki ya onlar? Bizim gibi olmadıkları için kendimizden kabul etmediklerimiz? Kimi yerde bizden olmasını arzuladıklarımız, kimi yerde çeşitli biçimlerde asimile etmek istediklerimiz, kimi yerde de etnik temizlik zor ve şiddetle "biz" haline getirmeye çalıştıklarımız? Ya onların "biz"i? 
Mehmed Uzun
yorum | | Devamı...

Biliyorsun, cezaevleri toplumsal üniversitelerdir. Mehmed Uzun


Biliyorsun, cezaevleri toplumsal üniversitelerdir. İnsan isterse cezaevinde kendini geliştirebilir. Bizleri üniversitelerden aldılar, getirip cezaevine koydular. Neden? Dünyayla, aynı şekilde üniversiteyle ilişkimizin kesilmesini istediler tabii. Bizi cezaevinin yalıtılmışlığı içinde dondurmak istediler. Ama zorbalar cezaevlerinin de üniversite olduğunu anlayamazlar.
Mehmed Uzun
yorum | | Devamı...

İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.



İletişim;

Ad

E-posta *

Mesaj *