Güncel Başlıklar:
şairler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şairler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ozan Deniz Sarıtop Şiirleri

kürdi edep 26 Aralık 2015 Cumartesi 17:51

26 Aralık 2015 Cumartesi




Ozan Deniz Sarıtop
Kürt asıllı Filozof  ve Şairdir.
05 Mart 1982 yılında Diyarbakır'ın Kulp (Pasur) ilçesinde doğdu.

Ozan Deniz Sarıtop Sözleri

Bestelenmiş Şiirleri
Kara Gözlü Esmer Çocuk



( ... )

Dört mevsim
Ölüm haberleri savrulur radyolardan her saat başı
Sokak lâmbaları amansız bir bekleyiş içinde
Alacakaranlığını kesiyor şehrin
Bense hayali bir tren istasyonunda
Kayıp gölgesini besliyorum doğmamış güneşin
Ve köprüler kuruyorum
Sınırların gönül bağından kopuk
Hürriyete açılan vagonlar kapısına...

Ozan Deniz Sarıtop



Dedim

dedim; ümidi ölüm bile öldüremez.
dedim; bu kavga; emeğin, ekmeğin, onurun
ve bilhassa dünyanın bütün kederlerinin
bütün çaresizliklerinin, emperyalizme karşı
karanlığın tam ortasında, ilk ışınlarını köpüren
bir zafer çığlığıdır.

Ozan Deniz Sarıtop



Göçebe

Eksilip zamana
Bir anka kuşu sesinde ardıma düşüyorsun
Ben, şiiri katledilmiş bir coğrafyayım artık
Paslı sözcüklerin rivayeti dolanıyor yalnızlığımda
Ölülerin ezberinde susla dokunuyorum hayata
İkindilerin ALLAH'ı çağırdığı duadayım
Dilim lâl...

Ozan Deniz Sarıtop



İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.

Ozan Deniz Sarıtop



Güz Takvimi

Ayaklarına sürgün yol büyüten
Issızlıklardan gelen bir garip adem'im ben
Kendi içinde kendini arayan.
Herkesin "bizden değildir" diye ufaladığı
Meçhul bir adem.

Uzun uzun bir hikayedir;
Zulüm, kan, gözyaşı
Gecenin kederinde pimi çekilmiş zifiri
Bu çığırtkan sessizlik
Bu yeraltı uykusu...

Uzun uzun bir hikayedir;
Göğsümde çiğnenen bu kalp ağrısı...

Bir yalnız bırakılmayım
Aklımın sınırlara bölüşülmüş coğrafyasında.
Kendime yeni bir ülke düşünüyorum
Umut düşü maviliklerinde...

Ozan Deniz Sarıtop



Gün Gelir

Gün gelir
Umut, toprakta bir tohum gibi
Filiz verir
Yeşerir, büyür
Kök salar dünyanın dört bir yanına
Gün gelir
Kalpte aşk, yürekte vicdan
Buluşur insanla yeniden...

Ozan Deniz Sarıtop



Babamın Ölüsü

başımız sağolsun Kani Amca
ömrümüzden bir gün daha eksildi.

dün'ün yüz görümlük sevinci
bugün'ün ağır aksak hüzün karası.
yürüyoruz, sesimizin soluğumuzla birleştiği yerde
dünyaya açan  her sözcük, anlamı teğet geçiyor
kızıl bir şaşkınlık mağlubiyetidir yitirdiklerimiz
yürüyoruz, yitirdiklerimizin peşinden
bir kez daha başımız sağolsun Kani Amca.

acının tuhaf bir serzenişi var Kani Amca
acının tuhaf bir yarası var.
acı çeken iki dünya arasında bir salıncakta
kendi kaderiyle baş başa,
sallanır durur.

acının tufaf bir iklimi var Kani Amca.

Ozan Deniz Sarıtop



Beklenen

sevginin kalplere ekildiği gün
insanlar bütün kötü alışkanlıklardan sıyrılıp
düşünmeyi öğrenecekler.

sevginin kalplerde filiz verip çiçek açtığı gün
insanlar yeryüzünün bütün renkleriyle kucaklaşıp
sınırları ortadan kaldıracaklar.

sevginin kalplerde bir bahar mevsimine dönüştüğü gün
insanlar dünyaya yeniden gelmiş gibi
huzur, barış ve sağlık içinde yaşayacaklar.

sevginin kalplerde taht kurduğu gün
o gün, adalet mülküdür.
kral ve köleler aynı kaptan yemek yiyecekler.

Ozan Deniz Sarıtop



İçimizdeki Göç

çaresizliğin su götürmez yarını
iflah olmaz bir duymazlıktır gayrı.
şu ölü yalnızlığın ardından
dünyayı saran koca bir sessizlik
sonu olmaz bir çöl yangını.

kızıl bir şaşkınlık mağlubiyeitdir
acının kehanetleri.
kader takvimleri üzerinde
bin yıllık bir gelenek  "örf, adet, töre"
kendi tarihine yol iz bilmez
büyük bir yanılgıdır şimdi.

Ozan Deniz Sarıtop



//...//

Hüzün çanağı yalnızlık
Yasaklarla büyütüldü
Bir gece vakti
Katledildi suya inen çocuklar

II

Tellâl haber saldı dağlara
Siyahlar giyildi, ağıtlar yakıldı
Kızıl bir dem kaldı geriye...

Ozan Deniz Sarıtop



Sıla Mektubu

Sırça
Oylum dişine
Mavi su
Yeşil vadi
Eteklerinde bereketli toprağın
Yüzünde ay ışığın
Kazınıp da içine diri diri konduğum
    Hülyasına
        Gamzesine
             Ben kurban

Sinemi daraltır
Kanımı kurutur
Hasrete dört mevsim
Dört koca asır kararır
Ele güne karşı
Muradım sararır
    Endamına
       Zülfüne
            Ben kurban.

Ozan Deniz Sarıtop



Eylül Sarısı

Firari aşklar kozasında
Sus yaktım kalbime
Saçlarım eylül sarısı
Bir yalnızlık kokuyor şimdi
Nerdesin ?

Ozan Deniz Sarıtop



Cesareti Taçlandır

korkaklar, kedilerden kaçan fareler gibi
bütün bir ömrü yeraltı sığınaklarında geçirdiler.
aşkın ve aydınlanmanın şuuru yüz çevirdi karanlıklardan.
korkaklar, ne sevdi ne sevildi.
karanlığın içinde  birer sığıntıydılar. "karanlığın hikayesi  yoktu."
gerçeğin ve aydınlanmanın şuuru yüz çevirdi karanlıklardan.

cesareti taçlandır
çatırdasın mazlumun öfkesinden firavun sarayları.
ulu zaferlerin baharı bir tohum gibi kök salsın toprağa.

Ozan Deniz Sarıtop











yorum | | Devamı...

Güzellik ve Kadın

Unknown 17 Şubat 2015 Salı 21:47

17 Şubat 2015 Salı



Güzellik Ve Kadın

Gökte yıldızları gördüm;
Topladım çiçekleri baharın bahçesinde.
Karanlıkta ıslattı yüzümü ağaçlar,
Gördüm alacakaranlığın ufuklara çöktüğünü,
Kırkikindi yağmurlarından sonra gökkuşağı
Bükülmüş güneşe doğru.
Yeni yılın güneşi Mart’ta, Mayıs’ın ve Haziran’ın ayı
Geldiler ve gittiler günler ve gecelerce.
Irmağın akıntısı ve gümüş köpüğü
Binbir ışıktır uzaklıklarında.
Olgun kırmızı ve sarı meyveleri bahçenin;
Kuşların şarkısı ve cıvıltısı yayla ormanlarında.
Muhteşem müzik yükselir sık sık
Bir kavalın gırtlağından ya da bir kemanın tellerinden.
Bütün bunlar mucizedir ve güzelliktir;
Varoluş yolunda kendi ışığını savururlar.
Fakat sevgimin gülüşü olmaksızın
Işıktan yoksundur doğa.
Beni heyecanlandıran O’nun sesini taşımazsa
Sesi yoktur rüzgârın;
Hangi yıldız, hangi yabanıl gül kırmızıdır
O’nun yanakları, meme uçları ve dudakları misali?
Hangi siyahlığın boyası durur O’nun gözleri misali
Kirpikleri misali siyah, kaşları ya da çözünük saçları misali?
Hangi tepe O’nun selvi boyu denli güzeldir?
Gözlerindeki misali ışıltılı köz var mıdır ki?
Aşkın özlemi gibi sihirli midir
Anımsayan ve tutsak bir yüreğin özlemi?


Ebdullah Goran (1904-1962)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
yorum | | Devamı...

Düşler - Nazand Begikhani

Unknown 2 Şubat 2015 Pazartesi 07:46

2 Şubat 2015 Pazartesi



Düşler

İzlemek isterdim düşlerimin ayak izlerinde
düşlerimden çerçevelemek için bu günümü
sözcüklerimi dikmek için
onların toprağına
düş-yıldızlarından bir kolye takmaya
bir bağlantı kurmak için ayla
ve uçmak için mavi boşlukta

Geçmiş tırmalanmış yumruklarıyla
bugün onun budalaca gaddarlığıyla
gelecek onun kuşkuları ve gizemleriyle
onlar nereye götürürler beni?
Bir paslanmanın zamanına!

Yaşamsüresi, Arzu, Taş
Herşeyin belirlenmiş kendi boşluğu var
herşeyin kendi rengi ve donukluğu var

herşeyin düşlerden başka
belirtisiz, akıl ermez, ebedi
İşitiyormusun düşlerinin ayak izlerini?
İşitiyormusun nefesinin mırıltılarını?
Onlar yanında yürüyorlar senin,
bitişik yatıyorlar sana,
herzaman hamile bırakılmışlardır senin içinde
beklenmedik sevincin tohumlarıyla
İzlemek isterdim düşlerimin ayak izlerinde

Ayrıntılarıyla planladığım bir boşlukta
Cennetin bahçesinden bir elma yediğim düşlerde
Dönüştüğüm bir meleğe
Tanrıyı ve yılanı barıştırdığım
düşlerimde
günahlarını arıttığım Havva’nın
ve geri döndürdüğüm Adem’i cennete

Bir serap olurum ben düşlerimde
elinden tutarım yağmuru
ve serbest bırakırım çölün üstünde
düşlerde
sabah çiyi olurum ışıldayan kumun kirpiklerinin üzerinde

Ruhuma yaklaşırım düşlerde
ışıktan bir çağlayan olurum
çaprazlarım uzak mesafeleri
ve bir şiirden sözcükler oyarım Judea’nın kayalarına

İzlemek isterdim düşlerimin ayak izlerini
sözcüklere dönüştürmek kendimi
gizlice kendimi koymak şiirin içersine
Bak, takıyorum sözcüklerden kolyemi

Sözcüklerden geri çalarım kendime gizlice düşlerde.

Nazand Begikhani
yorum | | Devamı...

Rivayet - Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 1 Şubat 2015 Pazar 16:24

1 Şubat 2015 Pazar


Rivayet

Ahir zaman mektebinde
Şiir üzen kadın gözleri
Yosun tutmuş...

Ozan Deniz Sarıtop


yorum | | Devamı...

Sabah Rüzgarı


Sabah Rüzgarı

Çalgıcı! Sabah rüzgârıyla savur çalgının şöhretini
Yüz gönül düğümünü çözsün iki yüz nazsız töhmetini

Ey sabah yeli! Usulunca titret yarin zülüflerini
Prangalı şehnaz ve uşşaklı makamlı inlemesini

Doldur badeyi Saki! Üzümle tanburla sun
Cana! İsteğinle karşılıksız bir de buse sun

Ruhum ve dilberin çehresindeki sırlar
Ezeli günde onlar sırdaş ve yoldaş olmuşlar

Xanî! yanılyorsun onlar zaten birdiler
İlah onları zahiren iki yaratmış idiler

Ehmedê Xanî
yorum | | Devamı...

Yarin Kızıl Dudağında

Unknown 23 Ocak 2015 Cuma 01:15

23 Ocak 2015 Cuma


Yarin Kızıl Dudağında

Yarin kızıl dudağı mey sanki
Gönül kaderiyle içince Bedexşan, Buhara benim oluyor inan ki

Her dem gamlar, elemlerle kayıtlı perişanım
Mey hükmüyle geçinen yapayalnız insanım

Zülüflü gülün sevinciyle gönlü hoşum
Karşı koyamaz oldum derbeder sarhoşum

Koynunda sakladığı tapılası armağanlar
Kızarmış taze iki narlar

Xanî onun meyline sahip olduğundan beri
Düşmanlar pek rahatsız, olmuşlar seferi


Ehmedê Xanî (1591-1652)

yorum | | Devamı...

Çorap - Şerko Bekes

Unknown 20 Ocak 2015 Salı 09:44

20 Ocak 2015 Salı



Çorap

Dışarıda
Aralık ayının soğuğu
Felç etmiş rüzgârın ağzını.
İçeride
Oturmuş kendi başına.
Kuzular gibi sessiz
Uyumuş çocuklar.
Koca inliyor
Birkaç yıldır
Yolu dağlara düşmüş.
Oturmuş kendi başına
Kışın çam ağacı
İnliyor
Eğmiş başını
Hep örüyor, örüyor
Alaca çorabı götürecek olan
Gece yarısı bitecek mi diye bekliyor
Ah... bilmiyor
Vah... bilmiyor
Çorap ulaştığında
O sadece sol tekini giyecek

Şêrko Bêkes (d.1946, Süleymaniye)
Çeviren: Osman Mehmed
yorum | | Devamı...

Öleceğimiz var ! kısacık aşklar bile, artık sığmıyor hayatımıza. Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 19 Ocak 2015 Pazartesi 22:54

19 Ocak 2015 Pazartesi




Öleceğimiz var !
kısacık aşklar bile,
artık sığmıyor hayatımıza.

Ozan Deniz Sarıtop


yorum | | Devamı...

Saklı kaldığım düş ceketimin sol cebinde eski bir vesikalıktır şimdi. Ozan Deniz Sarıtop



Saklı kaldığım düş,
ceketimin sol cebinde
eski bir vesikalıktır şimdi.

Ozan Deniz Sarıtop


yorum | | Devamı...

Düzeni tasdik etmeyen ama düzenin içinde, düzenin yasalarıyla yaşayan insanların varlığından daha büyük bir tehlike yoktur. Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 18 Ocak 2015 Pazar 00:45

18 Ocak 2015 Pazar


Düzeni tasdik etmeyen ama düzenin içinde, düzenin yasalarıyla yaşayan insanların varlığından daha büyük bir tehlike yoktur. Ozan Deniz Sarıtop


yorum | | Devamı...

Küresel bir yalnızlık kaplamış insan ruhunu. İnsan, iliklerine kadar; twitter, facebook !

Unknown 27 Aralık 2014 Cumartesi 02:19

27 Aralık 2014 Cumartesi


Küresel bir yalnızlık kaplamış insan ruhunu. İnsan, iliklerine kadar; twitter, facebook !... Ozan Deniz Sarıtop 
yorum | | Devamı...

Basit insanlar için basit bir gerçeği dile getirmek istiyorum; “işgal edilmiş hiçbir zihnin, TANRI’sı yoktur.” Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 7 Aralık 2014 Pazar 03:07

7 Aralık 2014 Pazar


Basit insanlar için basit bir gerçeği dile getirmek istiyorum; “işgal edilmiş hiçbir zihnin, TANRI’sı yoktur.”  Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

İnsanın dinlediği ve duyumsadığı şeyler hiçbir zaman aynı yolda birlikte yürümediler.

Unknown 3 Aralık 2014 Çarşamba 22:49

3 Aralık 2014 Çarşamba


 İnsanın dinlediği ve duyumsadığı şeyler hiçbir zaman aynı yolda birlikte yürümediler.  Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

Aklının dizginlerini iyice tut ki; fikirlerin, evrenin tüm boşluğunda; yıldızlarla beraber halay çeksin. Ozan Deniz Sarıtop

Unknown 5 Temmuz 2014 Cumartesi 05:40

5 Temmuz 2014 Cumartesi



Aklının dizginlerini iyice tut ki; fikirlerin, evrenin tüm boşluğunda; yıldızlarla beraber halay çeksin. Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

İlhan Berk Sözleri

Unknown 18 Aralık 2012 Salı 09:35

18 Aralık 2012 Salı




















  • Buğulu camlardaki sözler gibisin; Yani nefesim olmadan bir hiçsin.
  • Ben dostlarımı hiç satmadım! Çünkü; ya beş para etmez çıktılar ya da paha biçilemez...
  • Ne zaman ki dinlediğiniz şarkılar size O'nu hatırlatmaz; işte ancak o zaman hayattan bi tat alabilirsiniz.
  • Ağzıyla kuş tutsa da sevemediğim insanlar var benim! Bir de canıma okusa bile sevmekten vazgeçemediklerim.
  • Tek pişmanlığım kelimelerimi bile haketmeyen insanlara, saatlerce cümleler kurmaktır.
  • Kimseyi kırmayayım diyorum, bir de bakıyorum kendim paramparçayım!
  • Korkuyorum, birgün biri çıkıp Ey İnsanoğlu ! diyecek ve kimse üstüne alınmayacak .
  • Geleceği olmαyαn aşkın peşinden gidilmez; Sen öldün benim için. Bilirim ki; Ölenle ölünmez.
  • Akla gelen, başa gelir diyorlar ya, yalan ! Öyle olsa, milyonlarca sen düşerdi başıma.
  • Annemin Allah belanı versin" dediği gün tanışmıştık seninle.
  • Bazen unutuyor insan, unutulduğunu da.
  • Kötü bir niyeti yoktu aslında, sakarlık işte; Kalbimi kırdı gitti.
  • Bazen ihtiyaç duyuyor insan, sevildiğini bilmeye.
  • Varsa karşılığı, sonuna dek gideceksin ! ama yoksa karşılığı; i̇lk kavşaktan döneceksin.
  • Aklıma gelme diye dinleyemediğim şarkılar var benim.
  • İstediğim tek şey Gece başını yastığa koyduğunda, Aklına gelebilmek...
  • Ne gerek var kafiyeli cümleler kurmaya.. Özledim işte, o kadar .
  • Kadına yaş'ı sorulmaz. Çünkü oda bilmez ağladığı gecelerin hesabını, kitabını.
  • Fazla büyütme kendini, en fazla sevebildiğim kadarsın; dahası yok...
  • Şüphesiz ki Allah her şeyi bilir, Seni nasıl sevdiğimi de...
  • İlk izlenim çok önemlidir.. İlk iki dakika kocaman bir yüreği var sanırsın; Sonra bir ömür o yürekte, ilk iki dakikayı ararsın.
  • Dikkat et ama'larla beni kaybettin, keşke'lerle kendini mahvedeceksin!
  • Allah'a emanet ol, dedi ve gitti. - Güldüm.. Zαten bαşkα kimim vαr ki ?
  • İstediğin kadar hayatımın kıyısında, köşesinde bulunabilirsin. Üzgünüm ama bir daha asla 'merkezinde' olmayacaksın .
  • ‎Umudunu kaybetme belki döner.. Ama çokta ümitli olma; Belkide gittiğini senden daha çok sever.
  • Hani ne yaparlarsa yapsınlar hep çok sevdiğin insanlar var ya, Onların seni en çok üzenler olması, ne garip.
  • Manasız söz duymaktansa, horoz sesi duymayı tercih ederim; En azından öteceği zamanı bilir.
  • Sesini hatırlamıyorum bile; ama söyledikleri hala aklımda .
  • Hesabını veremeyeceğiniz işlere kalkışmayın.. Çünkü öteki tarafta bulaşık yıkatmıyorlar.
  • Eskitiyorum eskitiyorum, kalıyor ne kadar güzel olduğun.
yorum | | Devamı...

Albert Schweitzer Sözleri

Unknown 16 Aralık 2012 Pazar 22:43

16 Aralık 2012 Pazar




















  • Kimse yillarca yasadigi icin ihtiyarlamaz. Insanlar ideallerine ihanet ettikleri zaman yaslanirlar.
  • Tehlikeli bir dönemde yaşıyoruz, insan kendine hükmetmeyi öğrenmeden doğaya hükmetmeyi öğrendi.
  • Mutlulugu sadece insanlarla "bölersen", onu Çarpabilirsin.
  • Büyük olmak iyidir, ama insan olmak daha iyidir.
  • Biz hepimiz o denli çok birlikte olduğumuz halde hepimiz yalnızlıktan ölüyoruz.
  • Ahlakliligin en büyük düsmani duygusuzlasmaktir.
  • Hayat, bencil veya düşüncesizce hareketler nedeniyle yok edilemeyeceği gibi, daha yüce bir değer veya amaç için de feda edilemez.
  • Ben daima şuna inanmışımdır ki, her birimiz hiç olmazsa yoksulluğun bir parçasını sona erdirebilmek için ufak bir şey yapabilir.
  • Insanlar arasinda cok sogukluk var, cünkü kendimizi aslinda oldugumuz kadar sicak kanli göstermiyoruz.
  • Mutluluk bizde olmadığı halde, başkalarına verebileceğimiz tek şeydir.
  • Biz bilgi edindikçe etrafımızdakiler anlaşılır bir hâl almaktan ziyade daha da gizemli olur.
  • Mutluluk iyi bir sağlık ve kötü bir hafızadan başka bir şey değildir.
  • Vazife duygusu, en büyük terbiyeci güçtür.
  • İnsan yaşamanın amacı başkalarına hizmet etmek, şefkat göstermek ve yardımcı olmayı istemektir.
  • Etik, yasayan herseye karsi hissettigimiz sonsuz sorumluluktur.
  • Uygarlık maddi ve manevi ilerlemedir; bu ilerleme gerek kişilere, gerekse topluluklara hayat uğraşısının yarattığı zorlukları azaltmakla olur.
  • Kimi vakit sönen hayat ateşimiz rüzgar gibi bir başkası tarafından körüklenerek alevlenir; ve her birimiz bu ateşi tekrar canlandıran dostlarımıza en içten teşekkürlerimizi borçluyuz.
  • Bir çok insan mutsuz olduklarını bilirler; ama daha fazla sayıdaki insan mutlu olduklarını bilmezler.
  • Her insanin bizi insan olarak ilgilendirdigi bilinci azalirsa kültür ve etik sarsilmaya baslar.
  • Gelişme iyi şeydir, yeterki her yönünden anlaşmaya varılsın.
  • İnsanın ahlakı insanla bitmemeli, evrene yayılmalıdır; bir parçası olduğu büyük hayat zincirinin yeniden farkına varmalıdır. Tüm varlığın bir değeri olduğunu anlamalıdır.
  • Sonsuzluktan bize ulasan ruhani ışının "ask" oldugunu fark eden, dinin, kendisine dogaüstü gercekler hakkinda eksiksiz bilgiler sunmasini istemekten vazgececektir.
  • Bütün dahiler göklere uzanır, Mozart ise gökten inmiştir.
yorum | | Devamı...

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Sözleri

Unknown 12 Aralık 2012 Çarşamba 20:43

12 Aralık 2012 Çarşamba











Kürt Edebiyatı;
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Sözleri
  • Hiçbir zaman doğru insan çıkmaz karşına. Ya zaman yanlıştır ya da insan.
  • Düştüğünde Yanında Olan Değil, Kalkman İçin El Uzatan Dosttur. Unutma, Kötü Günde Katkısı Olmayanın İyi Günde Hissesi Yoktur.
  • Bil ki, İnsanın değerini varlığı değil yokluğu gösterir. Unutma, Yokluğu birşey değiştirmeyenin, varlığı gereksizdir.
  • Kalp birkez kırıldı mı, Hiç kimseye aldırmaz ve hiçbirşeyi umursamaz. Belki mutluluğun sonu, ama huzurun başlangıcıdır bu.
  • Ne garip değil mi ? Sevdiğimiz insanın her yalanında bir doğru, Sevmediğimiz insanın her doğrusunda bir yalan ararız.
  • Aslında insanı en çok acıtan şey; hayal kırıkları değil. Yaşanması mümkünken, yaşayamadığı mutluluklardır.
  • İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.
  • Tok olan açın halinden anlamaz derler; ama bazen, aç olan da açın halinden anlamıyor...!
  • Hayatta hep mutlu olursam, Hayalini kuracak neyim kalır?
  • Yanlış kişiden samimiyet beklediğin an, kırılıyorsun.
  • Hiçbir şeye şaşmamak, çok akıllı olmanın belirtisidir derler; bence aynı ölçüde ve aynı güçte ahmaklık belirtisidir de.
  • Güzel bir kadın göze, İyi bir kadın kalbe hoş görünür. "Birincisi pırlanta gibi ama geçici, İkincisi mutluluk kadar gerçekçidir.
  • Hayata yeniden başlasaydım, saniyelerin nabzını tutardım.
  • Rahatlıkla mutluluk olmaz. Mutluluk acıyla elde edilir. İnsanoğlu hayata mutlu olmak için gelmemiştir.
  • Kadını kalkındıran,onu uçurumun dibine kadar yuvarlanmaktan koruyarak hayata yeniden doğmasını sağlayan biricik kuvvet aşktır.
  • Birini terk etmeye karar verdiğinde o kararın altında yatan gerçek Aslında senin çoktan terkedilmiş olduğundur...
  • Bazen susarsın.. yenilmiş sanırlar seni, eksik ve yaramaz. Unutma, susan bilir ki konuştuğu zaman kimse kaldıramaz.
  • Kadınlar sözleriyle değil, gözleriyle konuşur aslında. Bu yüzden onları anlamak için dinlemek yetmez, izlemek gerek yalnızca.
  • Kimbilir insanların seni aşağılaması belki daha iyidir. Böylelikle hiç olmazsa kendilerini sevmek zahmetinden kurtarıyorlar.
  • Bazı insanlar gülüşleriyle kendilerini büsbütün ele verirler, siz de onun bütün iç yüzünü bir anda anlayıverirsiniz. Hatta hiç şüphe yok ki zeki bir gülüş bazen iğrenç olur, iyi görebilmek için her şeyden önce içten olmak gerekir.
  • Gülüş, ruhun hiç şaşmayan aynasıdır. Yalnız çocuklar kusursuz bir gülüşle gülmesini bilirler.
  • Gururlu bir insan, ancak kendini bilen ve kendini büyük bir titizlikle sorgulayıp, küçümseyen insandır.
  • Buluşlar gerçekleştirenler, dahiler alanlarıyla ilgili çalışmalarının ilk yıllarında çoğu kez son yıllarında da toplum tarafından hep birer salak olarak görülmüşlerdir.
  • İnsanın yaptığı yanlışlardan en büyüğü, başkaları karşısında gülünç olmaktan korkmasıdır.
  • İnsan daima başına gelen felaketleri sayar, sevinçleri değil. Eğer saysaydı, dün...yanın kendisine yeterince mutluluk sunmuş olduğunu anlardı.
  • Elindeki güç kadar oluyor, insanın isyanı da!
  • İnsan, hayata iki anlam yükler: Biri ağlarken, diğeri gülerken ve tek bir kere kıymet bilir; O da elindekini kaybederken.
  • Mutlu olmanın iki yolu var: Ya isteklerinizi azaltacaksınız ya da imkanlarınızı zorlayacaksınız.
  • Her şey üstüne üstüne geliyorsa, Belki de sen ters gidiyorsundur..
  • Bir kadın bakıyor pencereden. Mutsuz. Bir adam geçiyor karşı kaldırımdan. Umutsuz... Aşk, tam ortada duruyor. Adam bakıyor. Kadın ağlıyor. Aşk, geçip gidiyor.
  • Kimilerine derler ki: Bu sersem, bundan adam olmaz." Bende diyorum ki: "Ne yapsınlar peki, yanlış hayat doğru yaşanmaz.
  • Başarılı olmayı hedefleyen bir kimsenin, başına gelecek zararları ve yıkımları da göze alması gerekir. Bu da, sağlam bir kişiliğe sahip insanlarda bulunabilir ancak.
  • Üstün zekalı insanlarda paradokssal düşünceler oluşur. Onlar yaşamları boyunca bu düşüncelerinden dolayı ızdırap çekerler. Ve düşünceleriyle birlikte yaşamanın bu denli acı verici, hatta imkansız olması için yüksek bir fiyat ödemişlerdir.
  • Yaşamdan korkmayın çocuklar. İyi, doğru bir şey yaptığınız zaman yaşam öyle güzel ki.
  • Erkek, ulaşamadığı kadını lanetler. Kadın, ulaşamadığı erkeğe "aşk" der.
  • Dünya mı yıkılsın yoksa bir bardak çay mı içersin?” deseler.. “Ben çayımı içtikten sonra dünyanın canı cehenneme” derdim.
  • Acı ve acı çekme, büyük bir zekaya ve duyarlı bir yüreğe sahip kişiler için her zaman kaçınılmazdır...
  • İnsanlar aptal olmasalar bile, şunu söyleyeyim ki, dehşetli nankördürler. Evet, hem de eşi bulunmaz bir nankör. Bana kalırsa insanı, iki ayaklı nankör yaratık diye tarif edebiliriz. Bu kadarla yetinirsek, en önemli kusuru unutmuş oluruz. İnsanın en büyük kusuru: Erdemsizliğidir.
  • İnsanlığa hizmet yolunda büyük işler başarmayı düşlüyorum sık sık, gerçekten de insanların mutluluğu uğruna çarmıha gerilmeye bile giderim belki, ama öte yandan bir insanla aynı odada iki gün yalnız kalmaya dayanamam, bunu deneyimlerimden biliyorum. Bana yakın olunca kişiliği onurumu eziyor, özgürlüğümü kısıtlıyor. Gelgelelim, kişilerden nefret ettiğim ölçüde insanlığa olan sevgim artıyor.
  • Kadın, her ihtiyacını karşılayacak tek bir erkeği ister. Erkek ise, tek ihtiyacını karşılayacak her kadını.
  • Gerektiği zaman ağlamaktan çekinme. Çünkü gözyaşları, söyleyemediklerini söylemek içindir.
  • Her mutsuzluğun ötesinde yine yaşam bekler..Ama insana özgü bir yeteneksizliktir yaşayamamak !..Yoksa hangi balık boğmuş kendini ; Hangi serçe atlamış damdan.
  • Bir insanın en iyi tarifi iki ayaklı ve nankör olmasıdır.
  • Bir gün sana dair yazacak yer olursa, o yerde ilk karşılaşmamızı anlatırım ; Bu, bir şey ifade etmeyen boş bir hikayedir !..Ama ben ondan tam bir pramit yaptım...!
  • Baş kaldıranları her zaman yenecek üç güç vardır yeryüzünde bunlar; mucize, sır ve otoritedir.
  • Eğer sen, başkalarından kendine saygı beklersen bu onlar için büyük bir şeydir.Sadece kendine saygı duyabilirsen diğerleri de sana saygı duymaya mecbur kalır.
  • Bil ki, 'mutlu son' diye birşey yoktur. Çünkü, Bir şeyde 'son' varsa orada mutluluk yoktur !
  • Zerrece suçum olmadığı halde birtakım düşler kurarak kendi kendimi suçlu bulduğum olmuştur...!
  • Birisini sevmek; onu Yaratıcı'nın kastettiği şekilde görmektir.
  • İyi insan, gülüşünü sevdiğiniz kişidir.
  • Üzülmek ve acı çekmek, büyük bilinçler ve derin yürekler için her zaman zorunludur.
  • İnsan birşeyi elde etmek için çabalar. Onu elde edince de bir kenara atar. Gerçek değerini ise onu kaybedince anlar.
  • Hayat bir sınavdır; ama diğer sınavlara pek de benzemez. Çünkü bazen yaptığın bir yanlış, tüm doğrularını götürebilir.
  • Hayatımızda en yüce, en güçlü, en faydalı dayanağımız, ana baba evinden kalan hatıralarımızdır.
  • Bir anne için, evladının kapısında durup, ondan sadaka ister gibi sevgi dilenmekten daha onur kırıcı bir şey olamaz.
  • İnsanın ruhunu yücelten acı, ucuz bir mutluluktan daha değerlidir.
  • Gözleri sürekli gözlerindeyse sana olan merakındandır; ama gözlerini senden kaçırıyorsa, o gözlerde sana ait birşeyler vardır.
  • Seni benden koparıyorlar. Hayır, hayır! Seni değil; kalbimi koparıp götürüyorlar. Nasıl iştir bu? Hem ağlıyor, hem gidiyorsun.
  • Kalbi olup da aklı olmayan bir kadın, aklı olup da kalbi olmayan bir kadın kadar mutsuzdur.
  • Bir kadının yaşamı; herhangi bir erkeğe boyun eğip bağlanmak için bir arayıştan başka bir şey değildir.
  • İnsan gayeye ulaşmak için çalışmayı sever, fakat ulaşmayı pek istemez; bu hal hiç şüphesiz çok gülünçtür.
  • Sevmek; Güzel birinde aşkı aramak değil, Bir başkasında; 'Kendini bulmaktır.
  • Sevmek; güzel birinde aşkı aramak değil. O kişide, bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında, 'kendini bulmaktır.
  • Acı ve üzüntü, engin bir bilinç ve derin bir yürek için her zaman zorunludur.
  • Bir ağacın önünden onu sevmeden, onun var oluşundan mutluluk duymadan geçilebileceğini aklım almıyor.
  • Eğer kirli bir ırmağı içine alıyorsan, bozulmadan kalabilmen için deniz olmalısın.
  • Eğer karşındaki kişi kadınsa, yapacağın hamleyi iki kere düşünmen gerekir. Çünkü o hep bir adım öndedir.
  • İnsanın yalnızca mutluluğa değil ,mutsuzluğa da ihtiyacı vardır.Mutluluk kadar mutsuzluk da gereklidir.
  • Bir anlık mutluluklar değil mi yaşamı bunca güzel, bunca yaşanılası kılan?
  • Sadece hayat veren değil, hayat verip hak eden, baba adını taşıyabilir.
  • Hayatta elinden gelen herşeyi yapmadan, seçtiğin kadını sevmekten vazgeçip onu gerçek karakteriyle görmeye başlamadan önce evlenme.
  • Bir insan umudunu yitirir ve amaçsız kalırsa, sırf can sıkıntısı bile onu bir hayvana çevirebilir.
  • Şuna kesinlikle inanın ki, halkını anlamayan, onunla bağlarını koparan insan bunu yaptığı ölçüde yurduna inancını yitirir, ya dinsiz olur ya da duygusuz bir odun.
  • Amacına ulaşmak için hiçbir şeyi küçümseme, tam ulaşamazsan bile dene ; Belki başarırsın. Hepimizin güvenini bağladığımız şu ' Belki ' hiç de azımsanmayacak bir umuttur.
  • Yeni bir adım atma, yeni bir kelime söyleme, insanların en fazla korktuğudur.
  • Bence, şeytan diye bir şey gerçekte yoksa, kişioğlu uydurmuşsa onu, kendine bakarak, kendisini örnek alarak uydurmuştur.
  • Ben hasta bir adamım... Gösterişsiz, içi hınçla dolu bir adamım ben. Sanıyorum, karaciğerimden hastayım. Doğrusunu isterseniz, ne hastalığımdan anladığım var, ne de neremin ağrıdığını tam olarak biliyorum.
  • Diyelim ki, derin bir acım var, karşımdakinin acımın ölçüsünü tam olarak öğrenmesi olanaksızdır. Çünkü o hiçbir zaman benliğime gitmez, sadece bir başkası olarak kalır.
  • İnsanın kendisinden yüz cevirmeye, dünyada olup bitenleri gormemezlikten gelmeye hakkı yoktur.
  • Kolay bulunan bir sevgi mi, yoksa insanı yücelten bir acı mı daha önemli ?
  • Kadın, her şeyi gören gözü bile aldatır.
  • Çocuk dünyanın en büyük saadetidir.
  • Niyeti iyilik olan, karşılaştığı kötülüğe takılıp kalmaz.
  • Şurası açıktır ki, biz sevgiyi acıya bulayarak severiz.
  • Acıda hazların en tatlısı saklıdır.
  • Zamana güven, her şey unutulur.
  • Tanrı olmasaydı herşey mûbah olurdu.
  • Sevgi her zaman karşılık görür, kin de.
  • Sevgi ile kin kalpte uzun süre barınamaz.
  • Bu dünyadaki en zor şey, kendi kendine sadık kalmaktır.
  • Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.
  • Evlenme boşanma işi sırf kadınların elinde olsaydı, bir tek nikah sağlam kalmazdı.
  • İnsanoğlu çok derin bir varlıktır.Ben tanrı olsaydım bu kadar derin yaratmazdım.
  • Herkesin yanlış yaptığı şeyi sen doğru yaparsan; Herkesin yaptığı doğru, senin yaptığın yanlış olur.
  • Rus’u kazıyın, altından kesinlikle Kazak çıkar.
  • İyi yürekli akılsız bir aptal, kötü yürekli akıllı aptallar kadar mutsuzdur. Bilinen bir gerçek bu…İşte ben iyi yürekli, akılsız aptalın biriyim. Sen de zeki, kötü yürekli bir aptalsın. İkimiz de mutsuzuz, ikimiz de acı çekiyoruz.
yorum | | Devamı...

Charles Bukowski Sözleri

Unknown 10 Aralık 2012 Pazartesi 18:58

10 Aralık 2012 Pazartesi














  • Aşk ne zaman biter biliyor musun ? Bitti dediğinde yüreğin acımıyorsa.
  • Size zamanını ayırmayan birine, Asla kendinizi harcatmayın.
  • Üzülme evlat, Kaybettim sandıkların, kurtulduklarındır belki.
  • Sevmek belki bir şeydir; ama sevildiğini bilmek çok şeydir.
  • İnsan; Geçmişin hasretçisi, geleceğin özlemcisi, yaşadığı anın şikayetçisidir.
  • Sevdirmeye gayret etme kendini, sevilmeye terket.
  • Sevmeyi falan değil, yalnızlığı öğren! -Çünkü en çok ona ihtiyacın olacak...
  • Zaman unutturmaz dostlarım, sadece uyuşturur.
  • Yeterince dürüstsen, fazlasıyla aşık ve gerçekten seviyorsan; Hazırsın demektir: artık mutsuz olabilirsin.
  • Boş insanlarla içi dolu hayaller kuramazsınız .
  • Benim de kalbim boş artık, Tıpkı sizin beyniniz gibi...
  • İnsanların, senin hakkında ne düşündüklerini önemsemeyerek, ömrünü uzatabilirsin mesela.
  • Basit erkek, bütün bayanlara güzelsin demeyi tercih eder. Basit kadın buna inanır, zor kadın güler ve geçer. hayat devam eder.
  • Tünele girdiğinizde dikkat edin dostlarım, umut sandığınız ışık tren farı olabilir.
  • Bu kadar iyi niyetli olmayın, Çünkü en yakın bildiğiniz vefasız çıkabilir ve sizi düşmanlarınız değil de dostlarınız yıkabilir.
  • Dostumsan yanımda, düşmanımsan karşımda ol. Ortada bir yerde isen; Benden uzak ol...
  • Yalnız olmak, Yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.
  • Sırtından vurana kızma, ona güvenip arkanı dönen sensin. Arkandan konuşana da darılma, onu insan yerine koyan yine sensin.
  • Seni hiçbir zaman affetmeyeceğim", içerisinde "Seni hiçbir zaman unutmayacağım"ı da barındırır.
  • Unutmayın dostlarım, Daha çok seven taraf, kaybetmeye daha yakın taraf olur hep.
  • Anladım ki; Hayatında birinin olmaması değil, birinin hayatında olamamakmış yalnızlık.
  • Gülmenin moda olduğu bir devirde ağlıyorum... Genç olmanın moda olduğu bir devirde yaşlıyım... Seni sevmenin daha az cesaret istediği bir devirde, senden nefret ediyorum...
  • Hep kalıplara uymayı reddettim. Geldiğim nokta şu; Diğerlerinden daha mutsuz, bi o kadar umutsuz ama kafam hepsinden daha güzel.
  • bir çiçeğin büyümesi bizi ne kadar kederlendiriyorsa, ölüm de o kadar kederlendirmeli. korkunç olan ölüm değil, yaşanan ya da yaşanamayan hayatlardır.
  • Kuşkusuz ki en büyük ön yargı; etrafımızdaki herkesi insan sanmamızdır.
  • Kadınlara yalan söylemekten çekinmeyin. Yeter ki kendileri için söylendiğini bilsinler.
  • Her şeye rağmen huzur vardı havada.
  • Ne zaman ki en sevdikleriniz yanıltır sizi,ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini ,ne zaman ki yanlızlıktaki o muhteşem gücü keşfedersiniz ,işte o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.
  • Bazı insanları acı büyütür ve yaşatır. Acı çekmeden; daha doğrusu yeterince acı çekmeden, yitirmeden, o korkunç yalnızlığı tatmadan kendisi olamaz bazı insanlar. Ne zaman ki en sevdikleriniz yan çizer,ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini, ne zaman ki yalnızlıktaki o muhteşem gücü keşfederseniz, o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.
  • Hayat öyle lanet birşey ki; Sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, Konuştuğunda ise susmadığın için kahreder.
  • Mutlu bir yalnızlık, mutsuz bir beraberlikten iyidir dostlarım.
  • Mutlu olmadığın biriyle mutlu görünmeye çalışma. Olan mutluluğa olur.
  • Senin unutamadığın, daima senden uzakta olandır...
  • Her insanın, hayatında kaçmakla direnmek arasında bir seçim yapmaya zorlandığı anlar vardır. Ben direniyorum.
  • Kuşkusuz ki en büyük ön yargı; etrafımızdaki herkesi 'insan' sanmamızdır...
  • En büyük acı, Başkalarıyla paylaşmaya cesaret edemediğin acıdır.
  • Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin Ya da olanları kabullenmeyi. İyiliklerinle güçlenir, keşkelerinle tükenirsin. karar senin.
  • Bir insanı sevmek mümkün mü sence ? iyi tanımadığınız biri ise belki. ben insanları pencereden seyretmeyi severim...
  • İnsanlar yorgun, Hayat tarafından cezalandırılmış, Ya sevgiyle ya da sevgisizlikle Sakatlanmış.
  • Gerçekten verecek sevgim var; ama bunu hakedecek kimsem yok..
  • Yılların, bana öğrettiği şeylerden biri de bu oldu; Mutluluğu yakalamışsan, sorgulama.
  • Bu kadar iyi niyetli olmayın, Çünkü en yakın bildiğiniz vefasız çıkabilir ve sizi düşmanlarınız değil de dostlarınız yıkabilir.
  • Acıya kahkaha atabilmek bir sanatsa eğer; Ben çok pahalı bir tabloyum.
  • Yaşam felsefemi sordular cevapladım .. "Sonsuza dek yaşayacakmış gibi düşün, yarın ölecekmiş gibi yaşa.
  • İnsanların size karşı olması diye bir şey yoktur dostlarım, onlar sadece kendilerinden yanadırlar o kadar.
  • Suçum var mı ? Tabi ki var. Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatam.
  • ve aşk iki kez geldiğinde ve iki kez yalan söylediğinde bir daha asla sevmemeye karar verdik böylesi adilaneydi bize ve aşkın kendisine.
  • Aşikardı: İnsanların, iyi insanların kötü insanların, hatta korkunç insanların bile başına gelenler adil değildi sanki. Tuzağa düşmüş bir dünyanın tuzağa düşmüş hayatında ilerledik metal makinelerin arasında, ve bu çok tuhaftı dostlarım.
  • Ortalama insanda; herhangi bir günde, herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet ve saçmalık vardır. O yüzden ortalama erkekten ve ortalama kadından sakının; Kendileri tam sevemedikleri için, senin sevginin eksik olduğuna inanırlar.
  • Sürekli kalabalıkları arayanlardan sakının; tek başlarına bir hiçtirler.
  • Hayatınızdaki odunlar yalnızca cehenneminize yakıt oluyor. Biriktirmeyin dostlarım...
  • Ortalama insanda Herhangi bir günde herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet ... ve saçmalık vardır. Ve cinayet konusunda en becerikliler Cinayet karşıtı vaaz verenlerdir Ve nefreti en iyi becerenler Sevmeyi vaaz edenlerdir Ve son olarak Savaşı en iyi becerenler Barış vaazı verenlerdir.
  • Yalnızlıkla beslenen biriydim; yalnızlığımı alırsanız yemeğimi ve suyumu almış kadar olursunuz. Yalnız kalamadığım her gün gücümden bir şeyler alıp götürür. Bununla övünmüyorum ama önemliydi benim için. Odanın karanlığı güneşti bana.
  • Yanındaki seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında, zorlama kendini. Hayat rahat ve anlayışlı insanlarla Ve hayat hak ettiği gibi yaşandığında güzel. Ve unutma ; Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.
  • Noel ve Yılbaşı üzerimize doğru geliyor yine. O mide bulandırıcı ikili. Televizyon mağaralarından çıkan bütün o kalabalık. Aile toplantıları. Hiçlik, sahte sarhoşlar, sahte gülümsemeler, sahte insanlar. Bir şekilde atlatırız umarım, bir kez daha.
  • Bence içmek, her gün tekrarlanabilen ve ertesi gün tekrar hayata dönülebilen bir intihar şeklidir.
  • mahvolmuş hayatlar olağandır bilgeler için de ahmaklar için de.
  • Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar. Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar. Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik, Sarılmak yakar bizi" deyip aşkı hep, uzaktan sevdik.
  • Düştüğümüz kuyular sandığımız kadar dipsiz değil aslında, tutunmaya çalıştğımız ipler çok kısa.
  • seçimini zekice yapmak yarılamakır zafere giden yolu; diğer yarısı kayıtsızlıkla fethedilir. bir yanda istediğin her şeyi söyleyebilirsin, öte yanda mecbur değilsin. Ben bir sekilde ikisini de yapmayi becerdim. Bu yüzden benimle bir sorununuz varsa size aittir.
  • Martılara attığım simit, önüne süt bıraktığım yavru kediler, Ve sana verdiğim değer, Hayvan severlik bu olsa gerek.!
  • Eğer iki kişi arasında kalıyorsanız; ikinciyi seçin. Çünkü birinciyi gerçekten sevseydiniz, ikincisi olmazdı.
  • Mutlu insanlar; Herşeyin en iyisine sahip olanlar değil, Sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir .
  • Afrika'ya ilaç göndermeye karar vermiştik; fakat hepsinin üzerinde tok karnına yazıyordu.
  • Yalnız kalmaktan hoşnut biriydim eskiden, Şimdi yıkıldı duvarlarım her şeyin kenarları var.
  • Birinin kalbini kırmadan önce iki kere düşünün dostlarım! Hele ki o kişi sıradan biri olmamışsa hayatınızda.
  • Hıçkırarak ağlayan bir kadının gözyaşları, Ağlatan adamın başına geleceklerinin altına atılacak imzadır .
  • Pek çok iyi adam bir kadın tarafından köprü altına düşürülmüştür.
  • Onun sana tüm yaptıklarına rağmen affedebilirsin; Zor olan onu affettiğin için kendini affedebilmektir.
  • Herkes herkesi aynı sevemez dostlarım.. Kimileri gururunun yettiği kadar sever, Kimileri de ömrünün yettiği kadar.
  • Kalbi kırmaya tek bir söz yeter; ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür, ne de bir ömür yeter.
  • Gittiğinde ağlarsın, şarkılarda, filmlerde, ona-buna, her şeye ağlarsın. Aklın başına gelince de boşa harcadığın zamana ağlarsın.
  • Yüzde yüz insan yoktur aslında. Hepimizin, başkalarının farkında olup bizim farkında olmadığımız deli ve çirkin bir yanı vardır. Yoksa bu çiftliğe nasıl katlanabilirdik?
  • Yolun bitimine kadar gelmeleri şart değil. Herkesin gidebileceği bir yol vardır . Sen yeter ki, kendin kalabilmeyi becer. Çünkü kendinden başka kimseye mecbur değilsin'. Zorlama kendini, Bırak yanındaki seni mutlu ettiği sürece seninle gelsin. Sen istemediğin sürece, hiçbir şey için ödün vermemelisin. Çünkü uğruna fedakarlık yaptığın kişi, yarın seni unutabilir. Ve unutma; Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir...
  • Tabi ki bir insanı sevebilirsiniz, eğer onu yeterince tanımıyorsanız.
  • Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin.. Ne sen başkası için mecburi istikametsin; ne de başkası senin için. Yorma kendini; bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.
  • Aşk bir emre dönüştüğünde, nefret hazza dönüşebilir.
  • İnsan olmak rezil bir şeydi; öyle çok şey vardı ki olup biten.
  • Aşk biraz anlam içeren bir yoldur; seks yeterince anlamlıdır.
  • Acı hissetmemek duyguların kesintisi demektir; her çoşku şeytanla pazarlıktır.
  • Hayat ile Sanat arasındaki fark, sanatın daha katlanabilir olmasıdır.
  • Birini ne kadar çok seversen, Hayat onu senden o kadar uzaklaştırır...
  • Dünyadaki en saf insan olduğunu iddaa eden kişiler, aslında şeytana danışmanlık yapabilecek kapasitede kişilerdir. Unutmayın
  • Biri bana çirkin olduğumu söyledikten sonra; gölgeyi güneşe, karanlığı ışığa yeğler olmuştum.
  • Yalnızlıktan daha kötü şeyler de vardır; ama çok geç kalırız onları anlamakta. Ve çok geç'ten daha kötü birşey yoktur.
  • Düşündüm de, insan kendi yaşamının yağmurlarında ıslanma fırsatını kaçırmamalı.
  • Mutluluğu yakalamışsan, sorgulama.
  • Hemen herkes dahi doğar, geri zekalı gömülür.
  • Cesur insanın hayal gücü kısıtlıdır. Korkaklık kötü beslenmenin bir sonucudur.
  • Cinsel ilişki; şarkı söylerken ölümün kıçına tekmeye basmaktır.
  • Egemenlik gerçekten milletin olduğunda hükümetlere gerek kalmayacak; o zamana kadar boku yedik.
  • Hayat prova değildir, anı yaşamalısın.
  • Erkek kadına tokat atarsa erkek suçludur, Kadın erkeğe tokat atarsa yine erkek suçludur.
  • Sizi bilmem ama ben her sabah ayakkabılarımı bağlamak için eğildiğimde tanrım yine mi? Diye geçiririm içimden.
  • Harikulade düşünceler ve harikulade kadınlar kalıcı değildirler.
  • Hiçbir şey gerçek kadar sıkıcı olamaz.
  • Dengeli insan delidir.
  • Yalnız kalmaktan daha kötü şeyler de vardır hayatta ama genellikle bir ömür alır bunun farkına varmak o zaman da çok geçtir ve çok geçten daha kötü bir şey yoktur hayattta.
  • Yaşayan bir amerikan ayyaşı ölü bir yunan tanrısından daha çok ilgilendirir beni.
  • Bir kaplanı yakalayıp kafese koyabilirsiniz ama onu kırdığınızdan asla emin olamazsınız. Insanlar daha kolaydır.
  • Entellektüel; basit bir şeyi karmaşık söyleyebilen kişidir; sanatçı ise zor birşeyi kolay.
  • Sığınak çukurlarında melek bulunmaz.
  • Yaşamayı öğrenmek için birkaç defa ölmek gerek.
  • Tanrının nerede olduğunu bilmek istiyorsan, ayyaşa sor.
  • Mezarlıktayken seksen yaşıma kadar yaşamaya karar verdim. Düşün, seksen yaşındasın ve on sekizlik bir kızla seks yapıyorsun. Ölüm oyununda mızıklamanın en iyi yolu.
  • Gece sisini delen bir ışıktır aşk. Sarhoş olduğunuzda bulamadığınız anahtardır aşk. On yılda bir gerçekleşen şeydir aşk. Diğer insanın mahvettiğini sandığın şeydir aşk. Çalan telefondur aşk, aynı ses ya da başka bir ses ama asla doğru ses değil. İhanettir aşk. Evsizlerin ara sokaklarda alev alev yansımasıdır aşk. Eski bir Los Angeles otelinin çatısına yağan yağmurdur aşk. Istakoz gibi haşlanma biçimimizdir aşk. Söylediğimiz bütün yalanlardır aşk. Çığlığı hala yankılanan andır aşk. Yerde sürünen şeydir aşk. Bir yabancıya dayanmış dans eden karındır aşk. Ve çok fazla ve fazlasıyla erken kullanılan bir sözcüktür aşk.
  • Kumar oynamazsan asla kazanamazsın.
  • Bira içmek için buradayız ve hayatlarımızı öyle yaşamalıyız ki ölüm bizi almaya geldiğinde titresin.
  • Bir daha birama dokunursan dişlerini ağzına dökerim.
  • Sadece sıkıcı insanlar sıkılır.
  • Saçımı taradım keşke yüzümü de tarayabilseydim.
  • Gerçek; susuz yenen bir portakaldır.
  • Kadınımı ödünç al ama arabamı asla.
  • Kadın olsam hayat kadını olurdum.
  • Damlayan musluklar, tutku osurukları ve patlak lastikler hepsi de ölümden daha hüzün verici.
  • Bir metropol gazetesi, kötü haber yazmadan önce kendi nabzını ölçer.
  • Dostun kimmiş öğrenmek istiyorsan kodese gir.
  • Gömlek kartonlarının sonu.
  • Banyoya girdiğinde aynayı değil! Ellerini es geç.
  • Öyle ya da böyle, o acayip ve çılgın dönemin, o uzak saatlerin şiirlerinin bir çoğu işte burada. Sigara dumanıyla buğulanmış odada altmışsekiz bir vaziyette şansımızı denedik. Umarım işinize yarar, yaramazsa da, eh o zaman,
  • Bazen hepimiz bir filme hapsolmuşuz hissine kapılıyorum... Repliklerimizi biliyoruz, nereye doğru yürüyeceğimizi biliyoruz, nasıl oynayacağımızı biliyoruz, sadece kamera yok... Yine de çıkamıyoruz filmin içinden! Ve film kötü.
  • İlk şiirler şu anda bulunduğum noktadan daha lirikler. Bu şiirleri beğeniyorum ancak "Bukowski'nin ilk şiirleri çok daha iyiydi," iddiasında bulunanlara katılmıyorum. Kimileri bu iddiaları eleştiri yazılarında dile getirdiler, kimileri de dedikodu sohbetlerinde. Şimdi okuyucu kendi kararını ilk elden verebilir. Bugünkü şiirimde konuya daha doğrudan yönelip özüne iniyorum ve sonra da çıkıyorum. Önceki ve bugünkü tarzlarımın birbirinden daha üstün ya da başarısız olduğuna inanmıyorum. Farklılar, hepsi bu.
  • Yine akşamdan kalmaydım ve sıcak dayanılır gibi değildi kırk derecelik bir hafta. Her gece içmeye devam ediyor, sabahları taş ve her şeyin olanaksızlığıyla yüzleşmek zorunda kalıyordum. Çocukların kimileri Afrika güneş kaskları ve gözlükleri giyiyorlardı; ama ben, hep aynıydım, yağmur ya da güneş, yırtık pırtık giysiler, çivileri ayaklarıma batan eski ayakkabılar. Mukavva parçaları koyuyordum ayakkabılarımın tabanlarına. Bir süre için iş görüyorlardı, ama çok geçmeden çiviler topuklarıma batmaya başlıyorlardı yine. Viski ve bira, terliyordum koltuk altlarımdan ve sırtımda bir torbayla dolanıyordum çarmıh misali; torbadan dergiler çıkarıyor, binlerce mektup dağıtıyordum güneşin altında kavrulup sendeleyerek.
  • Ben bir Charles Bukowski modası olduğunun farkında değilim. Yalnız yaşayan biriyim, kalabalıktan hoşlanmam; bu tür tuzaklara düşmeyecek kadar yaşlı, kuşkucu ve çakalım. Bu iki haftada yaptığım üçüncü söyleşi, ama ben buna modadan ziyade matematiksel bir tuhaflık olarak bakıyorum. Umarım hiçbir zaman moda olmam. Moda olmak lanetlenmek demektir. Bende ya da yaptığım işte bir tuhaflık var demektir. Sanıyorum 46 yaşında, 11 yıl boyunca sessizce çalıştıktan sonra böyle bir şeyden endişe etmeme gerek yok. Tanrılar benimledir umarım. Benimle olduklarını düşünüyorum.
  • Bitkin bir halde fabrikadan veya depodan eve dönüşte, yemek, uyumak ve tekrar sefil işe dönmek dışında pek bir işe yaramazdı sanki gece. Fakat o yırtık perdeli aşınmış kilimli, tuvaleti ve küveti koridorun sonunda bulunan, havasında benden önce gelmiş bütün kaybetmişlerin hissedildiği bir eski odada beni bekliyor olurdu daktilo.
  • Karayolunda seyreden arabaların ışıklarını görebiliyorum. Sonu gelmeyen bir ışık akışı. Bu kadar insan. Ne yaparlar? Ne düşünürler? Hepimiz öleceğiz, hepimiz, ne sirk! Bunu bilmek birbirimizi daha çok sevmemiz için yeterli bir neden olmalı, ama değil. Son derece önemsiz şeyler bizi dehşete sürükleyip dümdüz ediyor, yutuyor.
  • Kendimize işkence etmek için kullanmak isteyeceğimiz bir şey hep bulunur sanırım. Hipodromda başkalarının hislerini paylaşırsın; o ümitsiz karanlığı, pes edip vazgeçmenin kolaylığını. Bahisçilerin dünyası gerçek dünyanın makul ölçülere indirgenmiş şeklidir; hayatın ölümle sürtüşmesi ve kaybetmesidir. Sonuçta kimse kazanmaz. Geciktirmektir tek isteğimiz, o göz kamaştırıcı ışıktan gözlerimizi bir an için kaçırmak. Allah kahretsin, amaçsızlık üzerine düşünürken sigaramın yanık ucu parmağıma çarptı. Bu da beni uyandırıp Sartre havasından çıkardı. Mizah gerek bize, kahkaha gerek. Eskiden daha çok gülerdim, herşeyi daha çok yapardım. Yazmak hariç. Artık yazıyorum, yazıyorum ve yazıyorum.
  • Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem.Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.
  • Acı çekmek için ayyaş olmak, bir kadın tarafından sıfırlanmak gerekmiyordu , ama acı çekip ayyaş olunabilirdi. Bir süre, gençlikte özellikle, talihin senden yana olduğunu sanabilirdin, bazen senden yanadır da gerçekten. Ama senin farkında bile olmadığın ve senin aleyhine işleyen birtakım ortalama hesaplar ve kanunlar vardır, her şeyin yolunda gittiğini sandığın zamanlarda bile.Bir gece, sıcak bir salı gecesi o ayyaş sen oluverirsin, sensin o ucuz pansiyon odasında olan, ve daha önce o odalarda olmuş olmanın da bir yararı olmaz, daha da kötüdür hatta, çünkü bir daha bu duruma düşmemeye karar vermişliğin vardır. Bir sigara daha yakmaktan, bir içki daha içmekten, o sıvası dökük duvarlarda bir çift göz, bir çift dudak aramaktan başka bir şey de gelmez elden.
  • Kader tanrıçasının zalim olduğu ve sonunda hepimizin posasını çıkaracağı doğru; ama sıkı, ölümsüz bir kaybedenden daha yıldırıcı hiçbir şey yoktur. İşin sırrı şunda yatıyor; herkes kaybedebilir, kaybetmek yeteneklerin en kolayıdır.
  • İnsan ruhunun derisi yoktur, şarkı söylemek isteyen iç kıvrımları vardır,duymuyur musunuz? Mırıldanıyor, duymuyor musunuz yoldaşlar? Sıkı bir hatun ve yeni bir Cadillac hiçbir şeyi değiştirmeyecek... Temel Reis yine tek gözlü kalacak ve Nixon yeni başkanımız olacak. İsa çarmıhtan indi, şimdi bizi çivilediler lanet şeye. Seçimimiz seçim değil. Çok hızlı hareket edersek, ölürüz. Yeterince hızlı hareket etmezsek, yine ölürüz. Onların destesiyle oynuyoruz; kıçında iki bin yıllık Hristiyan tıpası varken nasıl sıçacaksın?
  • Hastaneler sizi neden sunmaksızın öldürmeye çalıştıkları yerlerdir. Amerikan hastanelerinde ki soğuk ve ölçülü acımasızlığın nedeni doktorların fazla mesai yapmaları ya da ölümü kanıksamış, sıkılmış olmaları değildir. Asıl neden çoğu zaman başları ile kıçlarını ayırdetmeyi beceremeyen, cahillerin hayranlığa boğulup merhemi elinde bulunduran büyücü olarak gördükleri ve çok az iş yapıp çok fazla para kazanan doktorların kendileridir.
  • Bir keresinde adamın birinden shakespeare sevmediğimi yazmaya hakkım olmadığını anlatan uzun ve öfke dolu bir mektup almıştım. gençler bana kanıp shakespeare okuma zahmetine bile girmeyeceklerdi. böyle bir konum almaya hakkım yoktu. sayfalarca bunu söyletip durmuştu. cevaplamadım. ama burda cevaplayacağım.s..... git lan.ben tolstoy'da sevmem.
yorum | | Devamı...

İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.



İletişim;

Ad

E-posta *

Mesaj *