Güncel Başlıklar:
kürt şair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kürt şair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Annemin Tütün Yaprakları Arasında Çekilmiş Resmi

Unknown 7 Aralık 2014 Pazar 14:46

7 Aralık 2014 Pazar


Annemin Tütün  Yaprakları Arasında Çekilmiş Resmi

Tütün yapraklarının yeşili içindeki resmin
ışığı yansıtarak Şarktan
eğilirsin bitmek bilmeyen iplerinin içinde
gözünü dikip bakan tütün bitkilerinin
hüküm giydikten sonra kuşkulanmış gibi
yaprakları toplarsın
onları Çaroga’nın içine yatırırsın
boynunda asılı duran
ve Ber Heyvan’a taşırsın

Kederli yaprak yığınları
Suskunun yığınları
Şarkın Nuru altında saklı

Buruşuk ellerin
konuşurlar benimle
anlatırlar çalınmış bir çocukluğun hikayesini
benim anavatanımdaki kadınların yalnızlığını

Parmaklarına bakarım
yaprakları geçirirsin birer birer tütün şişinin üstüne
bir gerdanlığın içine düğümleyerek onları uzun boncuklar gibi
sonra diz çökersin tütün gerdanlıklarından yığının önünde
onları sırtına yerleştirirsin,
tepeye tırmanırsın çardağa ulaşmak için
ve kusursuz sıralarda asarsın onları
kurusunlar diye

Tütün gerdanlıklarından sonsuz sıralar
Kalbinin üstünde sonsuz yaralar

Kuruduğunu hissederim vücudunun iyice
yazortası sıcağında bir tütün bitkisi gibi
ve ömrün tütün yapraklarıyla aynı
toplandı ve yanıp kül oldu
bir sigara gibi
bir adamın parmakları arasındaki

Nazand Begikhani 
yorum | | Devamı...

İnsanın dinlediği ve duyumsadığı şeyler hiçbir zaman aynı yolda birlikte yürümediler.

Unknown 3 Aralık 2014 Çarşamba 22:49

3 Aralık 2014 Çarşamba


 İnsanın dinlediği ve duyumsadığı şeyler hiçbir zaman aynı yolda birlikte yürümediler.  Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

Burda - Şerko Bekes

Unknown 20 Ekim 2014 Pazartesi 06:54

20 Ekim 2014 Pazartesi


Burada:

Dağ: şair,
Ağaç: kalem,
Ova: kağıt,
Nehir: satır,
Taş: noktadır,
Ve ben: ünlem işaretiyim!

Şerko Bekes
yorum | | Devamı...

Asıl sorun şudur ki düşünemediklerimin bir gün bana ayak bağı olacağından duyduğum korkudur.



Asıl sorun şudur ki düşünemediklerimin bir gün bana ayak bağı olacağından duyduğum korkudur. Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

İnsan beyninde yuvalanan karanlık; parçalanmadan, güneşin doğması neye yarar?

Unknown 6 Ağustos 2014 Çarşamba 06:33

6 Ağustos 2014 Çarşamba


İnsan beyninde yuvalanan karanlık; parçalanmadan,
güneşin doğması neye yarar?

Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

Şêrko Bêkes ve Kürdün Kimsesizliği

Unknown 31 Temmuz 2014 Perşembe 04:17

31 Temmuz 2014 Perşembe

 

Çeviri, şiirin asıl ruhunu yansıtmaz. Hatta çevirinin şiiri öldürdüğü denir. Şêrko Bêkes'in Belge Yayınları'nca, gazeteci-yazar Sirwan Rahim'in önsözü ile "Güneyden Şiir Yağmuru" adıyla Türkçeye çevrilmiş şiir kitabını da bu önyargıyla okumaya başladım. Daha önce Kürtçenin Soranî lehçesinde dinlediğim Bêkes'in şiirlerinin çevirisinin aynı tadı vermeyeceğini biliyordum. 
Onun Türkçeye çevrilen şiirlerinin Soranî lehçesini düşünmek için, bu lehçeyi tam bilmek de gerekmiyor. Ki kitabı okurken Soranî'nin şiirsel akışkanlığını düşünmek bile, şiirlerin aslını okumak kadar zevk veriyor. Ancak aslın yerini hiçbir şey tutamayacağı için Şêrko Bêkes'in Soranî şiirlerini okumakta fayda var. 

Şêrko Bêkes gibi Silêmanî doğumlu olan Sirwan Rahim, Soranî'nin yanı sıra Kurmancî, Türkçe, Almanca ve İngilizce de bilmesi, çevirilen şiirlerde anlam kaymasını yok denecek kadar azaltmış. 1940 doğumlu Bêkes, kendi tabiri ile 'çocukluğundan beri' şiir ile yaşar. Babası Fayeg (Faik) Bêkes, 1900'lü yılların önemli Kürt şairlerindendir. Fayeg'in onlarca şiiri, hala şarkı ve marş olarak söyleniyor. Ve oğlu Şêrko Bêkes de, 8 yaşından günümüze kadar aralıksız olarak Kürt edebiyatına, özellikle de şiirine katkı sunmaya devam ediyor. Şiir yanında öykü ve tiyatro alanlarında toplam 41 esere imza atmış olan Şêrko Bêkes'in kitapları Türkçe yanı sıra İngilizce, Arapça, Farsça, İtalyanca, Almanca ve Flamanca gibi çok sayıda dile çevrildi. 
Eserleri yıllardan beri sınırları aşsa da, Şêrko Bêkes her şeyden önemlisi kendi dili ile halkına ulaşmayı en önemli görev sayıyor. Halen de Silêmanî'deki çarşının bir pasajın ikinci katında, ilerlemiş yaşına rağmen Serdem Yayın ve Dağıtım Evi'nde kendisi ile birlikte Silêmanîli genç Kürt edebiyatçı ve şairlerinin kitaplarının basımı ve dağıtımı ile ilgileniyor. Şiir ve edebiyat, onun yaşamının tümünü kapsıyor. Öyle ki günlük konuşmalarını yaparken yenir bir şiirini mi okuyor, havadan sudan mı söz ediyor, anlamak bir hayli zor...
Bêkes'in şiirlerinin ana temasını, doğa ve özgürlük oluşturuyor. Ayrıca peşmergelik yaptığı yıllarda devrim ve direniş üzerine de çok sayıda şiir yazdı. Edebiyat, özellikle de şiir dili olarak Kürtçe'nin Soranî lehçesinin yanı sıra Kurmancî lehçesini de çok iyi kullanan Bêkes'in şiirlerinde kullandığı dil ve tarzda, etkilendiği Kürt şairlerinden sıyrılarak kendi stilini yaratıyor. 
"Güneyden Şiir Yağmuru" kitabında Bêkes'in kendi stilini en iyi yansıttığı uzun baladlarından Derbendî Pepûle (Kelebek Boğazı) ile birlikte 140 şiiri bulunuyor. Binlerce şiiri arasından seçilen bu şiirlerde doğa ve özgürlük yanı sıra, özellikle de aşk ve yurtseverlik temalı eserleri bulmak mümkün. Ülkesinde yaşanan Enfal ve Halepçe katliamlarını annesinin ağzından 
"ah tanrım ah
ne zaman
kürdistanı da ziyaret edeceksin" 
diye bir yandan sorgularken, (Kürtler ve Tanrı bir birine benziyorlar; ikisi de ortaksız ve kimsesiz) katliama tanık olanların hislerine tercüman oluyor. 
Seçkideki en yalın şiiri ise, hiç şüphesiz "Ayrılmak":
Eğer
gülü biçerlerse
dört mevsimimden
bir mevsimim ölür
eğer sevgiyi çıkarırlarsa
iki mevsimim ölür
eğer ekmeği çıkarırlarsa
üçü ölür
ama eğer özgürlüğü çıkarırlarsa
yılım ölür.
ve bende ölürüm
Bu mısralar ile aynı zamanda şiirlerindeki öncelikleri görmek mümkün. "Güneyden Şiir Yağmuru" kitabında Kak Şêrko'nun şiirlerini Türkçe okurken, arka fonda Soranî'nin şiirsel tınısını duyumsamak, onun şiirlerinin verdiği hazzı muazzam artıracaktır. 

Kandıra 1 Nolu F Tipi Hapishanesi

* * *

Bajar

'Îro tenê di navbera du saetan de
li nav sînga bajarê min pêncî çem xeniqandin'
Qudis wisa got.
'Îro tenê di nav yek saetê de
di nav serê bajarê min de
sed stêrkên min serjê kirin.'
Hîva şeva ezmanê Santîago wiha ji min re got.
'Îro tenê di nav nîv saetê de
li ser kevirê reş î pişta min
mêjiyê gelek mirovên min perçiqandin.'
Hespekî reş î bijsor ê Afrîkaî wiha ji min re got.
Min jî got;
'Birano!
Tenê cudahiya navbera me ev e
Bajarê min wisa kuştin ku, deqîqe jî pê nehisiya.'

Şêrko Bêkes



Şêrko Bêkes ve Kürdün kimsesizliği / Mazlum Özdemir

yorum | | Devamı...

Güz Takvimi

Unknown 24 Nisan 2014 Perşembe 04:36

24 Nisan 2014 Perşembe




Güz Takvimi

Ayaklarına sürgün yol büyüten
Issızlıklardan gelen bir garip adem'im ben
Kendi içinde kendini arayan.
Herkesin "bizden değildir" diye ufaladığı
Meçhul bir adem.


Uzun uzun bir hikayedir;
Zulüm, kan, gözyaşı
Gecenin kederinde pimi çekilmiş zifiri
Bu çığırtkan sessizlik
Bu yeraltı uykusu...

Uzun uzun bir hikayedir;
Göğsümde çiğnenen bu kalp ağrısı..
.

Bir yalnız bırakılmayım
Aklımın sınırlara bölüşülmüş coğrafyasında.
Kendime yeni bir ülke düşünüyorum
Umut düşü maviliklerinde...

Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

Şeyhmus Dağtekin

Unknown 29 Temmuz 2013 Pazartesi 10:42

29 Temmuz 2013 Pazartesi



Şeyhmus Dağtekin, Kürt şair ve yazar. 1964 yılında Adıyaman’ın Harun Köyü’nde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Adıyaman’da, yüksek öğrenimini ise Ankara’da yaptı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne bağlı Basın Yayın Yüksek Okulu'nu 1986’da bitiren Şeyhmus Dağtekin, 1987 yılında Fransa’ya gitti. Halen Paris'te yaşayan Dağtekin, Fransızca'nın yanı sıra, Türkçe ve Kürtçe de yazmaya devam etmektedir.

Bugüne kadar Fransızca olarak sekiz şiir kitabı, bir de romanı yayınlanan ve Türkçe olarak da 1992'de yayınlanmış Aşkın Yalın Hali isimli bir çalışması bulunan Dağtekin, kitabı Juste un pont sans feu ile 2007'de Fransız dilinin en önemli şiir ödülü olan Mallarmé Şiir Ödülü’nü, 2008'de de Fransız Akademi'sinin Théophile Gautier Şiir Ödülü’nü kazandı.

Daha önce Les chemins du nocturne adlı kitabı ile Uluslararası Yvan Goll Şiir Ödülü’nü de kazanan Dağtekin’in 2010 yılında Doğan Yayınlarından Varlığın Öteki Yüzü adıyla bir çevirisi çıkan À la source, la nuit romanı ise 2004 yılında Fransızca'nın 5 Kıtası Özel Ödülü’ne layık görülmüştü.
yorum | | Devamı...

İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.



İletişim;

Ad

E-posta *

Mesaj *