Güncel Başlıklar:
bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Siyaset, yalan üretiminin yapıldığı imalathanedir.

Unknown 14 Haziran 2014 Cumartesi 05:04

14 Haziran 2014 Cumartesi


Siyaset,  yalan üretiminin yapıldığı imalathanedir. 
Meclis ise, 
bu yalanları halkın anlayacağı ve yutacağı dilde; 
halka açık bir şekilde sergilendiği
devletin; "açık artırma" pazar alanıdır


Ozan Deniz Sarıtop
yorum | | Devamı...

Nikola Tesla’nın Akı Üzümün Çöpü (1)

Unknown 24 Kasım 2013 Pazar 07:58

24 Kasım 2013 Pazar



Düşüncenin fotoğrafının çekilebilirliğini, O’nun Edison’un özüne akıtıp yumurtanın katılaştırıcı akına bulayıp ilan ettiği yıllar… Tesla da bu esnada yumurtanın akıyla bize neler yapılamayacağının imkânsızlığını göstermeye çalışırken gözümün önünde beliriverdi…

1898 yıllarındayız, gizemli münzeviyetin noktalandığı 1943’den gitgide uzaklaşasımız var; faz farkını sündürdükçe sündürmekteyiz. Düşüncenin fotoğrafının çekilebilirliğini, O’nun Edison’un özüne akıtıp yumurtanın katılaştırıcı akına bulayıp ilan ettiği yıllar… Tesla da bu esnada yumurtanın akıyla bize neler yapılamayacağının imkânsızlığını göstermeye çalışırken gözümün önünde beliriverdi. Tavanı camdan bir odada, asbestle kaplı aynalarda kendimi süzerken yakalandım. Yakalanmakla kalmadım; gözlerimi zekâya, ellerimi tutkuya buladım. Şöyle ileri zaman oluklarının fotoğraflarına baktığımda, Waldorf-Astoria otelinin Palmiye Odası’nda gözüktüğü gibi gözükmüyordu şimdi- ki orada bir papyona nasıl baktığım ya da onu nasıl gördüğüm değil, gözleriyle bütünleşirken içime nasıl akıştığıydı zemin… Ahhh! Nasıl akışırsa o kadar güzel!; tüm mahremiyet budalalığına rağmen çırılçıplak bakıyordu- bir karesinde bunun benim gücüm olduğuna dair tuhaf bir cümle geçmişti içinden-. Ne mahremiyetine özen gösterir gibi bakışlarımı kaçırmam ne de bir gizem yumağıyla birlikteymişim gibi davranmam gerekiyordu; aynı şeffaflıkta, yakın frekansları seviştirdiğimizden yanıbaşındayken içimde okaliptüs ferahlığı vardı. Sinir dokularına nüfuz eden miliamperler gibi bir etkim var şimdi, derinin altına sızan minik akımlar kadar öldürücü olmadığımı fark etti.
Mikrop ve üçe bölünebilen sayı takıntısı bile batmayacak derecede bir bağ sürekli üçle çarpılıp büyümekteydi. Saat kaç diye sormam gerekti birkaç hayal mektebi anında ve şu cevapları aldım aniden: Üç, üç, altı, oniki ve dokuz… İlginçti!
Birden ormanın kalbini gören Marguerite Merington geldi aklına, dikkati onun yazıp ettiklerine boyandı ve daha sonra çalıp ettiklerine… Bir yandan gözleri önüne devrik bana bir şeyler mırıldanıyordu içinden: ‘Uçakları bile eritebilecek ışınlar yayan silahlar taşıyorum genlerimde’… ‘ve soluğumu bile soldurabilecek, tek solukta tüketip tek solukta yüceltebilecek denli…’dedim ve aniden Mark Twain kesti iç sesini ve içinden gelen o ses laboratuvarını bağlantısız ışık kaynağıyla ışıldatmasını buyuruyordu. Buyurması göz ardı edilebilir frekansta titreşti. Dikkatinin dağılmasını şöyle toparladım:
‘Hayâl içinde hayâl”im ben;
Gerçek olmanın ürkütücülüğünden…
Kaçar da kaçanın vizyonuna kapılırsın.’ Mark Twain bir süreliğine rahat bırakmıştı kadife iç sesi. Babasının ruhunu yutmaya başladı şimdi. Doludan kaçarken yağmur, yağmurdan kaçarken dolu ilişkisini sağlıklı kuramayacak hallerdeydik.
nikola_tesla_elektrik_2
Babasının ‘Adil İnsan’ adıyla yayınladığı makalelerin tadına bakmış gelenek-görenek şahidi şahin bakışlarına verilen dinginlik süsü hiç gitmiyor gözlerimin buğulu gören açılarından. Okuma-yazma bilmeyenin fotoğrafik hafızası, sağır olanın hiç yayınlanmayacak şiirlerine dokunuşu, gözleri görmeyen anneannesinin susuşu vardı bir yerlerinde. ‘Seni izliyordum Tesla. Babanın mum ışığında okumak gözlerini bozmasın diye mum ışığını yasaklamasının üzerine, paçavraları kapı boşluklarına sıkıştırışına şahit oldum. Seni izlerken hep bana dokunmanı isterdim, saçlarıma hiç dokunamayacak olman biraz üzücüydü lakin bir şefkat budalası olan bana göre.
Daha minicikken pervanesiz bir türbin, arkadaşı tarafından yenmeden önce bir avuç böcek gücüyle çalışan motor, kiliseden aforoz ettiren çılgın; kilise kokan bir elbisedir o; -süt dolu bir fıçıda haşlanan da o, yetiştirilirken özgüven enjekte edilmeyen de… ve en öldürücü silah ki hücrelerinde her daim nefes alacak olan ağabeyinin ölümünden dolayı yuttuğu suçluluk duygusu…
‘Her şeyden elini ayağını çekecek kadar beklentisizlik ile bel bağlamadan beklentililik arasındaki bağ ilginç!’ dedim. Beklentinin de ying-yang dengesi olabileceğini hiç düşünmemiş olduğunu fark ettiğimde beynimi okudu ve ‘Beklentinin de ying-yang dengesi olabileceğini hiç düşünmemiştim’ dedi. Buyur buradan yak ki söylediklerim bir şarap şişesi tıpası tıkanıklığı hüpletiverdi. Sevgi vibrasyonu ile söylendiğinden çalıştı belki. Bir hışımla Mark Twain’in fısıldadığı, insanlığa faydalı deneyler yapacağı malikânesine uçuverdi. Ve uçarken:
‘Hiçbir şey olmadan sevilmeyi, seven ile çoğalıp- onu da çoğaltıp- her şey olmayı seviyorsun’ dedi. Evet evet, tam da böyle. ‘Lakin sen şişenin içine kaçan bir şarap tıpası gibisin şu an’ ‘Anladım ki zihnimde şekil bulan yeşil, altın ve sarı renklerin ağır bastığı ve istediğime ulaşmanın verdiği hazza yaklaştığım sinyalini veren bu âşık fon, metale dökülmeden de sevginin dominantlığını tattırabilir ve ben üzümün çöpünü sana vereceğim’ dedi ve yazımı devam ettiremeden bayılmışım, ayıldığımda devam edeceğim…
Sevdiklerime sevgiyle notlar:
Refah- bolluk bilinci aşılandığında bundan getirim sağlayamayacağından korkanlar olacaktır, korkanın sen olmamanı umuyorum. Fare deliği eşik atlayana dek var olacaktır. –Fareler de eşik atlayacağından o deliğe ihtiyacı da kalmayacak- Üstelik tavşanlar da hep gelinlikle gezer.

Bengüm Sırmatel
yorum | | Devamı...

Teknolojinin İnsan Aklıyla Oynadığı Oyun


Her şey teknolojinin hayatıma girişiyle başladı!  Sonra benimle bilmediğim oyunlar oynamaya başladı… Son zamanlarda bana bir şeyler oluyor. Son zamanlar dediysem de, bu yıllarla ifade edilecek bir sürecin yakın zamanda yüzeye çıkması. Aklımın ve hafızamın üstüne ağır bir sis bulutu çökmüş sanki. 

Kendimde ve çevremdeki birçok insanda bu tuhaf değişimi gözlemliyorum. Gücüne inandığım hafızama güzelleme yapan filler beni çoktan terk edip gitmiş. Hafızamın başına balıkları oturtsam, onların da 3 saniye ile sınırlı olan hafıza mitleri yerle bir olmuş. Beş altı ay önce yaşanan her şeyi hatırlayabiliyorlarmış. Ya ben? Yaşadığım bu unutkanlık ve zihinsel dağınıklığın mutlaka bir nedeni olmalı. Tanımadığım bir el beynimin içinde adeta ruhsatsız tadilata başlamış gibi.
insan beyni
insan beyni
Eskiden uzun bir makale okurken, hatırı sayılır bir süre koruyabildiğim konsantrasyonum,   iki üç sayfa bir şey okuduktan sonra renkli misketlere benzeyen ve her seferinde etrafa saçılan düşünce toplarının peşinde dağılıyor. Zihinsel olarak sürekli bir devinim halinde olma, hızlı ve değişik bilgi akışı bombardımanına maruz kalma hali tuhaf ama alışıldık bir durum haline geldi.  Araştırdım ve bana özel olmayan bu durumun bilimsel araştırmalara konu olduğunu görünce insanlık adına rahatladım… İşin latifesi bir yana, konuyla ilgili olarak yürütülen bilimsel araştırmaların merkezinde Internet, gelişen teknolojilerin etkisi ve insan zekâsının geçirdiği evrim var.
Tanımsal olarak insanların fikir ve projelerinin paylaşılmasını sağlayan bir bilgi ve kültür havuzu olan World-Wide Web kavramı bizi nasıl etkiliyor? Pratikte kütüphanelerin yolunu unuttuk. Arama motorlarının kutsallığına çoktan biat etmiş durumdayız. Linklere tıklayarak oradan oraya sekmek mümkün, hızla gazete başlıklarını taramak, maillere cevap vermek, videoları izlemek sıradan. Twitter, Facebook, KiK ve benzerleri hayatımızın baş köşesinde. Ancak hayatımızı kuşatan bu nimetlerin yarattığı bağımlılığın karanlık bir yönü de var. Sürekli dikkat dağıtan bu uyaranlar, bizi zaman içinde farkında olmadan yüzeysel düşünmeye itiyor. Hızlı bilgi akışına alışan zihnimiz bilgisayarın başında olmadığımız zamanlarda uyarılmadığı için huzursuz oluyor ve bir an önce doyduğu kaynaklara dönmek istiyor.
İnsan Beyni Kaosun Eşiğinde
Psikolojik ve nörolojik çalışmalar, düşünürken yararlandığımız araçların – bilgi teknolojileri gibi – zihinsel alışkanlıklarımızı nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Yapılan deneyler, yaşanılan deneyim karşısında sinir devrelerinin nasıl kapsamlı ve hızlı bir şekilde değiştiğini kanıtlıyor Bir anlamda web ve ilgili iletişim araçlarının yoğun kullanımı beyinlerimizin yeniden modellenmesine neden oluyor. Oysa, kağıda basılmış metinlerin linklerle dolu bir metinden, sakin ve odaklanmış bir kaynaktan alınan bilginin çoklu ortamlardaki renkli sunumlardan daha fazla akılda kaldığı kanıtlanmış durumda. Sürekli olarak e-postalar, güncellemeler veya diğer mesajlara boğulan kişilerin, tek bir işle uğraşanlara göre daha az yaratıcı veya verimli olduğu araştırmalar sonucu ortaya konulmuş.
Bilgisayar ekranları ve cep telefonlarına bakarken dikkatimiz dağıldığı için, beynimiz düşüncemize ayırdedicilik ve derinlik katacak olan güçlü ve yaygın sinir bağlantılarını oluşturamıyor. Bu durumda düşüncelerimiz dağınıklaşıyor ve hafızamız zayıflıyor. Romalı filozof Marcus Lucius Annaeus Seneca (MÖ 4-MS 65), ‘Her yerde olmak hiçbir yerde olmak demektir’ sözüyle durumu uzun zaman özetlemiş.
Bu denklemde, bazı kazanımlar elde ederken bazı kayıplara uğramak kaçınılmaz görünüyor. Ekran tabanlı iletişim araçlarının giderek daha fazla kullanılması görsel-uzamsal becerilerin artmasını sağlarken, soyut sözcük hazinesi, dikkat, yansıtma, tümevarımsal sorun çözme, eleştirel düşünme ve hayal etme gibi yüksek düzeyli bilişsel süreçlerde zayıflamaya neden oluyor. Bunun sonucunda da giderek daha fazla sığlaşan toplumlar ortaya çıkıyor.
Telefon ve bilgisayarlardan uzak kalmayı başarınca bu etkilerin ortadan kalkacağını düşünmek ne yazık ki fazla iyimser bir düşünce olmaktan öteye geçemiyor. Çünkü insan beyni bilgiyi bulmak, saklamak ve paylaşmak için kullandığı araçlara hızla uyum sağlıyor. Beynin alışkanlıklarını değiştirme süreci başlayınca, yeni teknolojiler bazı nöral yolları güçlendirirken bazılarını zayıflatıyor. Teknolojiyi kullanmadığımız zaman bile yaşanan değişiklik düşünme şeklimizi biçimlendiriyor.
Öte yandan bilgiyi hızla özümsemenin oldukça yararlı bir özellik olduğunu kabul etmek gerekir. Günlük hayatta zamana karşı yarışma güdüsüyle gazete başlıklarını hızla tarıyoruz, neyin okumaya değer olduğunu anlamak için her türlü metni hızla inceliyoruz. Hızlı tarama veya özarama becerisi, en az derinliğine okuma ve düşünme becerisi kadar önemlidir, ancak sorun özaramanın baskın düşünme şekli haline gelmesidir. Aracın amaç haline gelmesi düşünsel boyutta büyük bir kayba neden oluyor.
Peki zekâ bunun neresinde? Stanford Üniversitesinde modern insan zekâsı gelişimini tanımlamak için yapılan araştırmalar, kolektif insan zekâsının bir süredir iniş yönünde bir gidiş izine sahip olduğunu ortaya koymuştur. Genetik uzmanları, genetik yapıda ortaya çıkan kaçınılmaz değişikliklere eşlik eden modern teknolojik gelişmelerin, insanoğlunu ‘akılsızlaştırdığına’ inanmaktadır. Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi Profesörlerinden olan Gerald R. Crabtree’nin insan zekâsının temelini oluşturduğunu düşündüğü 5.000 gen üzerinde araştırmalar yapmıştır. Sonucunda yıllar içinde genlerde görülen mutasyonlara bağlı olarak, modern insanın atalarının sahip olduğu zekâya kısmen ulaşmasının mümkün olduğu ortaya çıkmıştır.
‘Genetik, antropoloji ve nöro biyoloji alanındaki yeni gelişmeler, düşünsel ve duygusal becerilerimizin temelini oluşturan birçok genin bu becerileri şaşırtıcı bir biçimde hassas hale getirdiğini göstermektedir. İnsan mutasyonu oranlarının analizi ve insanın düşünsel ve duygusal olarak formda olması için gerekli olan gen sayısı söz konusu becerileri kaybettiğimizi gösteriyor.’
Bu konudaki dikkat çekici varsayımlardan birisine göre, son birkaç bin yıldır görülen genel mutasyonlar insanoğlunun belli durumlarla baş etme becerisini atalarına göre giderek daha fazla azaltmıştır. Buna dayanarak, ‘İ.Ö 1.000 yılında yaşayan ortalama Atinalı bir vatandaş bugün aramızda yaşasaydı, muhtemelen çoğumuzdan daha yüksek bir zekâya ve güçlü bir hafızaya sahip olurdu’ çıkarımı yapılmıştır.    
Söz konusu verileri, binlerce yıllık uygarlık gelişimini yok sayarak, sahip olduklarımızın tamamen yok oluşu şeklinde yorumlamak elbette haksızlık olur. Genler ve insan beyninin tüm hassaslığına rağmen toplumların yapıtaşı olan eğitim, güçlü yönlerimizi kuşaktan kuşağa hızla aktaracaktır. 2.000 ila 6.000 yıl önce zirveye ulaşmış olan insan zekâsını fazla sorun etmezsek, insanların 300 sene önce bilimsel olarak nerede olacağımıza dair hiçbir fikirlerinin olmayışıyla teselli bulabiliriz. İnsan olmanın alamet-i farikası olan zekânın kolektif gerilemesi karşısında elden bir şey gelir mi bilinmez. Ancak yarattığı teknolojinin esiri olmak yerine efendisi olmayı becerebilecek insan zekâsı, bilimle yeni ufuklar açmaya devam edecektir. Önümüzde uzun bir yol var.
Bahar Gerçek Doğru
yorum | | Devamı...

Gökyüzü Spreyleri


Chemtrail; askeri ve sivil uçakların gökyüzünde bıraktığı beyaz ve gri toz şeritleridir. Geçmişi 1970’li yıllara kadar uzanır. 80’li yıllarda başta batı ülkeleri olmak üzere artış göstermeye başlamıştır. 1998 ve 2000 yılları arasında ise neredeyse her gün ve her yerde görünür olmuştur.

Atmosferik olaylara rağmen gökyüzünde saatlerce kalabilen ve sonra ortama yayılan chemtrail çizgileri bir tür sis halini alıyorlar. Çoğu zaman doğal karşıladığımız bu durum aslında yapaydır ve niçin bu tür bir müdahale yapıldığı açıklanmamaktadır.
Sistematik ve düzenli uygulamaların sıklaştığı durumlarda gözlenmektedir. Öyle ki, bazı günlerde gökyüzü adeta baklava dilimleri gibi püskürtme şeritleriyle dolmaktadır. Gün doğumu ve gün batımı esnasında havaya bırakılan parçacıklardan yansıyan gökkuşağı benzeri ışıklar görülebilmektedir.


Püskürtmelerde kullanılan parçacıkların alüminyum oksit ve baryum tuzları parçacıkları olduğu ve özellikle alüminyum parçacıklarının yoğun şekilde kullanıldığı bilinmektedir. Uygulama sonrasına rastlayan yağışların ardından incelenen sularda bu durum tespit edilebilmiştir. Ayrıca bir kimyasal böcek ilacı olan ve toksin etkisinden dolayı yasaklanan etilen dibromürün de kullanıldığına dair ciddi şüpheler bulunmaktadır.
Amerika Birleşik Devletleri Kuzey Carolina eyaletinde, yağmur suları ve kar örnekleri laboratuar ortamında testlerden geçirilmiş ve Phoenix’de yirmi sekiz gün boyunca çalıştırılan bir hava filtresi aracılığıyla alınan örneklerde şu sonuçlar belgelenmiştir.
Alüminyum : Güvenli toksik sınırın 6.400 katı.
Demir : Güvenli toksik sınırın 28.000 katı.
Magnezyum : Güvenli toksik sınırın 5,3 katı.
Potasyum : 793 katı. Sodyum:15,9 katı.
Kadmiyum : 126 katı. Krom:282 katı.
Nikel : 169 katı.
Baryum : 278 katı.
Bakır : 98 katı.
Manganez : 5820 katı.
Çinko : 593 katı.
Alman Federal Kültür ve Medya Yönetim Kurulu Başkanı Monika Griefahn, 2004 yılında kendisine yöneltilen bir soru üzerine; “Ben bu konuda endişelerinize katılıyorum, dünyanın sera gazı emisyonlarını azaltmak yerine dünyanın atmosferinde deneyler yapılmaktadır. Önemli bir toksik potansiyeline sahip alüminyum veya baryum bileşiklerinin kullanım yaygınlığı şimdiye kadar oldukça düşüktür. Bu tür deneyler mantığı içinde bu bileşiklerin troposferde değil, stratosferde kullanmak daha iyi olurdu.” açıklamasını yapmıştır. Bu açıklama resmi olarak, Chemtrails uygulamalarının varlığının onayı niteliğindedir.
İsveç Meclisi, İsveç Yeşiller Partisi’nin verdiği araştırma önergesi üzerine ülkelerinde bu konuyu araştırmak üzere bir komisyon kurma kararı aldı. Yeşiller Partisi Lideri Pernilla Hagberg tarafından yapılan açıklamada şikâyetlerin artması ve partilerinin tüzüğü gereği çevre kirliliğine gereken hassasiyeti gösterdikleri ve konunun ülkelerinin ve çocuklarının geleceği açısından oldukça önemli olduğunu bir basın toplantısı düzenleyerek, duyurdu.
Etilen dibromürün; solunum problemleri, şiddetli boğaz ağrısı ve sinüs iltihabı, şişmiş lenf bezleri, öksürük, nefes darlığı, baş ağrısı, genel solunum yetmezliği, kalp ve karaciğer hasarına, Alüminyum oksidin beyin hücrelerini olumsuz etkilerine, hafıza ve konsantrasyon zayıflığına, Alzheimer hastalığına ve solunum yolunda ağır hasara neden olduğu, spreyde kullanılan polimerlerin göz ve solunum bölgelerinde depolandığı, kanamalara, ağrı ve ciddi göz sorunlarına yol açabildiği bilinmektedir.

Türker Ercan
yorum | | Devamı...

İlhan Berk Sözleri

Unknown 18 Aralık 2012 Salı 09:35

18 Aralık 2012 Salı




















  • Buğulu camlardaki sözler gibisin; Yani nefesim olmadan bir hiçsin.
  • Ben dostlarımı hiç satmadım! Çünkü; ya beş para etmez çıktılar ya da paha biçilemez...
  • Ne zaman ki dinlediğiniz şarkılar size O'nu hatırlatmaz; işte ancak o zaman hayattan bi tat alabilirsiniz.
  • Ağzıyla kuş tutsa da sevemediğim insanlar var benim! Bir de canıma okusa bile sevmekten vazgeçemediklerim.
  • Tek pişmanlığım kelimelerimi bile haketmeyen insanlara, saatlerce cümleler kurmaktır.
  • Kimseyi kırmayayım diyorum, bir de bakıyorum kendim paramparçayım!
  • Korkuyorum, birgün biri çıkıp Ey İnsanoğlu ! diyecek ve kimse üstüne alınmayacak .
  • Geleceği olmαyαn aşkın peşinden gidilmez; Sen öldün benim için. Bilirim ki; Ölenle ölünmez.
  • Akla gelen, başa gelir diyorlar ya, yalan ! Öyle olsa, milyonlarca sen düşerdi başıma.
  • Annemin Allah belanı versin" dediği gün tanışmıştık seninle.
  • Bazen unutuyor insan, unutulduğunu da.
  • Kötü bir niyeti yoktu aslında, sakarlık işte; Kalbimi kırdı gitti.
  • Bazen ihtiyaç duyuyor insan, sevildiğini bilmeye.
  • Varsa karşılığı, sonuna dek gideceksin ! ama yoksa karşılığı; i̇lk kavşaktan döneceksin.
  • Aklıma gelme diye dinleyemediğim şarkılar var benim.
  • İstediğim tek şey Gece başını yastığa koyduğunda, Aklına gelebilmek...
  • Ne gerek var kafiyeli cümleler kurmaya.. Özledim işte, o kadar .
  • Kadına yaş'ı sorulmaz. Çünkü oda bilmez ağladığı gecelerin hesabını, kitabını.
  • Fazla büyütme kendini, en fazla sevebildiğim kadarsın; dahası yok...
  • Şüphesiz ki Allah her şeyi bilir, Seni nasıl sevdiğimi de...
  • İlk izlenim çok önemlidir.. İlk iki dakika kocaman bir yüreği var sanırsın; Sonra bir ömür o yürekte, ilk iki dakikayı ararsın.
  • Dikkat et ama'larla beni kaybettin, keşke'lerle kendini mahvedeceksin!
  • Allah'a emanet ol, dedi ve gitti. - Güldüm.. Zαten bαşkα kimim vαr ki ?
  • İstediğin kadar hayatımın kıyısında, köşesinde bulunabilirsin. Üzgünüm ama bir daha asla 'merkezinde' olmayacaksın .
  • ‎Umudunu kaybetme belki döner.. Ama çokta ümitli olma; Belkide gittiğini senden daha çok sever.
  • Hani ne yaparlarsa yapsınlar hep çok sevdiğin insanlar var ya, Onların seni en çok üzenler olması, ne garip.
  • Manasız söz duymaktansa, horoz sesi duymayı tercih ederim; En azından öteceği zamanı bilir.
  • Sesini hatırlamıyorum bile; ama söyledikleri hala aklımda .
  • Hesabını veremeyeceğiniz işlere kalkışmayın.. Çünkü öteki tarafta bulaşık yıkatmıyorlar.
  • Eskitiyorum eskitiyorum, kalıyor ne kadar güzel olduğun.
yorum | | Devamı...

Albert Schweitzer Sözleri

Unknown 16 Aralık 2012 Pazar 22:43

16 Aralık 2012 Pazar




















  • Kimse yillarca yasadigi icin ihtiyarlamaz. Insanlar ideallerine ihanet ettikleri zaman yaslanirlar.
  • Tehlikeli bir dönemde yaşıyoruz, insan kendine hükmetmeyi öğrenmeden doğaya hükmetmeyi öğrendi.
  • Mutlulugu sadece insanlarla "bölersen", onu Çarpabilirsin.
  • Büyük olmak iyidir, ama insan olmak daha iyidir.
  • Biz hepimiz o denli çok birlikte olduğumuz halde hepimiz yalnızlıktan ölüyoruz.
  • Ahlakliligin en büyük düsmani duygusuzlasmaktir.
  • Hayat, bencil veya düşüncesizce hareketler nedeniyle yok edilemeyeceği gibi, daha yüce bir değer veya amaç için de feda edilemez.
  • Ben daima şuna inanmışımdır ki, her birimiz hiç olmazsa yoksulluğun bir parçasını sona erdirebilmek için ufak bir şey yapabilir.
  • Insanlar arasinda cok sogukluk var, cünkü kendimizi aslinda oldugumuz kadar sicak kanli göstermiyoruz.
  • Mutluluk bizde olmadığı halde, başkalarına verebileceğimiz tek şeydir.
  • Biz bilgi edindikçe etrafımızdakiler anlaşılır bir hâl almaktan ziyade daha da gizemli olur.
  • Mutluluk iyi bir sağlık ve kötü bir hafızadan başka bir şey değildir.
  • Vazife duygusu, en büyük terbiyeci güçtür.
  • İnsan yaşamanın amacı başkalarına hizmet etmek, şefkat göstermek ve yardımcı olmayı istemektir.
  • Etik, yasayan herseye karsi hissettigimiz sonsuz sorumluluktur.
  • Uygarlık maddi ve manevi ilerlemedir; bu ilerleme gerek kişilere, gerekse topluluklara hayat uğraşısının yarattığı zorlukları azaltmakla olur.
  • Kimi vakit sönen hayat ateşimiz rüzgar gibi bir başkası tarafından körüklenerek alevlenir; ve her birimiz bu ateşi tekrar canlandıran dostlarımıza en içten teşekkürlerimizi borçluyuz.
  • Bir çok insan mutsuz olduklarını bilirler; ama daha fazla sayıdaki insan mutlu olduklarını bilmezler.
  • Her insanin bizi insan olarak ilgilendirdigi bilinci azalirsa kültür ve etik sarsilmaya baslar.
  • Gelişme iyi şeydir, yeterki her yönünden anlaşmaya varılsın.
  • İnsanın ahlakı insanla bitmemeli, evrene yayılmalıdır; bir parçası olduğu büyük hayat zincirinin yeniden farkına varmalıdır. Tüm varlığın bir değeri olduğunu anlamalıdır.
  • Sonsuzluktan bize ulasan ruhani ışının "ask" oldugunu fark eden, dinin, kendisine dogaüstü gercekler hakkinda eksiksiz bilgiler sunmasini istemekten vazgececektir.
  • Bütün dahiler göklere uzanır, Mozart ise gökten inmiştir.
yorum | | Devamı...

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Sözleri

Unknown 12 Aralık 2012 Çarşamba 20:43

12 Aralık 2012 Çarşamba











Kürt Edebiyatı;
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Sözleri
  • Hiçbir zaman doğru insan çıkmaz karşına. Ya zaman yanlıştır ya da insan.
  • Düştüğünde Yanında Olan Değil, Kalkman İçin El Uzatan Dosttur. Unutma, Kötü Günde Katkısı Olmayanın İyi Günde Hissesi Yoktur.
  • Bil ki, İnsanın değerini varlığı değil yokluğu gösterir. Unutma, Yokluğu birşey değiştirmeyenin, varlığı gereksizdir.
  • Kalp birkez kırıldı mı, Hiç kimseye aldırmaz ve hiçbirşeyi umursamaz. Belki mutluluğun sonu, ama huzurun başlangıcıdır bu.
  • Ne garip değil mi ? Sevdiğimiz insanın her yalanında bir doğru, Sevmediğimiz insanın her doğrusunda bir yalan ararız.
  • Aslında insanı en çok acıtan şey; hayal kırıkları değil. Yaşanması mümkünken, yaşayamadığı mutluluklardır.
  • İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.
  • Tok olan açın halinden anlamaz derler; ama bazen, aç olan da açın halinden anlamıyor...!
  • Hayatta hep mutlu olursam, Hayalini kuracak neyim kalır?
  • Yanlış kişiden samimiyet beklediğin an, kırılıyorsun.
  • Hiçbir şeye şaşmamak, çok akıllı olmanın belirtisidir derler; bence aynı ölçüde ve aynı güçte ahmaklık belirtisidir de.
  • Güzel bir kadın göze, İyi bir kadın kalbe hoş görünür. "Birincisi pırlanta gibi ama geçici, İkincisi mutluluk kadar gerçekçidir.
  • Hayata yeniden başlasaydım, saniyelerin nabzını tutardım.
  • Rahatlıkla mutluluk olmaz. Mutluluk acıyla elde edilir. İnsanoğlu hayata mutlu olmak için gelmemiştir.
  • Kadını kalkındıran,onu uçurumun dibine kadar yuvarlanmaktan koruyarak hayata yeniden doğmasını sağlayan biricik kuvvet aşktır.
  • Birini terk etmeye karar verdiğinde o kararın altında yatan gerçek Aslında senin çoktan terkedilmiş olduğundur...
  • Bazen susarsın.. yenilmiş sanırlar seni, eksik ve yaramaz. Unutma, susan bilir ki konuştuğu zaman kimse kaldıramaz.
  • Kadınlar sözleriyle değil, gözleriyle konuşur aslında. Bu yüzden onları anlamak için dinlemek yetmez, izlemek gerek yalnızca.
  • Kimbilir insanların seni aşağılaması belki daha iyidir. Böylelikle hiç olmazsa kendilerini sevmek zahmetinden kurtarıyorlar.
  • Bazı insanlar gülüşleriyle kendilerini büsbütün ele verirler, siz de onun bütün iç yüzünü bir anda anlayıverirsiniz. Hatta hiç şüphe yok ki zeki bir gülüş bazen iğrenç olur, iyi görebilmek için her şeyden önce içten olmak gerekir.
  • Gülüş, ruhun hiç şaşmayan aynasıdır. Yalnız çocuklar kusursuz bir gülüşle gülmesini bilirler.
  • Gururlu bir insan, ancak kendini bilen ve kendini büyük bir titizlikle sorgulayıp, küçümseyen insandır.
  • Buluşlar gerçekleştirenler, dahiler alanlarıyla ilgili çalışmalarının ilk yıllarında çoğu kez son yıllarında da toplum tarafından hep birer salak olarak görülmüşlerdir.
  • İnsanın yaptığı yanlışlardan en büyüğü, başkaları karşısında gülünç olmaktan korkmasıdır.
  • İnsan daima başına gelen felaketleri sayar, sevinçleri değil. Eğer saysaydı, dün...yanın kendisine yeterince mutluluk sunmuş olduğunu anlardı.
  • Elindeki güç kadar oluyor, insanın isyanı da!
  • İnsan, hayata iki anlam yükler: Biri ağlarken, diğeri gülerken ve tek bir kere kıymet bilir; O da elindekini kaybederken.
  • Mutlu olmanın iki yolu var: Ya isteklerinizi azaltacaksınız ya da imkanlarınızı zorlayacaksınız.
  • Her şey üstüne üstüne geliyorsa, Belki de sen ters gidiyorsundur..
  • Bir kadın bakıyor pencereden. Mutsuz. Bir adam geçiyor karşı kaldırımdan. Umutsuz... Aşk, tam ortada duruyor. Adam bakıyor. Kadın ağlıyor. Aşk, geçip gidiyor.
  • Kimilerine derler ki: Bu sersem, bundan adam olmaz." Bende diyorum ki: "Ne yapsınlar peki, yanlış hayat doğru yaşanmaz.
  • Başarılı olmayı hedefleyen bir kimsenin, başına gelecek zararları ve yıkımları da göze alması gerekir. Bu da, sağlam bir kişiliğe sahip insanlarda bulunabilir ancak.
  • Üstün zekalı insanlarda paradokssal düşünceler oluşur. Onlar yaşamları boyunca bu düşüncelerinden dolayı ızdırap çekerler. Ve düşünceleriyle birlikte yaşamanın bu denli acı verici, hatta imkansız olması için yüksek bir fiyat ödemişlerdir.
  • Yaşamdan korkmayın çocuklar. İyi, doğru bir şey yaptığınız zaman yaşam öyle güzel ki.
  • Erkek, ulaşamadığı kadını lanetler. Kadın, ulaşamadığı erkeğe "aşk" der.
  • Dünya mı yıkılsın yoksa bir bardak çay mı içersin?” deseler.. “Ben çayımı içtikten sonra dünyanın canı cehenneme” derdim.
  • Acı ve acı çekme, büyük bir zekaya ve duyarlı bir yüreğe sahip kişiler için her zaman kaçınılmazdır...
  • İnsanlar aptal olmasalar bile, şunu söyleyeyim ki, dehşetli nankördürler. Evet, hem de eşi bulunmaz bir nankör. Bana kalırsa insanı, iki ayaklı nankör yaratık diye tarif edebiliriz. Bu kadarla yetinirsek, en önemli kusuru unutmuş oluruz. İnsanın en büyük kusuru: Erdemsizliğidir.
  • İnsanlığa hizmet yolunda büyük işler başarmayı düşlüyorum sık sık, gerçekten de insanların mutluluğu uğruna çarmıha gerilmeye bile giderim belki, ama öte yandan bir insanla aynı odada iki gün yalnız kalmaya dayanamam, bunu deneyimlerimden biliyorum. Bana yakın olunca kişiliği onurumu eziyor, özgürlüğümü kısıtlıyor. Gelgelelim, kişilerden nefret ettiğim ölçüde insanlığa olan sevgim artıyor.
  • Kadın, her ihtiyacını karşılayacak tek bir erkeği ister. Erkek ise, tek ihtiyacını karşılayacak her kadını.
  • Gerektiği zaman ağlamaktan çekinme. Çünkü gözyaşları, söyleyemediklerini söylemek içindir.
  • Her mutsuzluğun ötesinde yine yaşam bekler..Ama insana özgü bir yeteneksizliktir yaşayamamak !..Yoksa hangi balık boğmuş kendini ; Hangi serçe atlamış damdan.
  • Bir insanın en iyi tarifi iki ayaklı ve nankör olmasıdır.
  • Bir gün sana dair yazacak yer olursa, o yerde ilk karşılaşmamızı anlatırım ; Bu, bir şey ifade etmeyen boş bir hikayedir !..Ama ben ondan tam bir pramit yaptım...!
  • Baş kaldıranları her zaman yenecek üç güç vardır yeryüzünde bunlar; mucize, sır ve otoritedir.
  • Eğer sen, başkalarından kendine saygı beklersen bu onlar için büyük bir şeydir.Sadece kendine saygı duyabilirsen diğerleri de sana saygı duymaya mecbur kalır.
  • Bil ki, 'mutlu son' diye birşey yoktur. Çünkü, Bir şeyde 'son' varsa orada mutluluk yoktur !
  • Zerrece suçum olmadığı halde birtakım düşler kurarak kendi kendimi suçlu bulduğum olmuştur...!
  • Birisini sevmek; onu Yaratıcı'nın kastettiği şekilde görmektir.
  • İyi insan, gülüşünü sevdiğiniz kişidir.
  • Üzülmek ve acı çekmek, büyük bilinçler ve derin yürekler için her zaman zorunludur.
  • İnsan birşeyi elde etmek için çabalar. Onu elde edince de bir kenara atar. Gerçek değerini ise onu kaybedince anlar.
  • Hayat bir sınavdır; ama diğer sınavlara pek de benzemez. Çünkü bazen yaptığın bir yanlış, tüm doğrularını götürebilir.
  • Hayatımızda en yüce, en güçlü, en faydalı dayanağımız, ana baba evinden kalan hatıralarımızdır.
  • Bir anne için, evladının kapısında durup, ondan sadaka ister gibi sevgi dilenmekten daha onur kırıcı bir şey olamaz.
  • İnsanın ruhunu yücelten acı, ucuz bir mutluluktan daha değerlidir.
  • Gözleri sürekli gözlerindeyse sana olan merakındandır; ama gözlerini senden kaçırıyorsa, o gözlerde sana ait birşeyler vardır.
  • Seni benden koparıyorlar. Hayır, hayır! Seni değil; kalbimi koparıp götürüyorlar. Nasıl iştir bu? Hem ağlıyor, hem gidiyorsun.
  • Kalbi olup da aklı olmayan bir kadın, aklı olup da kalbi olmayan bir kadın kadar mutsuzdur.
  • Bir kadının yaşamı; herhangi bir erkeğe boyun eğip bağlanmak için bir arayıştan başka bir şey değildir.
  • İnsan gayeye ulaşmak için çalışmayı sever, fakat ulaşmayı pek istemez; bu hal hiç şüphesiz çok gülünçtür.
  • Sevmek; Güzel birinde aşkı aramak değil, Bir başkasında; 'Kendini bulmaktır.
  • Sevmek; güzel birinde aşkı aramak değil. O kişide, bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında, 'kendini bulmaktır.
  • Acı ve üzüntü, engin bir bilinç ve derin bir yürek için her zaman zorunludur.
  • Bir ağacın önünden onu sevmeden, onun var oluşundan mutluluk duymadan geçilebileceğini aklım almıyor.
  • Eğer kirli bir ırmağı içine alıyorsan, bozulmadan kalabilmen için deniz olmalısın.
  • Eğer karşındaki kişi kadınsa, yapacağın hamleyi iki kere düşünmen gerekir. Çünkü o hep bir adım öndedir.
  • İnsanın yalnızca mutluluğa değil ,mutsuzluğa da ihtiyacı vardır.Mutluluk kadar mutsuzluk da gereklidir.
  • Bir anlık mutluluklar değil mi yaşamı bunca güzel, bunca yaşanılası kılan?
  • Sadece hayat veren değil, hayat verip hak eden, baba adını taşıyabilir.
  • Hayatta elinden gelen herşeyi yapmadan, seçtiğin kadını sevmekten vazgeçip onu gerçek karakteriyle görmeye başlamadan önce evlenme.
  • Bir insan umudunu yitirir ve amaçsız kalırsa, sırf can sıkıntısı bile onu bir hayvana çevirebilir.
  • Şuna kesinlikle inanın ki, halkını anlamayan, onunla bağlarını koparan insan bunu yaptığı ölçüde yurduna inancını yitirir, ya dinsiz olur ya da duygusuz bir odun.
  • Amacına ulaşmak için hiçbir şeyi küçümseme, tam ulaşamazsan bile dene ; Belki başarırsın. Hepimizin güvenini bağladığımız şu ' Belki ' hiç de azımsanmayacak bir umuttur.
  • Yeni bir adım atma, yeni bir kelime söyleme, insanların en fazla korktuğudur.
  • Bence, şeytan diye bir şey gerçekte yoksa, kişioğlu uydurmuşsa onu, kendine bakarak, kendisini örnek alarak uydurmuştur.
  • Ben hasta bir adamım... Gösterişsiz, içi hınçla dolu bir adamım ben. Sanıyorum, karaciğerimden hastayım. Doğrusunu isterseniz, ne hastalığımdan anladığım var, ne de neremin ağrıdığını tam olarak biliyorum.
  • Diyelim ki, derin bir acım var, karşımdakinin acımın ölçüsünü tam olarak öğrenmesi olanaksızdır. Çünkü o hiçbir zaman benliğime gitmez, sadece bir başkası olarak kalır.
  • İnsanın kendisinden yüz cevirmeye, dünyada olup bitenleri gormemezlikten gelmeye hakkı yoktur.
  • Kolay bulunan bir sevgi mi, yoksa insanı yücelten bir acı mı daha önemli ?
  • Kadın, her şeyi gören gözü bile aldatır.
  • Çocuk dünyanın en büyük saadetidir.
  • Niyeti iyilik olan, karşılaştığı kötülüğe takılıp kalmaz.
  • Şurası açıktır ki, biz sevgiyi acıya bulayarak severiz.
  • Acıda hazların en tatlısı saklıdır.
  • Zamana güven, her şey unutulur.
  • Tanrı olmasaydı herşey mûbah olurdu.
  • Sevgi her zaman karşılık görür, kin de.
  • Sevgi ile kin kalpte uzun süre barınamaz.
  • Bu dünyadaki en zor şey, kendi kendine sadık kalmaktır.
  • Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.
  • Evlenme boşanma işi sırf kadınların elinde olsaydı, bir tek nikah sağlam kalmazdı.
  • İnsanoğlu çok derin bir varlıktır.Ben tanrı olsaydım bu kadar derin yaratmazdım.
  • Herkesin yanlış yaptığı şeyi sen doğru yaparsan; Herkesin yaptığı doğru, senin yaptığın yanlış olur.
  • Rus’u kazıyın, altından kesinlikle Kazak çıkar.
  • İyi yürekli akılsız bir aptal, kötü yürekli akıllı aptallar kadar mutsuzdur. Bilinen bir gerçek bu…İşte ben iyi yürekli, akılsız aptalın biriyim. Sen de zeki, kötü yürekli bir aptalsın. İkimiz de mutsuzuz, ikimiz de acı çekiyoruz.
yorum | | Devamı...

Charles Bukowski Sözleri

Unknown 10 Aralık 2012 Pazartesi 18:58

10 Aralık 2012 Pazartesi














  • Aşk ne zaman biter biliyor musun ? Bitti dediğinde yüreğin acımıyorsa.
  • Size zamanını ayırmayan birine, Asla kendinizi harcatmayın.
  • Üzülme evlat, Kaybettim sandıkların, kurtulduklarındır belki.
  • Sevmek belki bir şeydir; ama sevildiğini bilmek çok şeydir.
  • İnsan; Geçmişin hasretçisi, geleceğin özlemcisi, yaşadığı anın şikayetçisidir.
  • Sevdirmeye gayret etme kendini, sevilmeye terket.
  • Sevmeyi falan değil, yalnızlığı öğren! -Çünkü en çok ona ihtiyacın olacak...
  • Zaman unutturmaz dostlarım, sadece uyuşturur.
  • Yeterince dürüstsen, fazlasıyla aşık ve gerçekten seviyorsan; Hazırsın demektir: artık mutsuz olabilirsin.
  • Boş insanlarla içi dolu hayaller kuramazsınız .
  • Benim de kalbim boş artık, Tıpkı sizin beyniniz gibi...
  • İnsanların, senin hakkında ne düşündüklerini önemsemeyerek, ömrünü uzatabilirsin mesela.
  • Basit erkek, bütün bayanlara güzelsin demeyi tercih eder. Basit kadın buna inanır, zor kadın güler ve geçer. hayat devam eder.
  • Tünele girdiğinizde dikkat edin dostlarım, umut sandığınız ışık tren farı olabilir.
  • Bu kadar iyi niyetli olmayın, Çünkü en yakın bildiğiniz vefasız çıkabilir ve sizi düşmanlarınız değil de dostlarınız yıkabilir.
  • Dostumsan yanımda, düşmanımsan karşımda ol. Ortada bir yerde isen; Benden uzak ol...
  • Yalnız olmak, Yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.
  • Sırtından vurana kızma, ona güvenip arkanı dönen sensin. Arkandan konuşana da darılma, onu insan yerine koyan yine sensin.
  • Seni hiçbir zaman affetmeyeceğim", içerisinde "Seni hiçbir zaman unutmayacağım"ı da barındırır.
  • Unutmayın dostlarım, Daha çok seven taraf, kaybetmeye daha yakın taraf olur hep.
  • Anladım ki; Hayatında birinin olmaması değil, birinin hayatında olamamakmış yalnızlık.
  • Gülmenin moda olduğu bir devirde ağlıyorum... Genç olmanın moda olduğu bir devirde yaşlıyım... Seni sevmenin daha az cesaret istediği bir devirde, senden nefret ediyorum...
  • Hep kalıplara uymayı reddettim. Geldiğim nokta şu; Diğerlerinden daha mutsuz, bi o kadar umutsuz ama kafam hepsinden daha güzel.
  • bir çiçeğin büyümesi bizi ne kadar kederlendiriyorsa, ölüm de o kadar kederlendirmeli. korkunç olan ölüm değil, yaşanan ya da yaşanamayan hayatlardır.
  • Kuşkusuz ki en büyük ön yargı; etrafımızdaki herkesi insan sanmamızdır.
  • Kadınlara yalan söylemekten çekinmeyin. Yeter ki kendileri için söylendiğini bilsinler.
  • Her şeye rağmen huzur vardı havada.
  • Ne zaman ki en sevdikleriniz yanıltır sizi,ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini ,ne zaman ki yanlızlıktaki o muhteşem gücü keşfedersiniz ,işte o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.
  • Bazı insanları acı büyütür ve yaşatır. Acı çekmeden; daha doğrusu yeterince acı çekmeden, yitirmeden, o korkunç yalnızlığı tatmadan kendisi olamaz bazı insanlar. Ne zaman ki en sevdikleriniz yan çizer,ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini, ne zaman ki yalnızlıktaki o muhteşem gücü keşfederseniz, o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.
  • Hayat öyle lanet birşey ki; Sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, Konuştuğunda ise susmadığın için kahreder.
  • Mutlu bir yalnızlık, mutsuz bir beraberlikten iyidir dostlarım.
  • Mutlu olmadığın biriyle mutlu görünmeye çalışma. Olan mutluluğa olur.
  • Senin unutamadığın, daima senden uzakta olandır...
  • Her insanın, hayatında kaçmakla direnmek arasında bir seçim yapmaya zorlandığı anlar vardır. Ben direniyorum.
  • Kuşkusuz ki en büyük ön yargı; etrafımızdaki herkesi 'insan' sanmamızdır...
  • En büyük acı, Başkalarıyla paylaşmaya cesaret edemediğin acıdır.
  • Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin Ya da olanları kabullenmeyi. İyiliklerinle güçlenir, keşkelerinle tükenirsin. karar senin.
  • Bir insanı sevmek mümkün mü sence ? iyi tanımadığınız biri ise belki. ben insanları pencereden seyretmeyi severim...
  • İnsanlar yorgun, Hayat tarafından cezalandırılmış, Ya sevgiyle ya da sevgisizlikle Sakatlanmış.
  • Gerçekten verecek sevgim var; ama bunu hakedecek kimsem yok..
  • Yılların, bana öğrettiği şeylerden biri de bu oldu; Mutluluğu yakalamışsan, sorgulama.
  • Bu kadar iyi niyetli olmayın, Çünkü en yakın bildiğiniz vefasız çıkabilir ve sizi düşmanlarınız değil de dostlarınız yıkabilir.
  • Acıya kahkaha atabilmek bir sanatsa eğer; Ben çok pahalı bir tabloyum.
  • Yaşam felsefemi sordular cevapladım .. "Sonsuza dek yaşayacakmış gibi düşün, yarın ölecekmiş gibi yaşa.
  • İnsanların size karşı olması diye bir şey yoktur dostlarım, onlar sadece kendilerinden yanadırlar o kadar.
  • Suçum var mı ? Tabi ki var. Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatam.
  • ve aşk iki kez geldiğinde ve iki kez yalan söylediğinde bir daha asla sevmemeye karar verdik böylesi adilaneydi bize ve aşkın kendisine.
  • Aşikardı: İnsanların, iyi insanların kötü insanların, hatta korkunç insanların bile başına gelenler adil değildi sanki. Tuzağa düşmüş bir dünyanın tuzağa düşmüş hayatında ilerledik metal makinelerin arasında, ve bu çok tuhaftı dostlarım.
  • Ortalama insanda; herhangi bir günde, herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet ve saçmalık vardır. O yüzden ortalama erkekten ve ortalama kadından sakının; Kendileri tam sevemedikleri için, senin sevginin eksik olduğuna inanırlar.
  • Sürekli kalabalıkları arayanlardan sakının; tek başlarına bir hiçtirler.
  • Hayatınızdaki odunlar yalnızca cehenneminize yakıt oluyor. Biriktirmeyin dostlarım...
  • Ortalama insanda Herhangi bir günde herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet ... ve saçmalık vardır. Ve cinayet konusunda en becerikliler Cinayet karşıtı vaaz verenlerdir Ve nefreti en iyi becerenler Sevmeyi vaaz edenlerdir Ve son olarak Savaşı en iyi becerenler Barış vaazı verenlerdir.
  • Yalnızlıkla beslenen biriydim; yalnızlığımı alırsanız yemeğimi ve suyumu almış kadar olursunuz. Yalnız kalamadığım her gün gücümden bir şeyler alıp götürür. Bununla övünmüyorum ama önemliydi benim için. Odanın karanlığı güneşti bana.
  • Yanındaki seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında, zorlama kendini. Hayat rahat ve anlayışlı insanlarla Ve hayat hak ettiği gibi yaşandığında güzel. Ve unutma ; Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.
  • Noel ve Yılbaşı üzerimize doğru geliyor yine. O mide bulandırıcı ikili. Televizyon mağaralarından çıkan bütün o kalabalık. Aile toplantıları. Hiçlik, sahte sarhoşlar, sahte gülümsemeler, sahte insanlar. Bir şekilde atlatırız umarım, bir kez daha.
  • Bence içmek, her gün tekrarlanabilen ve ertesi gün tekrar hayata dönülebilen bir intihar şeklidir.
  • mahvolmuş hayatlar olağandır bilgeler için de ahmaklar için de.
  • Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar. Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar. Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik, Sarılmak yakar bizi" deyip aşkı hep, uzaktan sevdik.
  • Düştüğümüz kuyular sandığımız kadar dipsiz değil aslında, tutunmaya çalıştğımız ipler çok kısa.
  • seçimini zekice yapmak yarılamakır zafere giden yolu; diğer yarısı kayıtsızlıkla fethedilir. bir yanda istediğin her şeyi söyleyebilirsin, öte yanda mecbur değilsin. Ben bir sekilde ikisini de yapmayi becerdim. Bu yüzden benimle bir sorununuz varsa size aittir.
  • Martılara attığım simit, önüne süt bıraktığım yavru kediler, Ve sana verdiğim değer, Hayvan severlik bu olsa gerek.!
  • Eğer iki kişi arasında kalıyorsanız; ikinciyi seçin. Çünkü birinciyi gerçekten sevseydiniz, ikincisi olmazdı.
  • Mutlu insanlar; Herşeyin en iyisine sahip olanlar değil, Sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir .
  • Afrika'ya ilaç göndermeye karar vermiştik; fakat hepsinin üzerinde tok karnına yazıyordu.
  • Yalnız kalmaktan hoşnut biriydim eskiden, Şimdi yıkıldı duvarlarım her şeyin kenarları var.
  • Birinin kalbini kırmadan önce iki kere düşünün dostlarım! Hele ki o kişi sıradan biri olmamışsa hayatınızda.
  • Hıçkırarak ağlayan bir kadının gözyaşları, Ağlatan adamın başına geleceklerinin altına atılacak imzadır .
  • Pek çok iyi adam bir kadın tarafından köprü altına düşürülmüştür.
  • Onun sana tüm yaptıklarına rağmen affedebilirsin; Zor olan onu affettiğin için kendini affedebilmektir.
  • Herkes herkesi aynı sevemez dostlarım.. Kimileri gururunun yettiği kadar sever, Kimileri de ömrünün yettiği kadar.
  • Kalbi kırmaya tek bir söz yeter; ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür, ne de bir ömür yeter.
  • Gittiğinde ağlarsın, şarkılarda, filmlerde, ona-buna, her şeye ağlarsın. Aklın başına gelince de boşa harcadığın zamana ağlarsın.
  • Yüzde yüz insan yoktur aslında. Hepimizin, başkalarının farkında olup bizim farkında olmadığımız deli ve çirkin bir yanı vardır. Yoksa bu çiftliğe nasıl katlanabilirdik?
  • Yolun bitimine kadar gelmeleri şart değil. Herkesin gidebileceği bir yol vardır . Sen yeter ki, kendin kalabilmeyi becer. Çünkü kendinden başka kimseye mecbur değilsin'. Zorlama kendini, Bırak yanındaki seni mutlu ettiği sürece seninle gelsin. Sen istemediğin sürece, hiçbir şey için ödün vermemelisin. Çünkü uğruna fedakarlık yaptığın kişi, yarın seni unutabilir. Ve unutma; Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir...
  • Tabi ki bir insanı sevebilirsiniz, eğer onu yeterince tanımıyorsanız.
  • Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin.. Ne sen başkası için mecburi istikametsin; ne de başkası senin için. Yorma kendini; bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.
  • Aşk bir emre dönüştüğünde, nefret hazza dönüşebilir.
  • İnsan olmak rezil bir şeydi; öyle çok şey vardı ki olup biten.
  • Aşk biraz anlam içeren bir yoldur; seks yeterince anlamlıdır.
  • Acı hissetmemek duyguların kesintisi demektir; her çoşku şeytanla pazarlıktır.
  • Hayat ile Sanat arasındaki fark, sanatın daha katlanabilir olmasıdır.
  • Birini ne kadar çok seversen, Hayat onu senden o kadar uzaklaştırır...
  • Dünyadaki en saf insan olduğunu iddaa eden kişiler, aslında şeytana danışmanlık yapabilecek kapasitede kişilerdir. Unutmayın
  • Biri bana çirkin olduğumu söyledikten sonra; gölgeyi güneşe, karanlığı ışığa yeğler olmuştum.
  • Yalnızlıktan daha kötü şeyler de vardır; ama çok geç kalırız onları anlamakta. Ve çok geç'ten daha kötü birşey yoktur.
  • Düşündüm de, insan kendi yaşamının yağmurlarında ıslanma fırsatını kaçırmamalı.
  • Mutluluğu yakalamışsan, sorgulama.
  • Hemen herkes dahi doğar, geri zekalı gömülür.
  • Cesur insanın hayal gücü kısıtlıdır. Korkaklık kötü beslenmenin bir sonucudur.
  • Cinsel ilişki; şarkı söylerken ölümün kıçına tekmeye basmaktır.
  • Egemenlik gerçekten milletin olduğunda hükümetlere gerek kalmayacak; o zamana kadar boku yedik.
  • Hayat prova değildir, anı yaşamalısın.
  • Erkek kadına tokat atarsa erkek suçludur, Kadın erkeğe tokat atarsa yine erkek suçludur.
  • Sizi bilmem ama ben her sabah ayakkabılarımı bağlamak için eğildiğimde tanrım yine mi? Diye geçiririm içimden.
  • Harikulade düşünceler ve harikulade kadınlar kalıcı değildirler.
  • Hiçbir şey gerçek kadar sıkıcı olamaz.
  • Dengeli insan delidir.
  • Yalnız kalmaktan daha kötü şeyler de vardır hayatta ama genellikle bir ömür alır bunun farkına varmak o zaman da çok geçtir ve çok geçten daha kötü bir şey yoktur hayattta.
  • Yaşayan bir amerikan ayyaşı ölü bir yunan tanrısından daha çok ilgilendirir beni.
  • Bir kaplanı yakalayıp kafese koyabilirsiniz ama onu kırdığınızdan asla emin olamazsınız. Insanlar daha kolaydır.
  • Entellektüel; basit bir şeyi karmaşık söyleyebilen kişidir; sanatçı ise zor birşeyi kolay.
  • Sığınak çukurlarında melek bulunmaz.
  • Yaşamayı öğrenmek için birkaç defa ölmek gerek.
  • Tanrının nerede olduğunu bilmek istiyorsan, ayyaşa sor.
  • Mezarlıktayken seksen yaşıma kadar yaşamaya karar verdim. Düşün, seksen yaşındasın ve on sekizlik bir kızla seks yapıyorsun. Ölüm oyununda mızıklamanın en iyi yolu.
  • Gece sisini delen bir ışıktır aşk. Sarhoş olduğunuzda bulamadığınız anahtardır aşk. On yılda bir gerçekleşen şeydir aşk. Diğer insanın mahvettiğini sandığın şeydir aşk. Çalan telefondur aşk, aynı ses ya da başka bir ses ama asla doğru ses değil. İhanettir aşk. Evsizlerin ara sokaklarda alev alev yansımasıdır aşk. Eski bir Los Angeles otelinin çatısına yağan yağmurdur aşk. Istakoz gibi haşlanma biçimimizdir aşk. Söylediğimiz bütün yalanlardır aşk. Çığlığı hala yankılanan andır aşk. Yerde sürünen şeydir aşk. Bir yabancıya dayanmış dans eden karındır aşk. Ve çok fazla ve fazlasıyla erken kullanılan bir sözcüktür aşk.
  • Kumar oynamazsan asla kazanamazsın.
  • Bira içmek için buradayız ve hayatlarımızı öyle yaşamalıyız ki ölüm bizi almaya geldiğinde titresin.
  • Bir daha birama dokunursan dişlerini ağzına dökerim.
  • Sadece sıkıcı insanlar sıkılır.
  • Saçımı taradım keşke yüzümü de tarayabilseydim.
  • Gerçek; susuz yenen bir portakaldır.
  • Kadınımı ödünç al ama arabamı asla.
  • Kadın olsam hayat kadını olurdum.
  • Damlayan musluklar, tutku osurukları ve patlak lastikler hepsi de ölümden daha hüzün verici.
  • Bir metropol gazetesi, kötü haber yazmadan önce kendi nabzını ölçer.
  • Dostun kimmiş öğrenmek istiyorsan kodese gir.
  • Gömlek kartonlarının sonu.
  • Banyoya girdiğinde aynayı değil! Ellerini es geç.
  • Öyle ya da böyle, o acayip ve çılgın dönemin, o uzak saatlerin şiirlerinin bir çoğu işte burada. Sigara dumanıyla buğulanmış odada altmışsekiz bir vaziyette şansımızı denedik. Umarım işinize yarar, yaramazsa da, eh o zaman,
  • Bazen hepimiz bir filme hapsolmuşuz hissine kapılıyorum... Repliklerimizi biliyoruz, nereye doğru yürüyeceğimizi biliyoruz, nasıl oynayacağımızı biliyoruz, sadece kamera yok... Yine de çıkamıyoruz filmin içinden! Ve film kötü.
  • İlk şiirler şu anda bulunduğum noktadan daha lirikler. Bu şiirleri beğeniyorum ancak "Bukowski'nin ilk şiirleri çok daha iyiydi," iddiasında bulunanlara katılmıyorum. Kimileri bu iddiaları eleştiri yazılarında dile getirdiler, kimileri de dedikodu sohbetlerinde. Şimdi okuyucu kendi kararını ilk elden verebilir. Bugünkü şiirimde konuya daha doğrudan yönelip özüne iniyorum ve sonra da çıkıyorum. Önceki ve bugünkü tarzlarımın birbirinden daha üstün ya da başarısız olduğuna inanmıyorum. Farklılar, hepsi bu.
  • Yine akşamdan kalmaydım ve sıcak dayanılır gibi değildi kırk derecelik bir hafta. Her gece içmeye devam ediyor, sabahları taş ve her şeyin olanaksızlığıyla yüzleşmek zorunda kalıyordum. Çocukların kimileri Afrika güneş kaskları ve gözlükleri giyiyorlardı; ama ben, hep aynıydım, yağmur ya da güneş, yırtık pırtık giysiler, çivileri ayaklarıma batan eski ayakkabılar. Mukavva parçaları koyuyordum ayakkabılarımın tabanlarına. Bir süre için iş görüyorlardı, ama çok geçmeden çiviler topuklarıma batmaya başlıyorlardı yine. Viski ve bira, terliyordum koltuk altlarımdan ve sırtımda bir torbayla dolanıyordum çarmıh misali; torbadan dergiler çıkarıyor, binlerce mektup dağıtıyordum güneşin altında kavrulup sendeleyerek.
  • Ben bir Charles Bukowski modası olduğunun farkında değilim. Yalnız yaşayan biriyim, kalabalıktan hoşlanmam; bu tür tuzaklara düşmeyecek kadar yaşlı, kuşkucu ve çakalım. Bu iki haftada yaptığım üçüncü söyleşi, ama ben buna modadan ziyade matematiksel bir tuhaflık olarak bakıyorum. Umarım hiçbir zaman moda olmam. Moda olmak lanetlenmek demektir. Bende ya da yaptığım işte bir tuhaflık var demektir. Sanıyorum 46 yaşında, 11 yıl boyunca sessizce çalıştıktan sonra böyle bir şeyden endişe etmeme gerek yok. Tanrılar benimledir umarım. Benimle olduklarını düşünüyorum.
  • Bitkin bir halde fabrikadan veya depodan eve dönüşte, yemek, uyumak ve tekrar sefil işe dönmek dışında pek bir işe yaramazdı sanki gece. Fakat o yırtık perdeli aşınmış kilimli, tuvaleti ve küveti koridorun sonunda bulunan, havasında benden önce gelmiş bütün kaybetmişlerin hissedildiği bir eski odada beni bekliyor olurdu daktilo.
  • Karayolunda seyreden arabaların ışıklarını görebiliyorum. Sonu gelmeyen bir ışık akışı. Bu kadar insan. Ne yaparlar? Ne düşünürler? Hepimiz öleceğiz, hepimiz, ne sirk! Bunu bilmek birbirimizi daha çok sevmemiz için yeterli bir neden olmalı, ama değil. Son derece önemsiz şeyler bizi dehşete sürükleyip dümdüz ediyor, yutuyor.
  • Kendimize işkence etmek için kullanmak isteyeceğimiz bir şey hep bulunur sanırım. Hipodromda başkalarının hislerini paylaşırsın; o ümitsiz karanlığı, pes edip vazgeçmenin kolaylığını. Bahisçilerin dünyası gerçek dünyanın makul ölçülere indirgenmiş şeklidir; hayatın ölümle sürtüşmesi ve kaybetmesidir. Sonuçta kimse kazanmaz. Geciktirmektir tek isteğimiz, o göz kamaştırıcı ışıktan gözlerimizi bir an için kaçırmak. Allah kahretsin, amaçsızlık üzerine düşünürken sigaramın yanık ucu parmağıma çarptı. Bu da beni uyandırıp Sartre havasından çıkardı. Mizah gerek bize, kahkaha gerek. Eskiden daha çok gülerdim, herşeyi daha çok yapardım. Yazmak hariç. Artık yazıyorum, yazıyorum ve yazıyorum.
  • Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem.Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.
  • Acı çekmek için ayyaş olmak, bir kadın tarafından sıfırlanmak gerekmiyordu , ama acı çekip ayyaş olunabilirdi. Bir süre, gençlikte özellikle, talihin senden yana olduğunu sanabilirdin, bazen senden yanadır da gerçekten. Ama senin farkında bile olmadığın ve senin aleyhine işleyen birtakım ortalama hesaplar ve kanunlar vardır, her şeyin yolunda gittiğini sandığın zamanlarda bile.Bir gece, sıcak bir salı gecesi o ayyaş sen oluverirsin, sensin o ucuz pansiyon odasında olan, ve daha önce o odalarda olmuş olmanın da bir yararı olmaz, daha da kötüdür hatta, çünkü bir daha bu duruma düşmemeye karar vermişliğin vardır. Bir sigara daha yakmaktan, bir içki daha içmekten, o sıvası dökük duvarlarda bir çift göz, bir çift dudak aramaktan başka bir şey de gelmez elden.
  • Kader tanrıçasının zalim olduğu ve sonunda hepimizin posasını çıkaracağı doğru; ama sıkı, ölümsüz bir kaybedenden daha yıldırıcı hiçbir şey yoktur. İşin sırrı şunda yatıyor; herkes kaybedebilir, kaybetmek yeteneklerin en kolayıdır.
  • İnsan ruhunun derisi yoktur, şarkı söylemek isteyen iç kıvrımları vardır,duymuyur musunuz? Mırıldanıyor, duymuyor musunuz yoldaşlar? Sıkı bir hatun ve yeni bir Cadillac hiçbir şeyi değiştirmeyecek... Temel Reis yine tek gözlü kalacak ve Nixon yeni başkanımız olacak. İsa çarmıhtan indi, şimdi bizi çivilediler lanet şeye. Seçimimiz seçim değil. Çok hızlı hareket edersek, ölürüz. Yeterince hızlı hareket etmezsek, yine ölürüz. Onların destesiyle oynuyoruz; kıçında iki bin yıllık Hristiyan tıpası varken nasıl sıçacaksın?
  • Hastaneler sizi neden sunmaksızın öldürmeye çalıştıkları yerlerdir. Amerikan hastanelerinde ki soğuk ve ölçülü acımasızlığın nedeni doktorların fazla mesai yapmaları ya da ölümü kanıksamış, sıkılmış olmaları değildir. Asıl neden çoğu zaman başları ile kıçlarını ayırdetmeyi beceremeyen, cahillerin hayranlığa boğulup merhemi elinde bulunduran büyücü olarak gördükleri ve çok az iş yapıp çok fazla para kazanan doktorların kendileridir.
  • Bir keresinde adamın birinden shakespeare sevmediğimi yazmaya hakkım olmadığını anlatan uzun ve öfke dolu bir mektup almıştım. gençler bana kanıp shakespeare okuma zahmetine bile girmeyeceklerdi. böyle bir konum almaya hakkım yoktu. sayfalarca bunu söyletip durmuştu. cevaplamadım. ama burda cevaplayacağım.s..... git lan.ben tolstoy'da sevmem.
yorum | | Devamı...

Uğur Mumcu Sözleri

Unknown 14 Ekim 2012 Pazar 12:33

14 Ekim 2012 Pazar




















  • Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenen bir suçtur.
  • Kimi ölüler bize ne kadar yakın Yaşayanların birçoğu ne kadar da ölü.
  • Öyleyse vurun, parçalayın! Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar doğacaktır.
  • Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz.
  • Susanlar da bu insanlık suçlarına katılmış olur. Bu masum insanlar, Yahudi de olur, Arap da, Hıristiyan da. Ölenlerde ırk ve din ayırımı yapılmaz. Ölen insandır.
  • Bir ulus, ne kadar okuma-yazma, öğrenme, araştırma eğilimde ise, o kadar sağlam, o kadar hoşgörülü ve demokrat yapıda olur.
  • Biz unutkan bir ulusuz. Unutuyoruz olup bitenleri. Unutuyoruz ve oğulları kızları ölen ana babaları, kanlı gözyaşlarıyla baş başa bırakıp gidiyoruz.
  • Unutmayalım ki cesur bir kez, korkak bin kez ölür. Önemli olan, insanın böyle bir toplumda "mezar ...taşı" gibi susmamasıdır.
  • Evrensel kültürün sanat ve düşün rüzgarları ile Türkiye er geç çağdaş uygarlığa demir atacak.
  • Atatürkçülük ne demektir? Atatürkçülük, kısaca ulusal bağımsızlık ve ulusal onur demektir.Atatürkçülük, özetle antiemperyalist bir Kurtuluş Savaşı'nı başlatan ve sürdüren bir eylem ve öğretidir.
  • Milliyetçilik, sömürücülerin değil; Mustafa Kemal devrimcilerinin bayrağıdır.
  • Kemalizm benim yaşam şeklimdir.
  • Türk vatandaşı ; isviçre medeni kanunua göre evlenen,italyan ceza yasasına göre cezalandırılan,alman ceza mahkemeleri usulü yasasına göre yargılanan,fransız idare hukukuna göre idare edilen ve islam hukukuna göre gömülen kişidir.
  • Gelecek nesilleri değil, gelecek seçimleri düşünen politikacılarımız bu tablonun ressamlarıdırlar. Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" parolası ile liberalizm, en acı örneğini Türkiye'de vermiştir.
  • Temelinde bağımsızlık harcı yatan Cumhuriyetimiz, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra emperyalistlerin ahtapot kollarında teslim edilmiştir. Öyle bir teslimiyettir ki, yer altı zenginliklerimiz çokuluslu şirketlerin emrindedir; öyle bir teslimiyettir ki, petrol, maden ve yabancı sermaye yasaları yabancı uzmanlarca hazırlanmıştır; öyle bir teslimiyettir ki, ülke topraklarının bir bölümü üs adı altında başka devletin genelkurmayına armağan edilmiştir; öyle bir teslimiyettir ki, ordumuzun silahları, araç ve gereçleri okyanus ötesi ülkelerin buyruklarına bağlanmıştır.
  • Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi...Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım, unutma bizi.
yorum | | Devamı...

Aiskhylos Sözleri

Unknown 9 Ekim 2012 Salı 17:11

9 Ekim 2012 Salı


















  • Yeminine bakıp insana inanma, insana bakıp yeminine inan.
  • Dizginsiz dil bela getirir.
  • Dengin dengini bulmasıdır; en büyük mutluluk bu dünyada.
  • Acının ödülü tecrübedir.
  • Pek az kişi, iyi talihli bir dostun başarılarını kıskançlık duymadan kutlayabilir.
  • Kıskanılmayan, imrenilecek bir fazileti olmayandır.
  • Görünmek istediğin gibi ol.
  • Gerçek mutluluk iyi yaşamak değil, yaşamayı iyi bitirmektir.
  • Akıllı insan aptal görünürse kazançlı çıkar.
  • Tatlı şeyler, sonu iyi biten acılardır.
  • Tatlı sözler, şiddetli bir öfkeye karşı en tesirli ilaçtır.
  • Yaşlılar için, öğrenmenin zamanı geçmez.
  • Dostlarından kuşkulanmak, başa geçenlere özgü bir hastalıktır.
  • Yaşlılık, gençlikten daha adildir.
  • Ölmeden önce kimse mutlu değildir.
  • Mutsuzluğun ulağı olmak da ayrıca mutsuzluktur.
yorum | | Devamı...

Chuck Palahniuk Sözleri

Unknown 1 Ekim 2012 Pazartesi 14:16

1 Ekim 2012 Pazartesi



















  • Aslında tek hatam; İnsanları fazla önemsemem.
  • Akıllı bi yalnızlık aptal bi ilişkiden iyidir; ya kralın yanında kraliçe olursun ya da soytarının yanında maskara! Tercih Senin!
  • Sevmediklerin derdin olur genelde, sevdiklerin ise mutluluğun. Ama birini öyle b...ir seversin ki; hem derdin olur, hem umudun.
  • Bu hayat bana, İnsanların çoğunun gülemediği için ağladığını, susamadığı için konuştuğunu ve laf olsun diye yaşadığını öğretti.
  • Dişilik tek gece işe yarar, kişilik ömür boyu.
  • Acın başkalarını güldürebilir; ama gülüşün başkalarına acı vermemeli.
  • Hiç kapıldın mı o hisse. Gitmek istersin hani, ama aynı zamanda da kalmak gelir içinden .
  • En çok da 3 şey yorar insanı; Affetmek, İçi yanarken susmak ve olmayacağını bildiği halde hayal kurmak..
  • Birini sevmek, ömürden koca bir parça vermektir. Kendine saklayacağın, öğreneceğin, eğleneceğin vakti, başkasına hediye etmektir.
  • Yeni başlangıçlardan sıkıldım artık, mutlu bir son istiyorum seninle!
  • Bir insan en çok kimin yanında susuyorsa, aslında en çok onunla konuşmak istiyordur.
  • Korkma aç kapıyı. Sende kalmaya değil, beni almaya geldim.
  • Yeni bir başlangıç değil, mutlu bir son istiyorum artık!
  • Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür.
  • Dikkatli bak; Büyük aşklar ya sonsuzdur ya da onsuz.
  • Gerçek şu ki, dul bir anne tarafından yetiştirilen her erkek çocuk, evli olarak doğmuş sayılır. bilmiyorum ama bence annesi ölene dek bir erkeğin hayatındaki diğer kadınların hiçbiri metres olmaktan öteye gidemez.
  • Herkesin diş fırçası vardır ama dişlerini fırçalamaz bazıları. Akıl da böyle işte; hepimizde var ama kimi kullanmamakta ısrarlı...
  • İnsanların olmaya korktukları şey olursanız, onların hayranlığını kazanırsınız.
  • Doğru fiyatı verirseniz, insanlar gerçekten size her şeyi satabilir.
  • Eski sevgilinin yine deneyelim çabasıyla, Deneme süresi biten virüs programnın süresini uzatmaya çalışan kişinin çabası aynı...
  • Hiçbir zaman tamamlanmış olmayayım, ne olur. Hiçbir zaman halimden memnun olmayayım. Hiçbir zaman kusursuz olmayayım.
  • Dış dünyayla başa çıkmak istiyorsan, insanların yüzünü görmesine izin vermeyeceksin. Dünyada herhangi bir yere gidebilirsin; yeter ki insanların gerçekte kim olduğunu bilmelerine izin verme. Tamamen normal, sıradan bir hayat sürebilirsin. Yeter ki hiç kimsenin gerçeği öğrenecek kadar yakınına sokulmasına izin verme.
  • Uğruna savaşacak bir şeyler bulana kadar, bir şeylere karşı savaşmayı seçersin.
  • Mükemmel biri değilim. Ama beni beklemeliydin! Buna değerdim...
  • Dünya nüfusu arttıkça, insan sayısı azalıyor .
  • Bir şeyin yokluğu size acı veriyorsa, varlığı sizi öldürebilir.
  • Parçaları kaybolmuş puzzle gibi artık insanlar. Kiminin ruhu, kiminin beyni ve birçoğunun bir kalbi yok.
  • Neden mi sevdim seni ? ''Çünkü daha imkansız bir ihtimal yoktu''.
  • Dünyanın en yakışıklı, zengin, başarılı adamı da olsan; Bir kadın seni çocuklarının babası olarak hayal edemiyorsa; sıfırsın.
  • Kadınlar erkekler için değil, yine kadınlar için süslenirler. Çünkü asıl duygu diğer kadınlardan daha güzel olma arzusudur.
  • Ancak kaybedeceğin bir şey yoksa özgürsündür.
  • Göz gördüğünü sevmez, Sevdiğini görür...
  • Birine gününün nasıl geçtiğini sorduğunda, bunu sormanın sebebi kendi gününü anlatmak istemendir. Birine aşık olmanın sebebi, onun sana aşık olmasını istemen...
  • Hiçbir şey durağan değil. Her şey eskiyip dağılıyor.
  • Sizin sevdiğiniz ile sizi seven asla aynı kişi değildir.
  • Sahip olacağın her şey, bir gün kaybedeceğin şeylerden sadece biridir.
  • Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak.
  • Biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük ama olamayacağız...Hepimiz heba oluyoruz...Bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş...Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz...Nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz... Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız...Bir amacımız yok; ne büyük savaş ne de büyük bir buhran yaşadık...Bizim savaşımız ruhani savaş... Ve bunalımımız kendi hayatlarımız.
  • Dinleyin sürüngenler; Sizler özel değilsiniz, Sizler güzel ya da eşi benzeri olmayan kar tanesi de değilsiniz, sizler işiniz değilsiniz, sizler paranız kadar değilsiniz, bindiğiniz araba değilsiniz, kredi kartlarınızın limiti değilsiniz, sizler iç çamaşırı değilsiniz, Sizler herkes gibi çürüyen birer organik maddesiniz..! Bizler bu dünyanın şarkı söyleyip dans eden pislikleriyiz. Hepimiz aynı pisliğin lacivertleriyiz.
  • Her aşk, bitki isimleriyle başlayıp, hayvan isimleriyle son bulur.
  • Silahın yaptığı tek şey, bir patlamayı belli bir doğrultuya yöneltmektir.
  • Galiba hayattaki en büyük hatalarımdan biri, insanları fazla önemsemem .
  • Fiziksel güçle ve mülkiyetle olan bağlarımı niçin koparıyorum? Çünkü ancak kendimi mahvederek ruhumun gerçek gücünü keşfedebilirim.
  • Medeniyeti alt üst edeceğiz. Dünyayı daha iyi bir yere çevireceğiz.
  • Sahip olduklarımı yok eden kurtarıcı, benim ruhumu kurtarma savaşındadır. Bütün aidiyetleri yolumdan kaldıran öğretmen beni özgür kılacaktır.
  • Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.
  • Cevap, cevabın olmayışıdır.
  • Bize inandırılan bu gerçek dışı dünyada yaşıyoruz, hiçbir teste tabii tutulmadığımız için neleri kurtarabileceğimiz konusunda hiç bir fikrimiz yok.
  • Benim hiçbir şeyim orjinal değil. Ben bildiğim tüm insanların ortak çabasıyım.
  • Büyük birader bizi gözetlemiyor aslında,şarkı söyleyip dans ediyor. Şapkadan tavşan çıkarma numaraları yapıyor. Büyük birader uyanık olduğunuz her dakika dikkatinizi çekmekle meşgul. Sürekli aklınızın başka yerde olduğundan emin olmak istiyor. Tamamen zapt olduğunuzdan emin olmak istiyor.
yorum | | Devamı...

Aziz Nesin Sözleri



















  • Nasıl bittiyse bundan öncekiler, bu da biter.. Bite bite sonunda bende biterim.. Olur biter !
  • Kadının aşka bakışı; 'bir sen, bir ben, birde bebek'ken, Erkeklerde bu durum; bir sen, bir ben, birde yedek' tir.
  • Üşümek varsa bu sıcağın yokluğudur, Karanlık varsa ışığın yokluğu. Eğer her yer karanlık ve sen üşüyorsan işte bu o'nun yokluğu.
  • Belki sıkıca sarılabileceğimiz bir sevgilimiz olmadı, belki yalnızız; ama bilinsin ki adam gibi sevdiğimizdendir yalnızlığımız!
  • Yatağına yatınca; Yüreğinin sesinden uyuyamıyorsan, Anla ki yalnızsın...
  • Hiç kimseye güvenmiyorum diye birşey yoktur, Zamanında o'na güvendiğim için, artık kimseye güvenmiyorum" diye birşey vardır .
  • Türk erkeğinin dünyanın en kıskanç erkeklerinden biri olmasının sebebi; Sevgililerine değil, kendilerine güvenmediklerindendir.
  • Ne ölünün αrkαsındαn konuşulur, ne de gidenin. Çünkü hα ölmüştür, hα gitmiştir kαlαn için.
  • Terkeden kişinin gittiği yerde aradığını bulamayınca dönüp 'özledim' demesi; özlediğinden değil, eşek gibi pişman olduğundandır.
  • Al yalnızlığını gel ! Korkma, sıkılmayız. Senin yalnızlığın benim yalnızlığımla konuşur, biz ikimiz susarız !
  • Bazen insan öyle özlenir ki.. Özlenen bilse, yokluğundan utanır...
  • Ne kadar kalmak istesek de bazen gitmek zorunda kalırız. Ve ne kadar gitmek zorunda olsakta, kalmaktan yanadır sol yanımız..
  • Bir yanlışlık var; sen bu denli güzel, ben bu denli sevdalı olmayacaktık.
  • Haritalara baktım, hiçbirinde evin yok. Ansiklopedilere baktım, hiçbirinde resmin yok. Sözlüklere baktım, hiçbirinde ismin yok. Aynada kendime baktım, seni gördüm. Benden başka yerin yok.
  • İnsan yalnızca söylediklerinden değil, Sustuklarından da sorumludur.
  • Hayalim; Küçük bi çocuğa ‘ne kadar seviyorsun’ dediğinde, açıp elini iki yana ‘işte bu kadar’ derken ki o masum sevgiyi bulmaktı.
  • Kolayca akmaz bilirsin bir erkeğin gözyaşları; ama eğer erkek ağlıyorsa, asla sahte olmaz gözyaşları.
  • Uslanma hic hep deli kal Buyume sakin cocuk kal Es deli deli boyle kal Son harmaninda sevdanin Tuken toz toz savrula kal Sucustu bulmali olum Olurken de sevdali kal ...
  • Seni, annen kadar sevecek ve baban kadar merak edecek hiç kimse yoktur; O yüzden kimse bana aşk'tan bahsetmesin.
  • Aynı kağıdın arka ve ön yüzleri gibiyiz. Sonsuza dek beraber; ama hiçbir zaman birbirlerini görmeyen.
  • Aşığım sana cümlesinin sonundaki a harfi terk etti seni. O da üzülmüyor gittiğine, Sen hala Aşığım San beni .
  • Bilirsin günahları yazan melek soldadır. Hatta bundandır kalbin solda olması. Çünkü belkide aşk, yaşanılan en büyük günahtır.
  • En güzel şiir matematiktir. Yeryüzünde şimdiye dek İki kere iki dört eder'den daha güzel bir dize yazılmamıştır sanırım...
  • Hayatım süresince boyum kadar kitap yazdım ama beni sevmeyenler buna da mazeret bulup -onun zaten boyu kısaydı diyebilirler.
  • Bir tohum verdin çiçeğini al. Bir çekirdek verdin ağacını al. Bir dal verdin ormanını al. Dünyamı verdim sana bende kal.
  • Diyorlαr ki"eskiden böyle değildin αrtık içine kαpαndın."Dedim ki:"İçindekiyle yetinen bu kalp artık sizi ne yαpsın.
  • Neden evlilik yüzüğü, yüzük parmağına takılır ki ? "Çünkü başka hiç bir parmağımızdan, direk kalbe giden bir damar yoktur.
  • İçimde bir merak öyle bir merak ki ölümümden bir ay sonra bir güncük yaşamak ve dostu düşmanı suç üstü yakalamak.
  • İyi insαn lαfın üstüne gelir" demişse eskiler, Ve ben sürekli seni konuştuğum halde gelmiyorsan; demekki iyi bir insan değilsin.
  • Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın, diyerek yaşattığınız yılanların bir sonraki hedefi siz olursunuz.
  • Hayat bir sınavsa eğer hiç uğraşma, adını yaz ve çık. Belki sınıfta kalırsın; ama adının altında bembeyaz bi sayfa bırakırsın.
  • Bahse Girerim Yarın Bir Yobaz Çıkıp, Tuvalete Gitmek Günah Diye FETVA Verse, Tuvalete Gitmeyecek ve Altına Yapacak O Kadar ÖKÜZ Var ki Bu Ülkede.
  • Korkmuyorum diyenler, ya başkalarına yalan söylüyorlar, ya kendilerine yalan söyleyip kendilerini kandırıyorlar yada bilmeyerek insan olmadıklarını söylüyorlar.
  • Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde.... Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor... Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ... Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde ...
  • Yıkılmasın diye dağlar, Ah! çekmiyorum. Kendimi yıkıyorum, Dünyayı yıkmıyorum...
  • Bir gün bu ülkenin başucuna bir not yanağına da bir öpücük kondurup gideceğim. çok tatlı uyuyordun uyandırmaya kıyamadım diyeceğim...!
  • İnsan, insan gibi, insan olarak hür olmasını bilmezse, hür olamazsa, o zaman kurtlar, kuşlar gibi hür sanır kendini.
  • İşin zoruna gideceksin. Her zaman zoru dene... Zoru yapamasan bile, zoru yapmaya çalışarak hiç olmazsa kolayını yaparsın.
  • Nasıl görmezse göz kendini Kendimi arıyor bulamıyorum.
  • En uyduruk kira davasının bile 2 yıl sürdüğü ülkede,17 yaşındaki gencin idam davası birkaç haftada görüldü ve sonuçlandı.
  • En güzel şiir matematiktir. Yeryüzünde şimdiyedek “iki kere iki dört eder”den daha güzel bir dize yazılmamıştır sanırım.
  • Korku, en beşeri duygudur. Benim iktidarlara başkaldırışımı görenlerden kimi beni korkusuz insan sandılar. Oysa ben korkarım. Ne var ki, bende, başkalarına yararlı olacaksa, doğru bildiğimi, inandığımı söylemek, açıklamak duygusu, korku duygusuna her zaman üstün gelmiştir. Korkarım, yine söylerim.
  • ‎Bırak olmasın mezar taşımız, bir okul bahçesine gömsünler bizi çocuklar koşsun üzerimizde...
  • Tembellerin çalışma günü yarındır.
  • Yoksulun tek silahı çalışmaktır.
  • Dar yerden çıkanlar geniş yerlere sığmazlar.
  • Eskisi olmayanın yenisi de olmaz.
yorum | | Devamı...

Lao Tzu Sözleri

Unknown 30 Eylül 2012 Pazar 05:15

30 Eylül 2012 Pazar














  • Bilenler konuşmuyor, konuşanlar bilmiyor.
  • Başkalarını bilen kimse bilgili, kendini bilen kimse bilgedir.
  • Ne olduğumu bıraktığımda, neysem o olabilirim.
  • Hayat, devamlı değişen doğal olguların zinciridir.
  • Bilmediğini bilmek en iyisidir. Bilmeyip de bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır.
  • Birisi tarafından delice sevilmek size güç verir, birisini delice sevmek ise cesaret.
  • En büyük fetih mücadele etmeden kazanılır, en başarılı yönetici emretmeden yönetir.
  • Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile, tek bir adımla başlamak zorundadır.
  • Zenginlik ve şeref yüzünden kibirlenen, kendine kötülüğü çağırmış olur.
  • Büyük işler başarıp şeref kazandıktan sonra bir yana çekilmesini bilmeli.
  • Benim üç hazinem vardır. Onları gözbebeğim gibi saklarım: Birincisi sevgidir, ikincisi kanaatkarlıktır, üçüncüsü tevâzudur.
  • Gerçekten değerlendirdiğim üç hazinem var:Birincisi sevgi ve nezaket,ikincisi tasarruf,üçüncüsü ise alçakgönüllülüktür.
  • En iyi asker saldırmaz. Üstün savaşçı sessiz başarır. En büyük fatih mücadele etmeden kazanandır. En başarılı yönetici emretmeden yönlendirendir.
  • ‎İnsanlar bir kez birleştiler mi,cesurlar tek başlarına ilerleyemez,korkaklar ise tek başlarına geri çekilemezler.
  • Bir testi yaparsın çamurdan, içindeki boşluktur onu yararlı kılan.
  • Kötülüğü adaletle, iyiliği iyilikle karşıla.
  • Nasıl yenilenirse her gün yenilen gün be gün.
  • Tutkulara itaat etmekten daha büyük bir yanılgı olamaz.
  • Doğa, birine başka, diğerine başka davranmaz.
  • Küçük kafalar kişileri, orta kafalar hadiseleri, büyük kafalar fikirleri konuşur.
  • Gerçek akıl çok öğrenmekle elde edilmez,bilge istifçilik yapmaz.
  • Eğer pes edebilirsen güçlüsündür, kötüye iyilikle karşılık ver.
  • Yontu ustasının işini yapmaya kalkan elini sakatlamazsa şanslı sayılır.
  • Acele karar vermeyin. o zaman sizin de herkesten farkınız kalmaz. Hayatın küçük bir parçasına bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar aklın durması halidir, karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. bir yol biterken yenisi başlar. bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.
yorum | | Devamı...

İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.



İletişim;

Ad

E-posta *

Mesaj *