Güncel Başlıklar:
kimdir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kimdir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

En Güzel Yaşar Kemal Sözleri

Unknown 28 Şubat 2015 Cumartesi 18:17

28 Şubat 2015 Cumartesi



Yaşar Kemal sözleri


İnsanoğlu umutsuzluktan umut yaratandır.

Evrende iki sonsuz doğurgan yaratıcı güç vardır..
Biri İnsan, öbürü Doğa ..
İnsan yaratıcılığını yitirdiği gün,
Doğa yaratıcılığını bitirdiği gün..
Her şey bitecektir..

Gözleri kocaman çocuklar için değer… 
Mücadeleye değer… 
Bir hayat pahasına da olsa; değer!..

Bizi düşünmeye alıştırmamışlar. Üstelik de düşünmeyelim diye ellerinden geleni yapmışlar. Düşünmeye çalışanları da hep öldürmüşler...

Kendimi bildim bileli zulüm görenlerle, hakkı yenenlerle, sömürülenlerle, acı çekenlerle, yoksullarla birlikteyim.

Bir dil bulacağız her şeye varan Bir şeyleri anlatabilen Böyle dilsiz,böyle düşmanca,böyle bölük pörçük Dolaşmayacağız bu dünyada.

Bir toplum, hoş­gö­rü­sü ka­dar güç­lü, sağ­lam, hak­lıdır. Zul­mü ka­dar za­lim, zayıftır. Irkçılık ise en korkunç hastalıktır.

İnsanlarla oynamamalı. 
Bir yerleri var, bir ince yerleri,
İşte oraya değmemeli...

O insana güvenmeyen,
bu insana güvenmeyen,
her insanda bir kötülük gören,
insanı insan saymayan " insan "değil p.çtir yavrum.”

Yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. 
Yalan teşkilat kurmuş, doğru yalnızdır. 
Yalanın geleneği var, senin doğrunun her gün yeniden yaratılması gerek. 
Her gün bir şafak çiçeği gibi yeniden açması gerek. 
Sen yenileceksin. Yenilmenin tadına varacaksın. 
Doğru yenilmeli. Yenilmeyen doğru yenmiş sayılmaz. 
Doğru yenile yenile öyle keskin bir hale gelmeli ki... 
Yüz bin yıl su altında yıkanmış, düzelmiş çakıltaşı gibi...

İnsan çürümedikçe şiir çürümez.

Belki kuşlar çok derin, eski bir içgüdüyle buraya, o zaman kesilmiş olacak olan şu ulu çınarın üstüne, göğüne uğrayacaklar, bir an duraklayıp bir şeyler arayacak, bir şeyleri anımsamaya çalışacak, beton yığını evlerin üstünde küme küme dolaşacak, konacak bir yer bulamayıp bir uzak keder gibi başlarını alıp çekip gidecekler.

Demir olsam çürürdüm , toprak oldum da dayandım.

İnsan, evrende gövdesi kadar değil, Yüreği kadar yer kaplar…

Eğer bir insanda azıcık insanlık varsa yalan söylemez. Dedikodu yapmaz. Dedikoduyla bir insanı vurmak, küçültmek insanlıktan çıkmış, bozulmuş, çürümüş, elinden hiçbir şey gelmeyen, elinden hiçbir şey gelmediğini kabul edecek kadar düşkünlemiş bir insanın karıdır. Bu duruma gelmiş bir insanı karşına almak onun durumuna düşmek olur.

Düşünmek, en küçük anlamda, var olmak demektir.

El eli yıkar, el de döner yüzü yıkar.

Gülümse bitsin karanlık
Gülümse karamsarları şaşırt
Gülümse güller açsın yüzünde
Gülümsemenle yayılsın ışık
Dünyayı ısıtmasan da güneş gibi
Çevreni ısıt

Karanlığı yığıyor yığıyor yığıyor...
Ama böyle kurşun geçmez bir karanlıklar yığıyor..
arkasından birdenbire bir ışık patlatıyor Dostoyevski..

Görüş sahası ne kadar dar olursa olsun, insan muhayyilesi geniştir. Değirmenoluk köyünden başka hiçbir yere çıkmamış bir insanın bile geniş bir hayal dünyası mevcuttur. Yıldızların ötelerine kadar uzanabilir. Hiçbir yer bulamazsa Kafdağının arkasına kadar gider. O da olmazsa, düşlerinde yaşadığı yer başkalaşır. Cennetleşir. Şimdi, şu anda düşler veryansın ediyordur uykuların altında. Şu fıkara, şu kahırlı Değirmenoluk köyünde, değişmiş dünyalar yaşanıyordur.

yorum | | Devamı...

Tepeye Dönüşen Dağ

Unknown 8 Aralık 2014 Pazartesi 05:42

8 Aralık 2014 Pazartesi


Tepeye Dönüşen Dağ

Bir vardı bir yoktu,
Küçük köyümüzün yamacında
Yüksek bir dağ vardı.
Bir ceylanın yolu düştü,
Ceylanın aşkından
Dağ yeşillendi.
Çiçeklerle bezendi,
Ceylan koynunda kaldı.
Bir gece vakti bir avcı geldi ve
Ceylan dağdan ayrıldı.
Sabah köy uyandığında,
O yüksek dağ
Ceylanını yitirmekten
Küçük bir tepe olmuştu.
Ah köylüler!
O yüksek dağ bendim!
O ceylan da yârimdi!

Mueyed Teyib
yorum | | Devamı...

Tarihte İlk Kürtler

Unknown 14 Kasım 2013 Perşembe 07:41

14 Kasım 2013 Perşembe

Tarihte İlk Kürtler

 Bir zamanlar biz Kürtler Med Imparatorluğuna sahipken emeğimizin, zenginliklerimizin ve ülkemizin sahibiydik. O zamanlar kendimiz için savaşıyorduk. Ama bugünkü bazı Kürtler ülkemiz Kurdıstan´ın sömürgecilerinin emrinde amadeler. Neden...? Hiçmi atalarımızın onurlu tarihinden utanmiyorlar.? Tüm dünya tarihçileri biliyorki, tarihten evelki dönemlerde başlayıp bugünkü kimliğini belirten ´´Kürti´´ ve ´´Guti´´ kabilelerinin (aşiretlerinin) gelişmesi ve büyümesiylen Kürt milleti oluşmuştur. Kürtler Milattan 2 bin yıl önce Küçük Asya´nın doğu yamaçlarında devlet kurarak nüfuslarının doğuda Hindistan sınırına, güneyde Basra Körfezi´ne ve Umman Denizi´ne kadar giderek, uzamış olduğunu tarihten öğreniyoruz.

Doğulu ve batılı tarih bilginlerine göre; Milattan yaklaşık 10 bin yıl önce olan genel bir göç esnasın da Iskandinavya´dan güneye ve güneydoğuya dağılmışlar. Kürtler Hint-Avrupai (Ari) ırkının bir parçasıdır. Kürtler savaş ve benzeri nedenlerden dolayı göçerek Kafkasya´yı geçip Ararat Dağı´na gelip geniş bir bölgeye yerleşmişlerdi. Kürti ve Guti isimleriyle iki büyük kabile (aşiret) durumunda olan bu Kürtler´den Gutiler, doğu Hazar Denizi´ne doğru giderek doğuda Hindistan sınırına, güney de Basra Körfezi´ne ve Umman Denizi´ne kadar yayılmışlar. Unutmıyalım Kara Denizin doğusun daki iki büyük şehirinden sonra üçüncü şehirin bir kısmını kapsıyan Kürt kabilelerinin (aşiretlerinin) yönetimi vardı. Milattan önce 302´de Rum hükümdarı Mithiridates Pontos Kırallığını kurdu. Kısa bir sürede güçlenen Pontos Kırallığı Doğu Karadenizdeki Kürt hükümdarlığına karşı büyük savaşlar vererek topraklarını işgal etiler. Ancak Moğol ve Selçuklulardan sonra oluşan Barbar Osmanlı´nın Vampiri, Fatih Sultan Mehmet Han 1461´de Rum Pontos Kırallığını sona erdirerek, diğer sömürge leri olduğu topraklarına kattı. Kürtlerin ülkesinin haritasi 4 denize yetiştiğini tüm açıklığıylan tarih bize bildiyor. Milattan 4 bin yıl önce Kürtler, bu büyük memlekete yerleşmişlerdi. Büyük Iskender´ ın Asya fetihi sıralarında bu geniş ülkenin sahibiydiler. O tarihlerde bu geniş ülkenin, konuşulan genel dili Kürtçe, egemen olan dinide Zerduşti-Yezidi diniydi.

Tarihin söylediği kadarıyla ilk Kürt padişahının adı Tosa, diğer adıyla Diyakos´tu. Diyakos, Milattan 1808 yıl önce Behl şehrinde ve cıvarlarında kurmuş olduğu hukumete padişahlık etmişti. Milattan önce 9. yüzyılda Keykubat, bütün Kürtler´i birleştirip bir araya getirerek, büyük bir Med Imparator luğu kurmuştu. Tekrar Milattan 612 yıl önce Keykubad´ın torunu olan Kayaksar diğer adıyla Hohister, Asur hükümetini yıkarak Asurların başkenti olan Ninova´yı egemenliğine almıştı.

Tüm Gutiler ; Subari, Huri, Lolo, ve Kasi adlarıyla dört kabiliye (aşirete) ayrılmışlardır. Subari kabilesi (aşireti) Ararat´a, Toros´ta, Anti-Torosta ve Akdeniz kiyisinda bulunan Iskenderun şehirinden sonra sahil boyuca Fenike şehirinin bitimine kadar varlıklarını sürdürmüşler. Bu varlık, Bati Kurdistan da ( Kurdistan´ın Küçük Güneyinde - ´´Kuzey Suriye´´ )Mitan, Neyri, Halti ve Muski isimleriylen çeşitli hükümetler kurmuşlar. Toroslarda kurulan Muşki hükumeti varlığını yüzyıldan fazla sürdürüyordu. Ancak yunanlılar büyük saldırılarlan bu hükümeti yıkıp, kendilerine sömürge edindiler. Tarihten tanıdığımız Memê Alan´ın gerçek kökeni Alanya şehirindenmiş. Ehmêdê Xanê kitabinda Mem´ın şehirini tarif etmış. Bu tarif Iskenderuna değil, Alanya´ya uyuyor. Çok tarihi olan Alanya, şehiri Kürt Mirliklerinin bir şehridir. Mem bu şehirdeki bir Mirin oğludur. Alanya ve Akdeniz Yunanlıların eline geçtiği zaman, Mirlikler aşiretleriylen beraber. Iskenderuna kadar geri çekiliyor ve orada yaşıyorlar. Şimdiki ismiylen Samandağı´da, Mitan, Neyri ve Muski devletlerinin başkentleri konumunda olan metrapolleriydi. Bu metrapolde yaşayan insanların sayısı 9 milyonu geçiyordu.

Mitaniler milattan 16 yüzyıl önce güçlü bir hükümet kurdular. Bu hükümet Hititler´le ve Mısır Firavunları´yla yüzyillarca kahramanca savaştılar. Bir çok savaştan sonra da Firavunlar´la barış yaptılar. Bu barıştan sonra Milattan 1405 yıl önce Mısır Firavunu, Totmsmitan´ın Padişahı Sovartan ´ ın torunu ve Vartamana´ın kızı ile evlendi. Ve bu evlilikten doğan 3. Amamotis Firavunda Dilehepa adındaki Kürt prensesi ile evlenmişti. Hayatının sonuna doğru da ik**** defa yine Kürt prenseslerinden Totohepa ile evlenmişti. Totohepa, tarihte Nefertiti adıyla büyük ün kazanmıştı.

Huriler, Dicle ve Firat nehirlerinin kuzeyinde Amed / Diyarbekir şehri cıvarında Milattan 2 bin yıl önce küçük olan prenslikler (mirlikler) kurdular. 2 bin yıl boyunca hükümetleri hukuki ve medeni yönden güçlü bir şekilde devam etti.

Lolo ve Kasiler, Ararat´tan Zagros Dağlarına geçerek Dicle Kıyıları boyunca güneye indiler. Buralarda Milattan 2 bin yil önce Üllam, Şomir ve Akad isimlerinde üç büyük devlet vardı. Lololar ve Kasiler, - Ullam, Şomar, Akad – isimlerindeki 3 büyük devleti birkaç yüzyıl içinde yendiler. - Hep böyle olmuş kahraman Kürtler sabırlı ve azimliler. Özgürlükleri için barışçıl bir çare kalmamışsa, kahramanca düşmanlarını tarihten siliyorlar. Kurdıstan´ın şimdiki düşmanları Kürtler´in asilliğini biraz düşünsünler... – Lolo ve Kasiler, Ullam, Şomar ve Akad devletlerinin hükümet merkezleri olan Soz, Lakas ve Babil şehirlerini ele geçirdiler. Bu gelişmelerden sonra KURDîVAN adıyla kurdukları devlet 700 yıl Babilde hüküm sürdü. Bu dönemlerde Ermeniler, Yunanistan´ın Teselya kıtasında yerleşiktiler. Milattan 600 yıl önce Küçük Asyaya gelmişlerdi. Yani Kürtler´in Zagros Ararat Dağ larıyla Akdeniz arasındaki bölgelere yerleşip, kocaman devletler kurmasından 35 yüzyıl sonra Ermeniler buralara gelmişlerdi.

Bilimsel araştırmalara göre Merduh Tarihi´nin verdiği birçok bilgilerden anlaşılıyorki Kürtler, Küçük Asya´da devlet kuran ilk ve en eski milletlerdendır. Tarihte MED adıyla bilinen milletin aynen ve aynen Kürt milleti olduğunu ispatlayan tarihi bilgi ve belgelerden birkaç tanesini burda açıklıyalım.

Asur kitabelerinde(yazıtlarında) adı görülen,Guti ve Kürtler´in Asurilerle savaşan Med-Kürt kabileleri olduklarını, net bir tarih olarak bize bildirmektedır.

Ermeni tarihçileri Kürtik, Kürdiyan, Mar, Med ve Kürt terimlerini aynı anlamda kulanmışlar. 8. yüzyıl tarihçilerinden Vartan, yazılarından Med ismi yerine Kürt ismini kulanmıştır. Tarihçilerden Hartom, 1316 miladi yılında yazdığı tarih kitabında açık bir dillen ´´Med´ın kendi kavimlerine Kürt derler´´ demiş.Meşhur tarihçi Istırabon eserinde Kürtler´e ´´Guti´´ demektedır. Ve ´´ bütün tarih boyunca Medler´i Kürtler´den ayrı gösterecek bir neden bulamazsınız´´ diyordu. Iranlı Dr. Ikbal, yazdığı Eski Iran Tarihi adlı eserinde ´´Medler Kürt aşiretleri idiler, vatanları Suriyenin kuzeyinden Hazar Denizi´ne uzanır´´ diyor. Muşirüddevle yazdığı ´´Iran Bostan´´ tarihinde; birçok uzmanların ve şarkiyatçıların araştırmalarına göre, ´´Med milletinin dili, bugünkü Kürtler´in konuştukları dildır.´´ denılmıştır.

Türkiye devleti 1965 yılında Fransızca dilinde ´´Türkiye´de Turizm´´ adinda bir kitap yayınlayarak, şunları diyorlardı. ´´Diyarbekir´in ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemektedir. Bu eski şehir, medeniyet ve kültürün en eski merkezlerindendır. Eskiden Diyarbekir´in ismi Amed idi. Bu yöreye medeniyet sahibi olarak ilk yerleşen halk Huriler´dır. Huriler Milattan önce 4000 yılından 2000 yılına kadar birçok preslikler kurarak egemenliklerini sürdürmüşlerdır.´´

Huriler, Subariler´le aynı ırktandır. 2000 yıl önce Huriler´in iktidarı zayıflamağa başladığında iki bölüme ayrıldılar. Bu kısımlardan biri Mitaniler´di. Mitaniler gelişip yaygınlaşarak Milattan önce 1750 yılından 1350 yılına kadar devam eden büyük bir Imparatorluk kurmuşlar.

Hazreti Merduh´un Tahranda yayımladığı Tarih-i Merduh´un 22, 26,66´ncı sayfalarında bu konuda şu bilgiler verilmektedır: ´´Keşfedilen eserler bize gösteriyor ki, Lolo, Guti, Kasi ve Huri adındaki milletler Zagros Dağı Kürtleri´ndendirler. Bu Kürtler, Sümer, Elam ve Akad hükümetleriyle aynı dönemlerde yaşamışlar. Ve bu hükümetlerle birçok savaşlar yapmışlardır. Bu tarihte yani Milattan 4000 yıl önce bu yerlerde ne Kildani ve ne de Asuri hükümetlerinden bir nişane vardı.´´

Kürt yazarlardan merhum Emin Zeki Bey, Tarih-i Kurd û Kurdıstan adli eserinde şöyle belirtiyordu: ´´Batıda Iskenderun körfezinin tam kuzeyinden başlayarak, kuzey-doğu yönünde Maraş, Elbistan, Akçadağ, Hekimhan ve Haruk´a kadar çıktıktan sonra Anadolu´nun ortasında bulunan Sıvas şehri nin yakınlarında doğuya doğru Bayburt ve Erzurum şehirleri üzerinden doğru bir çizgi halinde Kafkasya´nın güneyinden Kars şehrine kadar uzanır. Ve buradan güney-doğu yönünde bir süre Kafkasya sınırı boyunca devam ettikten sonra Iran toprakları içinde Urmiye gölünün batısını ve güneyini kuşatarak Iran içlerinde yine güney-doğu yönünde Hemedan-Ekbenyan ve Bahtiyariler bölgesini içine alarak Fars körfezinin kuzey-doğusunda bu körfeze iner. Iskenderun´un güney - doğusunda başlayan bir çizgide Suriye´nin Halep cıvarındaki Kürt dağı bölgesini içine aldıtan sonra güney yönünden Irak´in Kerkük – Musul şehrine kadar bazı kıvrımlar dışında yine bir doğru çizgi halinde devam etikten sonra Musul´dan itibaren güney-doğuya doğru Tekrit ve Şehribani´den geçerek ve Huzistan bölgesini batıda bırakarak Benderdilin´de geçerek yine Fars körfezine iner. Bu çizgi de Kürdistan´ın batı ve güney sınırlarını çizer.´´ diyor.

Bazı yazarlar ve tarihi verilere göre, Orta-Anadolunun ENQERE şehrinde Kürtler yani ´´Kurti ve Guti´´ kavimleri yaşamışlar. Burasıda dönemin hükümetlerinin sınırları içerisindeymiş. O zamanın Kürtleri bu şehirde siyah üzüm bağlarını ekmişlerdi. Enqere şehirinin ismi o zamanki Kürtçede siyah üzümü çağrıştırıyormuş. Bugün bu şehir Türkiye´nin baş kentidır.

Ben bu yazımda, Kadri Cemil Paşa´nın yazdığı DOZA KURDiSTAN adındaki eserinden faydalandım. Her yiğit Kürt gibi Kadri Cemal Paşa´da Kurdıstan için mucadele vermıştır. Kendisini ve mucadele arkadasşlarını saygıylan anıyorum.

Kurdıstan tarihiylen ilgili birçok parti, kurum ve şahsiyetlerle görüşmeler ile araştırmalar devam etmektedır. Ve bu çalışmalardan sonra tarihlen ilgili bilgiler peyder pey yayınlanacaktır.
yorum | | Devamı...

Abdurrahim Rahmi Zapsu

Unknown 29 Temmuz 2013 Pazartesi 10:35

29 Temmuz 2013 Pazartesi


Abdurrahim Rahmi Zapsu
Abdurrahim Rahmi Zapsu (d. 1890 BaşkaIe, Van Türkiye), Kürt siyasetçi. Soyu baba tarafından AbdüIkadir GeyIani, ana tarafından Abbasi süIaIesine dayanmaktadır. Kürt TaIebe Ümit Cemiyeti ve Kürt TeaIi Cemiyeti‘nin kurucusudur. OsmanIı dönemi son iIahiyat mezunIarından, ayrıca maIiye de okumuştur. Kürtçe tiyatro eserIerin yanında ‘Büyük İsIam Tarihi’ adIı üç ciItIik kitap oImak üzere pek çok kitabı vardır. Said-i Nursi‘nin hem taIebesi, hem siIah arkadaşıdır. I. Dünya Savaşı‘nda Said-i Nursi ve Abdurrahim Zapsu Doğu Cephesi’ne gitti. RusIar’a esir düştüIer. Abrurrahim Zapsu’nun Şeyh Said İsyanı‘nın iki numaraIı ismi oIduğu beIirtiImektedir. Bu yüzden sürgün yemiş, hapis yatmıştır. Necip FazıI Kısakürek‘in öncüIüğünde kuruIan Büyük Doğu Cemiyeti‘ninin de kurucu üyeIiği, İstanbuI’da, DicIe TaIebe Yurdu’nun yöneticiIiğini de yapmıştır. Abdurrahim Zapsu, Bedirhan Aşireti Iideri Bedirhan Paşa’nın torunIarından Arusî Şeyhi M. Aziz Çınar’
ın kızı Hidayet HanımIa evIenmiştir. Bu evIiIikten üç çocuğu oImuştur. Kızı HaIe, Musa Anter‘Ie evIenmiştir. OğIu Mustafa Pertev, ‘Masey Ferguson’ traktörIerinin Türkiye’deki imaIatçısı UzeI aiIesinin kızı Gaye UzeI iIe hayatını birIeştirmiştir. Bu evIiIikten Cüneyt Zapsu doğmuştur.
yorum | | Devamı...

Abraham Lincoln Sözleri

Unknown 17 Şubat 2013 Pazar 18:48

17 Şubat 2013 Pazar




















Abraham Lincoln (12 Şubat 1809 - 15 Nisan 1865), ABD'li siyasetçi, devlet başkanı, hukukçu. Amerika Birleşik Devletleri'nin 16. başkanı ve Cumhuriyetçi Parti`nin ilk başkanıdır.
  • Eğer ilk önce nerede olduğumuzu ve nereye meylimiz olduğunu bilirsek, ne yapmamız gerektiğini ve nasıl yapacağımızı iyi değerlendirebiliriz.
    • The House Divided söylevi (16 Haziran 1858)
  • 8 hayır, 1 evet. Evet kazandı.
    • Kabine toplantısı sırasında Abraham Lincoln "evet", diğer kabine üyeleri "hayır" dedikten sonra söylediği söz
  • Alkışlara inanmayın; çoğunluk alkışlıyorsa iyi, güzel ama alkışlayanlar ya dalkavukların elleriyse.
  • Aynaya baktığında başka birini görmek istemiyorsan kendin gibi ol.
  • Bana okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız söyleyeyim; Annemdir.
  • Başka ulusları özgürlüklerinden edenler er geç kendileri de özgürlüklerinden olurlar.
  • Başkalarının hürriyetlerini tanımayanlar, hürriyete layık değildir.
  • Bazı insanları her zaman, bütün insanları da bazen kandırabilirsiniz; ama bütün insanları her zaman kandıramazsınız.
  • Bir ülke, yarı köle yarı özgür insanlardan oluşursa yaşayamaz.
  • Demokrasi, halkın halk tarafından halk için idaresidir.
  • Diplomasi, insanları kendilerini gördükleri gibi tarif edebilmektir.
  • Dünyanın büyük adamları okullarının en büyük öğrencileri değildi; çoğu zaman en büyük okulları bitirenler de hayatın büyük adamları olmamışlardır.
  • Eğer bir ağacı kesmek için bir saatim olsaydı, ilk kırkbeş dakikada sadece baltamı bilerdim.
  • Eğer karşınızdaki kişiye, bütün kalbin ve yeteneklerinle yardım etmeyi kabul edebiliyorsan, işte o zaman onu eleştirebilirsin. Bu olumlu eleştiridir.
  • Evsiz biri başkasının evini yıkmaya çalışmamalı, çalışıp kendine bir ev yapmalıdır.
  • Geçmişini sadece özlemek istemiyorsan ayak izlerini kaybetmemelisin.
  • Gelecek senin notlarındır, geçmişse sınavın. 18 Ağustos 2010
  • Geleceğin en iyi yanı, her günün teker teker gelmesidir.
  • Genç bir adamın ilerlemesi; başkalarının onun ilerlemesinden, ne kadar rahatsız olurlarsa olsunlar onun muktedir olduğu her yolda kendisinini islah etmesiyle kabildir... kuşku ve kıskançlık hiçbir insana, hiçbir durumda faydalı olmamıştır. Gerçi bir adamın yükselmesine mani olmak için bazı kötü yürekli girişimler olabilir, hatta bunların başarılı olmaları bile mümkündür, eğer onlar zihninin asıl gerçek yoldan sapmasına ve haksızlık üzerinde zamanını israf etmesine sebep olursa.
  • Güç süreklidir; ama gücün kazandığı zaferlerin ömrü pek kısa olur.
  • Güçlüğe hemen hemen her insan dayanabilir fakat onun karakterini sınamak istiyorsanız ona yetki verin.
  • Hatadan korkan bir insan hiçbir şey yapamaz.
  • Hayatta olduğum, olacağım her şeyi güzel anneme borçluyum.
  • Hemen herkes sıkıntıya göğüs gerebilir ama insanın asıl karakteri eline kuvvet geçtiğinde ortaya çıkar.
  • Hiçbir şeyden asla vazgeçme çünkü vazgeçenler yalnızca kaybedenlerdir.
  • Karakter ağaç ise, şan ve şeref o ağacın gölgesi gibidir; biz hep gölgeyi düşünürüz oysa gerçek olan ağacın kendisidir.
  • Kimse kimseyi rızası olmadan yönetemez.
  • Konuşup da aptallığınızı ortaya koyacağınıza, konuşmayın da hiç olmazsa herkesin şüphesi kalsın.
  • Muhafazakarlık nedir? Eski ve denenmişe hayran olmamak, yeni ve denenmemişe muhalif olmak değil midir?
  • Ne kadar mutlu olmaya karar vermişseniz o kadar mutlu olursunuz.
  • Neredeyse bütün erkekler güçlüklere dayanabilir ama bir adamın karakterini test etmek istiyorsan, ona güç ver.
  • Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona. Oğlunun öğretmenine
  • Ormanda kıvılcım çıkarmaya teşebüs edenler, yalnızca bir tutam aydınlık için övülebilirler. Aslında onlardan geriye kalan, kalın bir toz bulutu ve kendilerinin de karıştığı etten ve kemikten siyah kül yığınıdır.
  • Politikacılar halkın çıkarlarından farklı çıkarlara sahip olan insanlar topluluğudur.
  • Siz içkiyi savunabilirsiniz ama içki sizi asla savunmaz.
  • Tecrübeme göre eğitimsiz kimselerin erdemleri de azdır.
  • Uşak olmayı istemediğim gibi, uşak kullanmayı da sevmem; benim demokrasi anlayışım budur.
  • Ya hür bir millet olarak yaşayalım ya da ölelim.
  • Yarın geride kalan ömrümüzün ilk günüdür.
yorum | | Devamı...

İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.



İletişim;

Ad

E-posta *

Mesaj *