Güncel Başlıklar:
peynuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
peynuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kürt Dili ve Edebiyatı'na yoğun ilgi

Unknown 17 Ağustos 2013 Cumartesi 20:32

17 Ağustos 2013 Cumartesi


 Kürt Dili ve Edebiyatı'na yoğun ilgi
Mardin Artuklu, Muş Alparslan ve Bingöl Üniversitesi'nde yüksek puana rağmen kontenjanlar doldu
.

Mardin Artuklu, Muş Alparslan ve Bingöl Üniversitesinde, taban puan yüksek olmasına rağmen Kürt Dili ve Edebiyatı bölümlerinde kontenjanlar doldu.

Bu yıl 673 bin öğrencinin yerleştiği üniversite tercihlerinde en dikkati çeken bölüm Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinin yerleştirme puanının üzerine çıkan Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü oldu.
Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından 3 üniversitenin Kürtçe bölümleri için ayrılan kontenjanlar tamamen doldu. 3 üniversitede yaklaşık 125 kişi, Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde okumaya hak kazanırken, üniversiteler ise gelecek yıl kontenjanı iki katına çıkarmak için YÖK'e başvurmayı planlıyor.

Kürtçe'nin revaçta olmasını çözüm sürecine bağlayan akademisyenler yoğun talep, sınırlı kontenjan nedeniyle taban puanın arttığına dikkati çekiyor.

Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne yönelik talebi değerlendiren MAÜ Yaşayan Diller Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kadri Yıldırım, üç yıldır Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde Kırmançça ve Zazaca eğitim verildiğini, bu yıl da kontenjanın tamamen dolduğunu söyledi.

"Kürtçe eğitimde taban puanda rakibimiz ODTÜ'nün İngilice eğitim veren bölümleridir" diyen Prof. Dr. Yıldırım, MAÜ Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü tercih eden öğrencilerin ODTÜ'nün İngilizce eğitim veren bölümlerine çok rahat girebilecek bir puana sahip olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Yıldırım, paydaşları olan üniversiteler ile aralarında yaklaşık 60 puan fark bulunduğuna dikkati çekerek, "Önümüzdeki yüzyıl Kürtçe yüzyılı olacak. Yakından tanık oluyoruz ki Kürt diline çok büyük bir teveccüh ve sahiplenme var. Yakın bir zamanda Kürtçe çok popüler bir dil haline gelecek. Önemli olan bu talebe nitelik ve nicelik olarak uygun altyapıyı hazırlayarak gerekli cevabı vermektir" dedi.

''MATERYAL VE AKADEMİK KADRODAKİ KALİTE GÖZDEN KAÇMIYOR''

Prof. Dr. Yıldırım, MAÜ olarak çok donanımlı bir kadroya sahip olduklarını, Kürtçe eğitimde 3 profesör, 1 doçent, 6 yardımcı doçent, 10 da öğretim görevlisi ile şimdiye kadar 20 olan öğretim üyesi kadrosunu, YÖK'ün bu yıl sadece üniversitelerine verdiği 10 kişilik araştırma görevlisi kadrosu ile 30'a çıkaracaklarını söyledi.

Hem dil hem edebiyat hem kültür olarak okutulan ders kitaplarının bir kısmını kendi yayınları olarak bastırdıklarını bir kısmının da yayınlamak üzere hazır bulunduğunu ifade eden Yıldırım, üniversitelerini tercih eden öğrencilerin materyal sıkıntısı olmayacağını vurguladı.

Yıldırım, Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde ilk yıl 20, ikinci yıl 35, bu yıl ise 45 öğrencinin eğitim alacağını ifade ederek, YÖK'e 100 öğrenci için kontenjan talebinde bulunmalarına karşı bu yıl için ayrılan kontenjanın 45 olduğunu söyledi.

''ÇÖZÜM SÜRECİ BELİRLEYİCİ ROL OYNADI''

Prof. Dr. Yıldırım, geçmişte öğrencilerin bu bölümlere karşı güvensizliğinin olduğunu, bu bölümlerde okumaları halinde gelecekte başlarına bir şey gelir mi endişesi taşıdıklarını ifade ederek bu tür endişelerin çözüm süreci ile sona erdiğini kaydetti.

BDP çevresinin şimdiye kadar bu adımları protesto ettiğini anlatan Yıldırım, şöyle konuştu:
"Geçen yıl yürürlüğe giren ve ders kitabı üniversitemizce hazırlanan Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulması BDP tarafından protesto edildi. Bu nedenle bu dersi seçme oranı 20 bin kişi ile sınırlı kaldı ki Türkiye genelinde Kürtçe'nin en az tercih edildiği il Diyarbakır oldu. Çözüm süreci ile bu yıl böyle bir boykot ve protesto sözkonusu olmadı. Bu, rahat bir nefes alan insanların tercihlerinde de etkili oldu. Böyle devam ederse her yıl hem lisans hem yüksek lisans düzeyinde ilgi artarak devam edecek. Öğrencilerin tercih etmesi ile de sorun bitmiyor. Bu bölümlerin kendini ciddi manada dizayn ederek, nitelik, nicelik ve ders materyali olarak kendini yenilemesi gerekiyor. Gelecek yıllar bu manada bölümümüzün ustalık dönemi olacak."

''ANADOLU AJANSI BİR KAPI AÇTI''

Prof. Dr. Kadri Yıldırım, Anadolu Ajansı tarafından Kürtçe haber birimlerinin faaliyete geçirildiğini ve üniversitelerinde Kürtçe yüksek lisans yapan 5 öğrencilerinin Kürtçe haber birimlerinde görev almak için Ankara'da sınava girdiğini söyledi.

Eğitim verdikleri öğrencilerinin Anadolu Ajansı'na hizmet verecek olmasının mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Yıldırım, "Anadolu Ajansı Erbil gibi Irak'ın kuzeyindeki merkezi bir şehirde haber birimlerini faaliyete geçirdi. Anadolu Ajansı bu kapıyı açtı. Yarın başka ajanslar ile kurum ve kuruluşlar da bunu takip edecek. Ben Kürtçe'nin önünü açık görüyorum. Bir iki yıl sıkıntılı geçse de rayına oturacaktır. Yeterki süreç yara almasın" diye konuştu.

''BİNGÖL ÜNİVERSİTESİNDE ZAZACA İÇİN EK KONTENJANLA 40 ÖĞRENCİ ALINACAK''

Bingöl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri Edebiyatı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Usta da ilk kez bu yıl açılan Kürt Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı'na ayrılan 40 kişilik kontenjanın tamamının dolduğunu belirterek, Zaza Dili Edebiyatı Anabilim Dalı'na da evraklar YÖK'e geç ulaştığı için ek kontenjanla 40 öğrencinin alınacağını söyledi.

Taban puanın Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde 380 olduğunu ifade eden Usta, gelecek yıl kontenjanın 40 artı 40 olacağını düşündüklerini belirtti.

MAÜ'nün ders programını takip ettiklerini de anlatan Usta, "MAÜ bizden daha tecrübeli. İleriki dönemde yatay ve dikey geçiş ile diploma denkliğinde sorun yaşamamak için MAÜ'nün hazırladığı müfredatı takip edeceğiz" dedi.

Usta, taban puanın yüksek olmasının çözüm süreci ile bu bölümlere yönelik yoğun talepten kaynaklandığını dile getirerek şöyle konuştu:

"Kontenjanın düşük olması talebin de yüksek olması nedeniyle taban puan çok yüksek. Türkiye'nin diğer bölgelerindeki üniversitelerde de bu bölüm açıldığı takdirde puanı diğer bölümlerin puanı gibi normal düzeye düşecektir. Diğer bölümler ile taban puanda 50 puan farka rağmen kontenjanın dolmuş olması sevindirici. Ancak ilerleyen yıllarda kontenjanın artması ile puan normal seviyeye düşecektir. Bu geç kalınmış bir adımdı. Keşke 10 yıl önce böyle bir bölüm açılmış olsaydı."
yorum | | Devamı...

Kürt dilinin standartlaşması..


Kürt dilinin standartlaşması..

Kürt dilinin standartlaşması Kürtlerin bir bölümünün zararına olmamalı

Kürtçe'nin içinde bulunduğu durum sadece Türkiye'de değil Irak'ın Federe Kürdistan Bölgesi'nde de merak konusu. Özellikle Kürtçe'nin Kurmancî lehçesine ilişkin uygulanmak istenen politikalar konuyu daha aktüel kılıyor. Bu hafta bu konu ile ilgili bir kurum olarak Akademiya Kurdî (Kürt Dil Akademisi) Meclis Üyesi Dr. Muhsin Huseyin ile bir röportaj yaptık. Dr. Huseyin hem bu konu ile ilgili hem de Akademi'nin çalışmaları ile ilgili sorularımızı yanıtladı. Aynı zamanda Akademiya Kurdî'nin çıkardığı Akademi Dergisi'nin editörü de olan Dr. Huseyin, konu ile ilgili sorularımıza yanıt verdi.

Öncellikle kurumunuzu okurlarımıza tanıtabilir misiniz?

11 Mart 1970'te imzalanan otonomi anlaşmasıyla aynı yılda Kürt dili ile ilgili bilimsel çalışmaları yürütmek için bir grup Kürt aydını tarafından Bağdat'ta Korî Zanyarî Kurd (Kürt Bilim Akademisi) kuruldu. 1991 yılındaki ayaklanmadan sonra Kürdistan bölgesinde Federal Kürdistan Parlamentosu kuruldu, bundan sonra Kürt dili ile ilgili bilimsel çalışma yürütecek bir kuruma da ihtiyaç duyuldu. Her ne kedar Korî Zanyarî Kurd'un asıl merkezi 1991 yılına kadar Bağdat'ta kalmışsa da 1997 yılında Kürdistan Federal Parlementosu 37 sayılı kanunu çıkararak bu kurumu bölgede yasal bir statüye kavuşturdu. Bu dönemde Korî Zanyarî Kurdistan adıyla faaliyet yürüten kurumun başkanlığını Dr. Kurdistan Mukriyanî yapıyordu. 2005 yılında kurumun adı Kürtçe Akademisi olarak değiştirilerek başkanlığına da Dr. Şefik Kazaz getirildi.

Kürtçe standart dil meselesi yıllardır tartışılıyor. Bir kesim Kurmancî lehçesi ve Latin harflerinin temel alınmasını savunurken, başka bir kesim ise Kürdistan bölgesinde kitapların önemli bir kısmı Arap harfleriyle Sorani lehçesinde basıldığı için Sorani lehçesinin temel alınmasını ve Arap harflerinden uyarlanan Kürtçe alfabe olmasını istiyor. Sizin konu ile ilgili görüşünüz nedir?

Kürtler üç alfabe; Latin, Arap ve Kiril alfabelerini kullanıyor, Kürtçe'nin birkaç lehçesi mevcut. Kürtler Ortadoğu'nun birçok ülkesine ve dünyanın birçok yerine dağıldıkları için standart bir dil oluşturmak çok kolay değil. Şimdi Kürtlerin kullandığı birçok lehçe mevcut, Kuzey, Güneybatı ve Kafkas Kürtleri'nin tamamı Kurmancî lehçesini konuşuyor. Bunun yanında Güney ve Doğu Kürtleri'nin bir kısmı da bu lehçeyi konuşuyor. Sorani lehçesi ise Doğu ve Güney Kürtlerinin çoğunluğu tarafından konuşulan bir lehçe. Kurmancî lehçesini konuşan Kürtlerin büyük bir çoğunluğu Latin harfleriyle yazarken, Sorani konuşanlar ise Arap harflerini kullanıyor. Bu koşullar standart bir dil ve ortak bir alfabe kullanmayı zorlaştırıyor.

1934 yılında Sovyetler Birliği'nde toplanan Kürtler, Kürtlerin büyük çoğunluğu bu lehçeyi konuştuğu için Kurmancî lehçesinin, 1974 yılında ise Irak Kürtleri Soranî lehçesinin ortak dil olmasını karar altına aldılar ancak bu her iki karar da hayata geçirilemedi. En son 56 aydın bir araya gelerek Soranî lehçesinin standart dil olmasını talep eden bir metni imzaladılar. Siz bu konuda neler söyleceksiniz?

Kürt dilinin standartlaştırılması Kürt ulusunun kendi eliyle olmalı. Eğer Kürdistan Bölgesel Hükümeti Kürt dilinin standartlaştırılması Kürtlerin bir kısmının zararına olacak şekilde hayata geçirmek istiyorsa, bundan vazgeçmelidir. Bu konunun bir süre daha zamana bırakılması en doğrusudur. Kürt dilinin standartlaştırılması kolay bir iş değildir, bunun için bilimsel ve ciddi çalışmalar yapılması gerekiyor. Bunun için de zamana ihtiyaç var.

Hewlêr, Süleymaniye ve Duhok sokaklarında gezdiğimizde tabela ve afişlerin büyük bölümünün Kürtçe dışındaki dillerde olduğu göze çarpıyor. Durum Kürt diline zarar vermiyor mu sizce?

Dünya'da birçok ülkede aynı durum var, işyerlerinin üzerinde yabancı dillerde tanıtım yapılır, birçok işyerinin ismi de resmi dilde değildir, bence doğal bir şey, bunun Kürt diline zarar vereceğini sanmıyorum.

Bildiğimiz kadarıyla siz aynı zamanda Akademiya Kurdî'nin çıkardığı 'Akademi' dergisinin de editörlerindensiniz, dergi ile ilgili neler söylebilirsiniz?

Akademi dergisi aylık olarak çıkan bir dergi. Derginin amacı Kürt dilinin geliştirilmesidir. Bu amaçla Kürt dili ve kültürü ile ilgili birçok araştırma yapılıyor ve bunlar dergide yayınlanıyor. Kürdistan'daki Selaheddin Üniversitesi, Duhok Üniversitesi de bu dergiyi resmi olarak akademik bir dergi olarak kabul ediyor. Her ne kadar dergi Arap ve Latin harleriyle Sorani ve Kurmanci yazılara ağırlık verse de Kirmancki ve Hewrami gibi diğer Kürt lehçeleriyle ilgili yazılara da yer veriyor.

Son olarak Kürtçe imla ile igili bir soru sormak istiyorum. Sizce Kürt dili ister Latin harfleriyle olsun, ister Arap harfleriyle olsun, imlaya ilişkin sorunlarını tamamen çözmüş bir dil mi?

Her ne kadar Kürt dili ve onun standartlaştırılması ile ilgili birçok çalışma yapılmışsa da bu çalışmalar yeterli değil. Ne yazık ki Kürtçe imla konusunda h‰l‰ önemli sorunlar mevcut, daha iyi mükemmel bir imla için daha fazla bilimsel çalışmalara ihtiyaç var.
Kürt dilinin standartlaşması Kürtlerin bir bölümünün zararına olmamalı

Kürtçe'nin içinde bulunduğu durum sadece Türkiye'de değil Irak'ın Federe Kürdistan Bölgesi'nde de merak konusu. Özellikle Kürtçe'nin Kurmancî lehçesine ilişkin uygulanmak istenen politikalar konuyu daha aktüel kılıyor. Bu hafta bu konu ile ilgili bir kurum olarak Akademiya Kurdî (Kürt Dil Akademisi) Meclis Üyesi Dr. Muhsin Huseyin ile bir röportaj yaptık. Dr. Huseyin hem bu konu ile ilgili hem de Akademi'nin çalışmaları ile ilgili sorularımızı yanıtladı. Aynı zamanda Akademiya Kurdî'nin çıkardığı Akademi Dergisi'nin editörü de olan Dr. Huseyin, konu ile ilgili sorularımıza yanıt verdi.

Öncellikle kurumunuzu okurlarımıza tanıtabilir misiniz?

11 Mart 1970'te imzalanan otonomi anlaşmasıyla aynı yılda Kürt dili ile ilgili bilimsel çalışmaları yürütmek için bir grup Kürt aydını tarafından Bağdat'ta Korî Zanyarî Kurd (Kürt Bilim Akademisi) kuruldu. 1991 yılındaki ayaklanmadan sonra Kürdistan bölgesinde Federal Kürdistan Parlamentosu kuruldu, bundan sonra Kürt dili ile ilgili bilimsel çalışma yürütecek bir kuruma da ihtiyaç duyuldu. Her ne kedar Korî Zanyarî Kurd'un asıl merkezi 1991 yılına kadar Bağdat'ta kalmışsa da 1997 yılında Kürdistan Federal Parlementosu 37 sayılı kanunu çıkararak bu kurumu bölgede yasal bir statüye kavuşturdu. Bu dönemde Korî Zanyarî Kurdistan adıyla faaliyet yürüten kurumun başkanlığını Dr. Kurdistan Mukriyanî yapıyordu. 2005 yılında kurumun adı Kürtçe Akademisi olarak değiştirilerek başkanlığına da Dr. Şefik Kazaz getirildi.

Kürtçe standart dil meselesi yıllardır tartışılıyor. Bir kesim Kurmancî lehçesi ve Latin harflerinin temel alınmasını savunurken, başka bir kesim ise Kürdistan bölgesinde kitapların önemli bir kısmı Arap harfleriyle Sorani lehçesinde basıldığı için Sorani lehçesinin temel alınmasını ve Arap harflerinden uyarlanan Kürtçe alfabe olmasını istiyor. Sizin konu ile ilgili görüşünüz nedir?

Kürtler üç alfabe; Latin, Arap ve Kiril alfabelerini kullanıyor, Kürtçe'nin birkaç lehçesi mevcut. Kürtler Ortadoğu'nun birçok ülkesine ve dünyanın birçok yerine dağıldıkları için standart bir dil oluşturmak çok kolay değil. Şimdi Kürtlerin kullandığı birçok lehçe mevcut, Kuzey, Güneybatı ve Kafkas Kürtleri'nin tamamı Kurmancî lehçesini konuşuyor. Bunun yanında Güney ve Doğu Kürtleri'nin bir kısmı da bu lehçeyi konuşuyor. Sorani lehçesi ise Doğu ve Güney Kürtlerinin çoğunluğu tarafından konuşulan bir lehçe. Kurmancî lehçesini konuşan Kürtlerin büyük bir çoğunluğu Latin harfleriyle yazarken, Sorani konuşanlar ise Arap harflerini kullanıyor. Bu koşullar standart bir dil ve ortak bir alfabe kullanmayı zorlaştırıyor.

1934 yılında Sovyetler Birliği'nde toplanan Kürtler, Kürtlerin büyük çoğunluğu bu lehçeyi konuştuğu için Kurmancî lehçesinin, 1974 yılında ise Irak Kürtleri Soranî lehçesinin ortak dil olmasını karar altına aldılar ancak bu her iki karar da hayata geçirilemedi. En son 56 aydın bir araya gelerek Soranî lehçesinin standart dil olmasını talep eden bir metni imzaladılar. Siz bu konuda neler söyleceksiniz?

Kürt dilinin standartlaştırılması Kürt ulusunun kendi eliyle olmalı. Eğer Kürdistan Bölgesel Hükümeti Kürt dilinin standartlaştırılması Kürtlerin bir kısmının zararına olacak şekilde hayata geçirmek istiyorsa, bundan vazgeçmelidir. Bu konunun bir süre daha zamana bırakılması en doğrusudur. Kürt dilinin standartlaştırılması kolay bir iş değildir, bunun için bilimsel ve ciddi çalışmalar yapılması gerekiyor. Bunun için de zamana ihtiyaç var.

Hewlêr, Süleymaniye ve Duhok sokaklarında gezdiğimizde tabela ve afişlerin büyük bölümünün Kürtçe dışındaki dillerde olduğu göze çarpıyor. Durum Kürt diline zarar vermiyor mu sizce?

Dünya'da birçok ülkede aynı durum var, işyerlerinin üzerinde yabancı dillerde tanıtım yapılır, birçok işyerinin ismi de resmi dilde değildir, bence doğal bir şey, bunun Kürt diline zarar vereceğini sanmıyorum.

Bildiğimiz kadarıyla siz aynı zamanda Akademiya Kurdî'nin çıkardığı 'Akademi' dergisinin de editörlerindensiniz, dergi ile ilgili neler söylebilirsiniz?

Akademi dergisi aylık olarak çıkan bir dergi. Derginin amacı Kürt dilinin geliştirilmesidir. Bu amaçla Kürt dili ve kültürü ile ilgili birçok araştırma yapılıyor ve bunlar dergide yayınlanıyor. Kürdistan'daki Selaheddin Üniversitesi, Duhok Üniversitesi de bu dergiyi resmi olarak akademik bir dergi olarak kabul ediyor. Her ne kadar dergi Arap ve Latin harleriyle Sorani ve Kurmanci yazılara ağırlık verse de Kirmancki ve Hewrami gibi diğer Kürt lehçeleriyle ilgili yazılara da yer veriyor.

Son olarak Kürtçe imla ile igili bir soru sormak istiyorum. Sizce Kürt dili ister Latin harfleriyle olsun, ister Arap harfleriyle olsun, imlaya ilişkin sorunlarını tamamen çözmüş bir dil mi?

Her ne kadar Kürt dili ve onun standartlaştırılması ile ilgili birçok çalışma yapılmışsa da bu çalışmalar yeterli değil. Ne yazık ki Kürtçe imla konusunda h‰l‰ önemli sorunlar mevcut, daha iyi mükemmel bir imla için daha fazla bilimsel çalışmalara ihtiyaç var.

SERBAZ SİYABEND
yorum | | Devamı...

İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.



İletişim;

Ad

E-posta *

Mesaj *