Güncel Başlıklar:
nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Tepeye Dönüşen Dağ

Unknown 8 Aralık 2014 Pazartesi 05:42

8 Aralık 2014 Pazartesi


Tepeye Dönüşen Dağ

Bir vardı bir yoktu,
Küçük köyümüzün yamacında
Yüksek bir dağ vardı.
Bir ceylanın yolu düştü,
Ceylanın aşkından
Dağ yeşillendi.
Çiçeklerle bezendi,
Ceylan koynunda kaldı.
Bir gece vakti bir avcı geldi ve
Ceylan dağdan ayrıldı.
Sabah köy uyandığında,
O yüksek dağ
Ceylanını yitirmekten
Küçük bir tepe olmuştu.
Ah köylüler!
O yüksek dağ bendim!
O ceylan da yârimdi!

Mueyed Teyib
yorum | | Devamı...

Dön Bana - Hêmin Mükriyani

Unknown 3 Aralık 2014 Çarşamba 22:40

3 Aralık 2014 Çarşamba


Dön Bana

***

Saki böyle dön böyle dön!
Yüzünü bana dön, gitme zenginin yanına...

Demir at buraya gitme öteye
Doldur bana doldur bana şarabı kadehe

Mey helaldir virane olan başa
Avare, üstü başı dökük olan bana

Rüzgârda savrulmuş olan bana
Yüreği yara dolu olan bana

Yurdundan uzak sürgün olan bana
Gül bahçesinden mahrum olan bana

Yaprağı dökük, kanadı kırık, sesi kısık
Yaşamdan uzak, paysız bırakılmış, kovulmuş

Yaşlanmış, sefil ve derbede
Gözü kanlanmış, yüreğinde dert ve keder

İtilmiş, perişan ve kararsız
Köleymişcesine ezilmiş ve kimsesiz

Yükü ağır, derdi ağır, acılı
Güzelliğe tapan çapkın bir şair

Hêmin Mükriyani
yorum | | Devamı...

Tarihte İlk Kürtler

Unknown 14 Kasım 2013 Perşembe 07:41

14 Kasım 2013 Perşembe

Tarihte İlk Kürtler

 Bir zamanlar biz Kürtler Med Imparatorluğuna sahipken emeğimizin, zenginliklerimizin ve ülkemizin sahibiydik. O zamanlar kendimiz için savaşıyorduk. Ama bugünkü bazı Kürtler ülkemiz Kurdıstan´ın sömürgecilerinin emrinde amadeler. Neden...? Hiçmi atalarımızın onurlu tarihinden utanmiyorlar.? Tüm dünya tarihçileri biliyorki, tarihten evelki dönemlerde başlayıp bugünkü kimliğini belirten ´´Kürti´´ ve ´´Guti´´ kabilelerinin (aşiretlerinin) gelişmesi ve büyümesiylen Kürt milleti oluşmuştur. Kürtler Milattan 2 bin yıl önce Küçük Asya´nın doğu yamaçlarında devlet kurarak nüfuslarının doğuda Hindistan sınırına, güneyde Basra Körfezi´ne ve Umman Denizi´ne kadar giderek, uzamış olduğunu tarihten öğreniyoruz.

Doğulu ve batılı tarih bilginlerine göre; Milattan yaklaşık 10 bin yıl önce olan genel bir göç esnasın da Iskandinavya´dan güneye ve güneydoğuya dağılmışlar. Kürtler Hint-Avrupai (Ari) ırkının bir parçasıdır. Kürtler savaş ve benzeri nedenlerden dolayı göçerek Kafkasya´yı geçip Ararat Dağı´na gelip geniş bir bölgeye yerleşmişlerdi. Kürti ve Guti isimleriyle iki büyük kabile (aşiret) durumunda olan bu Kürtler´den Gutiler, doğu Hazar Denizi´ne doğru giderek doğuda Hindistan sınırına, güney de Basra Körfezi´ne ve Umman Denizi´ne kadar yayılmışlar. Unutmıyalım Kara Denizin doğusun daki iki büyük şehirinden sonra üçüncü şehirin bir kısmını kapsıyan Kürt kabilelerinin (aşiretlerinin) yönetimi vardı. Milattan önce 302´de Rum hükümdarı Mithiridates Pontos Kırallığını kurdu. Kısa bir sürede güçlenen Pontos Kırallığı Doğu Karadenizdeki Kürt hükümdarlığına karşı büyük savaşlar vererek topraklarını işgal etiler. Ancak Moğol ve Selçuklulardan sonra oluşan Barbar Osmanlı´nın Vampiri, Fatih Sultan Mehmet Han 1461´de Rum Pontos Kırallığını sona erdirerek, diğer sömürge leri olduğu topraklarına kattı. Kürtlerin ülkesinin haritasi 4 denize yetiştiğini tüm açıklığıylan tarih bize bildiyor. Milattan 4 bin yıl önce Kürtler, bu büyük memlekete yerleşmişlerdi. Büyük Iskender´ ın Asya fetihi sıralarında bu geniş ülkenin sahibiydiler. O tarihlerde bu geniş ülkenin, konuşulan genel dili Kürtçe, egemen olan dinide Zerduşti-Yezidi diniydi.

Tarihin söylediği kadarıyla ilk Kürt padişahının adı Tosa, diğer adıyla Diyakos´tu. Diyakos, Milattan 1808 yıl önce Behl şehrinde ve cıvarlarında kurmuş olduğu hukumete padişahlık etmişti. Milattan önce 9. yüzyılda Keykubat, bütün Kürtler´i birleştirip bir araya getirerek, büyük bir Med Imparator luğu kurmuştu. Tekrar Milattan 612 yıl önce Keykubad´ın torunu olan Kayaksar diğer adıyla Hohister, Asur hükümetini yıkarak Asurların başkenti olan Ninova´yı egemenliğine almıştı.

Tüm Gutiler ; Subari, Huri, Lolo, ve Kasi adlarıyla dört kabiliye (aşirete) ayrılmışlardır. Subari kabilesi (aşireti) Ararat´a, Toros´ta, Anti-Torosta ve Akdeniz kiyisinda bulunan Iskenderun şehirinden sonra sahil boyuca Fenike şehirinin bitimine kadar varlıklarını sürdürmüşler. Bu varlık, Bati Kurdistan da ( Kurdistan´ın Küçük Güneyinde - ´´Kuzey Suriye´´ )Mitan, Neyri, Halti ve Muski isimleriylen çeşitli hükümetler kurmuşlar. Toroslarda kurulan Muşki hükumeti varlığını yüzyıldan fazla sürdürüyordu. Ancak yunanlılar büyük saldırılarlan bu hükümeti yıkıp, kendilerine sömürge edindiler. Tarihten tanıdığımız Memê Alan´ın gerçek kökeni Alanya şehirindenmiş. Ehmêdê Xanê kitabinda Mem´ın şehirini tarif etmış. Bu tarif Iskenderuna değil, Alanya´ya uyuyor. Çok tarihi olan Alanya, şehiri Kürt Mirliklerinin bir şehridir. Mem bu şehirdeki bir Mirin oğludur. Alanya ve Akdeniz Yunanlıların eline geçtiği zaman, Mirlikler aşiretleriylen beraber. Iskenderuna kadar geri çekiliyor ve orada yaşıyorlar. Şimdiki ismiylen Samandağı´da, Mitan, Neyri ve Muski devletlerinin başkentleri konumunda olan metrapolleriydi. Bu metrapolde yaşayan insanların sayısı 9 milyonu geçiyordu.

Mitaniler milattan 16 yüzyıl önce güçlü bir hükümet kurdular. Bu hükümet Hititler´le ve Mısır Firavunları´yla yüzyillarca kahramanca savaştılar. Bir çok savaştan sonra da Firavunlar´la barış yaptılar. Bu barıştan sonra Milattan 1405 yıl önce Mısır Firavunu, Totmsmitan´ın Padişahı Sovartan ´ ın torunu ve Vartamana´ın kızı ile evlendi. Ve bu evlilikten doğan 3. Amamotis Firavunda Dilehepa adındaki Kürt prensesi ile evlenmişti. Hayatının sonuna doğru da ik**** defa yine Kürt prenseslerinden Totohepa ile evlenmişti. Totohepa, tarihte Nefertiti adıyla büyük ün kazanmıştı.

Huriler, Dicle ve Firat nehirlerinin kuzeyinde Amed / Diyarbekir şehri cıvarında Milattan 2 bin yıl önce küçük olan prenslikler (mirlikler) kurdular. 2 bin yıl boyunca hükümetleri hukuki ve medeni yönden güçlü bir şekilde devam etti.

Lolo ve Kasiler, Ararat´tan Zagros Dağlarına geçerek Dicle Kıyıları boyunca güneye indiler. Buralarda Milattan 2 bin yil önce Üllam, Şomir ve Akad isimlerinde üç büyük devlet vardı. Lololar ve Kasiler, - Ullam, Şomar, Akad – isimlerindeki 3 büyük devleti birkaç yüzyıl içinde yendiler. - Hep böyle olmuş kahraman Kürtler sabırlı ve azimliler. Özgürlükleri için barışçıl bir çare kalmamışsa, kahramanca düşmanlarını tarihten siliyorlar. Kurdıstan´ın şimdiki düşmanları Kürtler´in asilliğini biraz düşünsünler... – Lolo ve Kasiler, Ullam, Şomar ve Akad devletlerinin hükümet merkezleri olan Soz, Lakas ve Babil şehirlerini ele geçirdiler. Bu gelişmelerden sonra KURDîVAN adıyla kurdukları devlet 700 yıl Babilde hüküm sürdü. Bu dönemlerde Ermeniler, Yunanistan´ın Teselya kıtasında yerleşiktiler. Milattan 600 yıl önce Küçük Asyaya gelmişlerdi. Yani Kürtler´in Zagros Ararat Dağ larıyla Akdeniz arasındaki bölgelere yerleşip, kocaman devletler kurmasından 35 yüzyıl sonra Ermeniler buralara gelmişlerdi.

Bilimsel araştırmalara göre Merduh Tarihi´nin verdiği birçok bilgilerden anlaşılıyorki Kürtler, Küçük Asya´da devlet kuran ilk ve en eski milletlerdendır. Tarihte MED adıyla bilinen milletin aynen ve aynen Kürt milleti olduğunu ispatlayan tarihi bilgi ve belgelerden birkaç tanesini burda açıklıyalım.

Asur kitabelerinde(yazıtlarında) adı görülen,Guti ve Kürtler´in Asurilerle savaşan Med-Kürt kabileleri olduklarını, net bir tarih olarak bize bildirmektedır.

Ermeni tarihçileri Kürtik, Kürdiyan, Mar, Med ve Kürt terimlerini aynı anlamda kulanmışlar. 8. yüzyıl tarihçilerinden Vartan, yazılarından Med ismi yerine Kürt ismini kulanmıştır. Tarihçilerden Hartom, 1316 miladi yılında yazdığı tarih kitabında açık bir dillen ´´Med´ın kendi kavimlerine Kürt derler´´ demiş.Meşhur tarihçi Istırabon eserinde Kürtler´e ´´Guti´´ demektedır. Ve ´´ bütün tarih boyunca Medler´i Kürtler´den ayrı gösterecek bir neden bulamazsınız´´ diyordu. Iranlı Dr. Ikbal, yazdığı Eski Iran Tarihi adlı eserinde ´´Medler Kürt aşiretleri idiler, vatanları Suriyenin kuzeyinden Hazar Denizi´ne uzanır´´ diyor. Muşirüddevle yazdığı ´´Iran Bostan´´ tarihinde; birçok uzmanların ve şarkiyatçıların araştırmalarına göre, ´´Med milletinin dili, bugünkü Kürtler´in konuştukları dildır.´´ denılmıştır.

Türkiye devleti 1965 yılında Fransızca dilinde ´´Türkiye´de Turizm´´ adinda bir kitap yayınlayarak, şunları diyorlardı. ´´Diyarbekir´in ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemektedir. Bu eski şehir, medeniyet ve kültürün en eski merkezlerindendır. Eskiden Diyarbekir´in ismi Amed idi. Bu yöreye medeniyet sahibi olarak ilk yerleşen halk Huriler´dır. Huriler Milattan önce 4000 yılından 2000 yılına kadar birçok preslikler kurarak egemenliklerini sürdürmüşlerdır.´´

Huriler, Subariler´le aynı ırktandır. 2000 yıl önce Huriler´in iktidarı zayıflamağa başladığında iki bölüme ayrıldılar. Bu kısımlardan biri Mitaniler´di. Mitaniler gelişip yaygınlaşarak Milattan önce 1750 yılından 1350 yılına kadar devam eden büyük bir Imparatorluk kurmuşlar.

Hazreti Merduh´un Tahranda yayımladığı Tarih-i Merduh´un 22, 26,66´ncı sayfalarında bu konuda şu bilgiler verilmektedır: ´´Keşfedilen eserler bize gösteriyor ki, Lolo, Guti, Kasi ve Huri adındaki milletler Zagros Dağı Kürtleri´ndendirler. Bu Kürtler, Sümer, Elam ve Akad hükümetleriyle aynı dönemlerde yaşamışlar. Ve bu hükümetlerle birçok savaşlar yapmışlardır. Bu tarihte yani Milattan 4000 yıl önce bu yerlerde ne Kildani ve ne de Asuri hükümetlerinden bir nişane vardı.´´

Kürt yazarlardan merhum Emin Zeki Bey, Tarih-i Kurd û Kurdıstan adli eserinde şöyle belirtiyordu: ´´Batıda Iskenderun körfezinin tam kuzeyinden başlayarak, kuzey-doğu yönünde Maraş, Elbistan, Akçadağ, Hekimhan ve Haruk´a kadar çıktıktan sonra Anadolu´nun ortasında bulunan Sıvas şehri nin yakınlarında doğuya doğru Bayburt ve Erzurum şehirleri üzerinden doğru bir çizgi halinde Kafkasya´nın güneyinden Kars şehrine kadar uzanır. Ve buradan güney-doğu yönünde bir süre Kafkasya sınırı boyunca devam ettikten sonra Iran toprakları içinde Urmiye gölünün batısını ve güneyini kuşatarak Iran içlerinde yine güney-doğu yönünde Hemedan-Ekbenyan ve Bahtiyariler bölgesini içine alarak Fars körfezinin kuzey-doğusunda bu körfeze iner. Iskenderun´un güney - doğusunda başlayan bir çizgide Suriye´nin Halep cıvarındaki Kürt dağı bölgesini içine aldıtan sonra güney yönünden Irak´in Kerkük – Musul şehrine kadar bazı kıvrımlar dışında yine bir doğru çizgi halinde devam etikten sonra Musul´dan itibaren güney-doğuya doğru Tekrit ve Şehribani´den geçerek ve Huzistan bölgesini batıda bırakarak Benderdilin´de geçerek yine Fars körfezine iner. Bu çizgi de Kürdistan´ın batı ve güney sınırlarını çizer.´´ diyor.

Bazı yazarlar ve tarihi verilere göre, Orta-Anadolunun ENQERE şehrinde Kürtler yani ´´Kurti ve Guti´´ kavimleri yaşamışlar. Burasıda dönemin hükümetlerinin sınırları içerisindeymiş. O zamanın Kürtleri bu şehirde siyah üzüm bağlarını ekmişlerdi. Enqere şehirinin ismi o zamanki Kürtçede siyah üzümü çağrıştırıyormuş. Bugün bu şehir Türkiye´nin baş kentidır.

Ben bu yazımda, Kadri Cemil Paşa´nın yazdığı DOZA KURDiSTAN adındaki eserinden faydalandım. Her yiğit Kürt gibi Kadri Cemal Paşa´da Kurdıstan için mucadele vermıştır. Kendisini ve mucadele arkadasşlarını saygıylan anıyorum.

Kurdıstan tarihiylen ilgili birçok parti, kurum ve şahsiyetlerle görüşmeler ile araştırmalar devam etmektedır. Ve bu çalışmalardan sonra tarihlen ilgili bilgiler peyder pey yayınlanacaktır.
yorum | | Devamı...

İlhan Berk Sözleri

Unknown 18 Aralık 2012 Salı 09:35

18 Aralık 2012 Salı




















  • Buğulu camlardaki sözler gibisin; Yani nefesim olmadan bir hiçsin.
  • Ben dostlarımı hiç satmadım! Çünkü; ya beş para etmez çıktılar ya da paha biçilemez...
  • Ne zaman ki dinlediğiniz şarkılar size O'nu hatırlatmaz; işte ancak o zaman hayattan bi tat alabilirsiniz.
  • Ağzıyla kuş tutsa da sevemediğim insanlar var benim! Bir de canıma okusa bile sevmekten vazgeçemediklerim.
  • Tek pişmanlığım kelimelerimi bile haketmeyen insanlara, saatlerce cümleler kurmaktır.
  • Kimseyi kırmayayım diyorum, bir de bakıyorum kendim paramparçayım!
  • Korkuyorum, birgün biri çıkıp Ey İnsanoğlu ! diyecek ve kimse üstüne alınmayacak .
  • Geleceği olmαyαn aşkın peşinden gidilmez; Sen öldün benim için. Bilirim ki; Ölenle ölünmez.
  • Akla gelen, başa gelir diyorlar ya, yalan ! Öyle olsa, milyonlarca sen düşerdi başıma.
  • Annemin Allah belanı versin" dediği gün tanışmıştık seninle.
  • Bazen unutuyor insan, unutulduğunu da.
  • Kötü bir niyeti yoktu aslında, sakarlık işte; Kalbimi kırdı gitti.
  • Bazen ihtiyaç duyuyor insan, sevildiğini bilmeye.
  • Varsa karşılığı, sonuna dek gideceksin ! ama yoksa karşılığı; i̇lk kavşaktan döneceksin.
  • Aklıma gelme diye dinleyemediğim şarkılar var benim.
  • İstediğim tek şey Gece başını yastığa koyduğunda, Aklına gelebilmek...
  • Ne gerek var kafiyeli cümleler kurmaya.. Özledim işte, o kadar .
  • Kadına yaş'ı sorulmaz. Çünkü oda bilmez ağladığı gecelerin hesabını, kitabını.
  • Fazla büyütme kendini, en fazla sevebildiğim kadarsın; dahası yok...
  • Şüphesiz ki Allah her şeyi bilir, Seni nasıl sevdiğimi de...
  • İlk izlenim çok önemlidir.. İlk iki dakika kocaman bir yüreği var sanırsın; Sonra bir ömür o yürekte, ilk iki dakikayı ararsın.
  • Dikkat et ama'larla beni kaybettin, keşke'lerle kendini mahvedeceksin!
  • Allah'a emanet ol, dedi ve gitti. - Güldüm.. Zαten bαşkα kimim vαr ki ?
  • İstediğin kadar hayatımın kıyısında, köşesinde bulunabilirsin. Üzgünüm ama bir daha asla 'merkezinde' olmayacaksın .
  • ‎Umudunu kaybetme belki döner.. Ama çokta ümitli olma; Belkide gittiğini senden daha çok sever.
  • Hani ne yaparlarsa yapsınlar hep çok sevdiğin insanlar var ya, Onların seni en çok üzenler olması, ne garip.
  • Manasız söz duymaktansa, horoz sesi duymayı tercih ederim; En azından öteceği zamanı bilir.
  • Sesini hatırlamıyorum bile; ama söyledikleri hala aklımda .
  • Hesabını veremeyeceğiniz işlere kalkışmayın.. Çünkü öteki tarafta bulaşık yıkatmıyorlar.
  • Eskitiyorum eskitiyorum, kalıyor ne kadar güzel olduğun.
yorum | | Devamı...

Albert Schweitzer Sözleri

Unknown 16 Aralık 2012 Pazar 22:43

16 Aralık 2012 Pazar




















  • Kimse yillarca yasadigi icin ihtiyarlamaz. Insanlar ideallerine ihanet ettikleri zaman yaslanirlar.
  • Tehlikeli bir dönemde yaşıyoruz, insan kendine hükmetmeyi öğrenmeden doğaya hükmetmeyi öğrendi.
  • Mutlulugu sadece insanlarla "bölersen", onu Çarpabilirsin.
  • Büyük olmak iyidir, ama insan olmak daha iyidir.
  • Biz hepimiz o denli çok birlikte olduğumuz halde hepimiz yalnızlıktan ölüyoruz.
  • Ahlakliligin en büyük düsmani duygusuzlasmaktir.
  • Hayat, bencil veya düşüncesizce hareketler nedeniyle yok edilemeyeceği gibi, daha yüce bir değer veya amaç için de feda edilemez.
  • Ben daima şuna inanmışımdır ki, her birimiz hiç olmazsa yoksulluğun bir parçasını sona erdirebilmek için ufak bir şey yapabilir.
  • Insanlar arasinda cok sogukluk var, cünkü kendimizi aslinda oldugumuz kadar sicak kanli göstermiyoruz.
  • Mutluluk bizde olmadığı halde, başkalarına verebileceğimiz tek şeydir.
  • Biz bilgi edindikçe etrafımızdakiler anlaşılır bir hâl almaktan ziyade daha da gizemli olur.
  • Mutluluk iyi bir sağlık ve kötü bir hafızadan başka bir şey değildir.
  • Vazife duygusu, en büyük terbiyeci güçtür.
  • İnsan yaşamanın amacı başkalarına hizmet etmek, şefkat göstermek ve yardımcı olmayı istemektir.
  • Etik, yasayan herseye karsi hissettigimiz sonsuz sorumluluktur.
  • Uygarlık maddi ve manevi ilerlemedir; bu ilerleme gerek kişilere, gerekse topluluklara hayat uğraşısının yarattığı zorlukları azaltmakla olur.
  • Kimi vakit sönen hayat ateşimiz rüzgar gibi bir başkası tarafından körüklenerek alevlenir; ve her birimiz bu ateşi tekrar canlandıran dostlarımıza en içten teşekkürlerimizi borçluyuz.
  • Bir çok insan mutsuz olduklarını bilirler; ama daha fazla sayıdaki insan mutlu olduklarını bilmezler.
  • Her insanin bizi insan olarak ilgilendirdigi bilinci azalirsa kültür ve etik sarsilmaya baslar.
  • Gelişme iyi şeydir, yeterki her yönünden anlaşmaya varılsın.
  • İnsanın ahlakı insanla bitmemeli, evrene yayılmalıdır; bir parçası olduğu büyük hayat zincirinin yeniden farkına varmalıdır. Tüm varlığın bir değeri olduğunu anlamalıdır.
  • Sonsuzluktan bize ulasan ruhani ışının "ask" oldugunu fark eden, dinin, kendisine dogaüstü gercekler hakkinda eksiksiz bilgiler sunmasini istemekten vazgececektir.
  • Bütün dahiler göklere uzanır, Mozart ise gökten inmiştir.
yorum | | Devamı...

İsyan Demircileri

sözcüklerimizle karanlığı ezip geçtik
artık önümüz hep aydınlık.
yüreğimizden dünyaya
pahalı sevgiler ışıldıyor.

bir barış türküsüdür;
baharda açan çiçek
mavilikte uçan kuş
toprakta börtü böcek.

yaşamak, fırından yeni çıkmış ekmek gibi
sıcak ve doyumsuz,
ümitli bir şey.

yaşamak, alın akı hürriyet.



İletişim;

Ad

E-posta *

Mesaj *